4. Hukuk Dairesi 2023/11134 E. , 2025/5268 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/553 Değişik İş 2023/554 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2023/39970 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/191068 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.01.2020 tarihinde davacının kullandığı bisiklet ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri, 2.000,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 22.05.2023 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 369.774,00 TL' ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 10.998,00 TL' ye, geçici bakıcı gideri talebini 2.354,00 TL' ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketine gerekli tüm belgeler ile başvuru yapılmadığını, talebin usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminattan sorumlu olacağını, davacı kafa travması geçirdiğinden kask takmadığının anlaşıldığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuru sahibi tarafından tek taraflı olarak alınan raporun karara esas alınamayacağını, kaza ile maluliyet arasında illiyet kuran genel şartlara göre düzenlenmiş kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, bakıcı tutulduğunun ispat edilememesi halinde net asgari ücret ile hesap yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, avans faizi talebinin reddi gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 369.774,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.998,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.354,00 TL geçici bakıcı gideri ve 2.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 385.126,00 TL tazminatın 30.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazının vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin maktunun altında kalmayacak şekilde AAÜT' ne göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında düzeltilmesine, kararın diğer hükümlerinin aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, somut olayda sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olmasına rağmen hesaplamanın %100 kusur üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, medikal firma raporlarında davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşmadığının tespit edildiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan maluliyet bilirkişi raporunda karşı oyda 1 yıllık tedavi süreci sonunda görüş bildirilebileceğinin belirtildiğini, davacının ikametgahının Mersin olmasına rağmen İzmir ilinden rapor alınmasının hatalı olduğunu, raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, bu nedenle rapor itibar edilemeyeceğini, Adli Tıp Kurumu' ndan (ATK) rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinin poliçe kapsamında olmadığını, bakıcı tutulmadığından bu talebin reddi gerektiğini aksi kanaatte ise bakıcı giderinin net asgari ücretten hesaplanması gerektiğini, tedavi giderinin ispat edilemediğini, avans faizine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı bisiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; kaza sonrası kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, dosya içerisinde soruşturma evresinde alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu, davacı bisiklet sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun bildirildiği, ceza mahkemesinde bu rapora uygun karar verildiği ve kararının kesinleştiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporunda ise sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu, davacı bisiklet sürücüsünün ise kusursuz olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti aldığı ve davacı bisiklet sürücüsünün kusursuz olduğunun bildirildiği rapora itibarla hüküm kurmuş, İtiraz Hakem Heyeti davalının kusura yönelik itirazlarının reddine karar vermiştir. Ancak Savcılık tarafından soruşturma evresinde alınan kusur raporu değerlendirilmemiştir. Oysa yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut her iki rapordaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3. Davacı vekili meydana gelen kaza nedeni ile ortaya çıkan zararların tazmini amacı ile eldeki davayı açmış, faiz türü olarak avans faizine karar verilmesini talep etmiş, İtiraz Hakem Heyetince de avans faizine karar verilmiştir. Zarara neden olan aracın ruhsat kaydında kullanım amacı “yük nakli-hususi” yazmaktadır. Kazaya karışan aracın ticari kullanım sırasında gerçekleştiği ispat edilemediğinden ve hususi kullanım sırasında zarar gerçekleştiğinden faiz türü olarak yasal faize karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere avans faizine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.