Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/10615 E., 2025/5123 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10615 E., 2025/5123 K. (27.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10615
Karar No
2025/5123
Karar Tarihi
27.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/10615 E. , 2025/5123 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/515- 2023/515 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacının bedensel zarara uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 342.757,97 TL olarak arttırmıştır

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 342.757,97 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın müretafik kusur ve vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların reddi ile davanın kısmen kabulüne, 274.206,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hesap raporunun ve hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu, hatır taşıması indirimi gerektiğini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti'nin gerekçede müterafik kusur itirazını reddettiğini, hükümde kabul ettiğini, davacının kazada müterafik kusuru bulunmadığını, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücret olması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zararın tazmini talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin, davacı vekilinin aşağıdaki, (3) numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; hükme esas alınan .....Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 16.09.2022 tarihli maluliyet raporu; kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre düzenlenmiş ise de raporun incelemesinde davacının femur yaralanması olduğu, kazadan dört ay sonra yapılan radyoloji muayenesinde omurga kırığı olduğu, rapor için yapılan muayenesinde de omurga kırığı nedeniyle davacıda %15 oranında maluliyet oluştuğu tespit edilmiştir. Hükme esas alınan raporda davacının kaza nedeniyle oluşan yaralanması ile illiyetli olacak şekilde maluliyet tespit edilmediği görülmektedir. Rapor bu haliyle denetime elverişli olmadığı gibi usule uygun tanzim edilmediği için hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için, kaza tarihi itibariyle tüm tedavi evrakları incelenerek ve muayenesi yapılarak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden ya da davacının ikametgahına yakın başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından davacının maluliyetine neden olan arazlara ilişkin ilgili bölümlerin uzman doktorları bulunacak şekilde, olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, yeni bir rapor alınması (davalının usuli kazanılmış hakları dikkate alınarak) ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de kamyonettir. Davacının emniyet kemeri takmadığının anlaşıldığı belirtilerek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Ancak dosyanın incelemesinde, davacının kamyonetin arka koltuğunda seyahat ettiği, kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin belirsiz olarak işaretlendiği ve davacının yaralanması da değerlendirildiğinde zararın artmasına da katkısının bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusur indirimi yapılmadan tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ile davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı