Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/10843 E., 2025/6392 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10843 E., 2025/6392 K. (22.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10843
Karar No
2025/6392
Karar Tarihi
22.04.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/10843 E. , 2025/6392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/542 Değişik İş, 2023/542 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-39510 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/207327 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 11.03.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 108.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 750,00 TL adli rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 442.736,10 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, iyileşme süresi tamamlanmadan rapor düzenlendiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, kusur oranlarının tespiti için kusur raporu alınması gerektiğini, avans faiz talebinin yersiz olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 10.11.2022 tarihli maluliyet raporunda belirtilen arazlar ile davaya konu trafik kazası arasında illiyet bağı olup olmadığı, olması halinde sürekli maluliyet oranının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, ancak davacının süresinde bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 10.11.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %6 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, denetime elverişli hesap raporunun dosyaya kazandırıldığı gerekçesiyle davacının itirazlarının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisine, başvurunun kabulüne, 442.736,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı kurulmadığını, bu konudaki itirazların dikkate alınmadığını, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin uygulanması gerektiğini ve müterafik kusurun araştırılarak varsa indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hesaplama yönteminin yerinde olmasına, müterafik kusurun ispat edilememiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; a. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 10.11.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası el bileğinde kırık yaşadığı, bu nedenle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %6 olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Maluliyet raporunda olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmış ise de; maluliyete konu yaralanmanın niteliği gözetildiğinde el cerrahının da içinde bulunduğu heyetten raporun alınması gerekirken bu hususa uyulmamış olması doğru görülmemiştir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listelere göre davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, bizzat muayene edilmek suretiyle en yakın üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde el cerrahının da bulunduğu yeni bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre sigortalı araç sürücüsünün sağa dönüş kurallarına riayet etmemesi nedeniyle tam kusurlu olduğu, davacının sürücüsü olduğu aracın ise kusurunun bulunmadığı, hakemce kusur raporu alınmadan kaza tespit tutanağı dikkate alınarak davacının tazminat talebinin hesaplandığı anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli, çift taraflı kaza olmasına rağmen kaza tespit tutanağı ile bağlı kalınmış olması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e6b097b0c1082b93 d9fa2e6e76065f52 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/10843 E. , 2025/6392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/542 Değişik İş, 2023/542 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-39510 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/207327 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 11.03.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 108.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 750,00 TL adli rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 442.736,10 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, iyileşme süresi tamamlanmadan rapor düzenlendiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, kusur oranlarının tespiti için kusur raporu alınması gerektiğini, avans faiz talebinin yersiz olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 10.11.2022 tarihli maluliyet raporunda belirtilen arazlar ile davaya konu trafik kazası arasında illiyet bağı olup olmadığı, olması halinde sürekli maluliyet oranının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, ancak davacının süresinde bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 10.11.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %6 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, denetime elverişli hesap raporunun dosyaya kazandırıldığı gerekçesiyle davacının itirazlarının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisine, başvurunun kabulüne, 442.736,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı kurulmadığını, bu konudaki itirazların dikkate alınmadığını, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin uygulanması gerektiğini ve müterafik kusurun araştırılarak varsa indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hesaplama yönteminin yerinde olmasına, müterafik kusurun ispat edilememiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; a. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 10.11.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası el bileğinde kırık yaşadığı, bu nedenle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %6 olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Maluliyet raporunda olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmış ise de; maluliyete konu yaralanmanın niteliği gözetildiğinde el cerrahının da içinde bulunduğu heyetten raporun alınması gerekirken bu hususa uyulmamış olması doğru görülmemiştir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listelere göre davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, bizzat muayene edilmek suretiyle en yakın üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde el cerrahının da bulunduğu yeni bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre sigortalı araç sürücüsünün sağa dönüş kurallarına riayet etmemesi nedeniyle tam kusurlu olduğu, davacının sürücüsü olduğu aracın ise kusurunun bulunmadığı, hakemce kusur raporu alınmadan kaza tespit tutanağı dikkate alınarak davacının tazminat talebinin hesaplandığı anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli, çift taraflı kaza olmasına rağmen kaza tespit tutanağı ile bağlı kalınmış olması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e6b097b0c1082b93 d9fa2e6e76065f52 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı