Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/10425 E., 2025/5064 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10425 E., 2025/5064 K. (26.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10425
Karar No
2025/5064
Karar Tarihi
26.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/10425 E. , 2025/5064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/479 E., 2023/479 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçe sigortalı aracın 01.12.2021 tarihinde karıştığı trafık kazası nedeniyle karşı araçta sürücü konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 1.980,00 TL adli rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini talebini toplam 451.143,60 TL olarak belirlemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur ve müterafik kusur durumunun tespiti gerektiğini, sağlık kurulu raporunun usulüne uygun olmadığını, tazminatın ZMSS Genel Şartlarına uygun hesaplanması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT'nin 1/5'i olarak hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin kısmen kabulü ile 408.856,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.586,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.577,50 TL geçici bakıcı gideri zararı ve 1.980,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 430.000,00 TL'nin sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik 21.143,60 TL talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın kısmen kabulüne, talebin kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.586,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.577,50 TL geçici bakıcı gideri zararı ve 1.980,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 451.143,60 TL'nin sigorta şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı taraf lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1/5 oranında vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını, karara esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalarda kullanılan verilerin hukuka aykırı bir şekilde müvekkili aleyhine olacak şekilde dikkate alındığını belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Trafik Sigortası Genel Şartları gereği hesaplamada %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, pasif dönemin 8.506,80 TL üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığını, davacı lehine AAÜT’nin 13.maddesi gereğince hesaplanacak avukatlık ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, uzlaşmanın sağlandığının tespiti halinde davanın esastan reddi gerektiğini, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1. HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği, sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde, infazı kabil olarak kurulması ve en önemlisi; sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297 nci maddesinin 2 nci fıkrası ve 298 inci maddesinin 2 nci fıkrasında, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da imkansız kılmaktadır. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince toplam 430.000,00 TL tazminata hükmedilmiş, karara davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekili ile davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiş, "5.2 Gerekçeli Karar başlığı altında " Değerlendirme bölümünde" "5.2.1 Ortak İtiraz Sebepleri" "5.2.1.1. Vekalet Ücretine İlişkin İtiraz" bölümünde açıklandığı üzere "Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca başvuran lehine 12.640,00 TL vekalet ücreti takdiri gerekirken 13.232,02 TL vekalet ücreti takdir edildiğinden sigorta şirketinin bu yöndeki itirazının kabulüne, ve "AAÜT'nin 17. maddesinin 2. fıkrasındaki “Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir şeklindeki hüküm gereğince, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında (9.000,00/5—1.840,00) vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden başvuru sahibinin bu konudaki itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir." şeklinde belirtilerek ardından hüküm kısmında " "6.4. Başvuranın vekille temsil edildiği anlaşılmakla, başvurunun kabulüne ve kabul edilen miktara bağlı olarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17/2. bendi ile 5684 sayılı Sigortacılık Yasası'nın 30/17 bendi uyarınca 13.232,02 TL vekâlet ücretinin sigorta kuruluşundan alınarak başvurana ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Açıkça görüldüğü üzere gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki oluşmuş ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiştir. Bu itibarla, İtiraz Hakem Heyeti'nce Yargıtay denetimine elverişli ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir. 2. Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3574eca9915a7442 bdedd0e90d26cb2e This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/10425 E. , 2025/5064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/479 E., 2023/479 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçe sigortalı aracın 01.12.2021 tarihinde karıştığı trafık kazası nedeniyle karşı araçta sürücü konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 1.980,00 TL adli rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini talebini toplam 451.143,60 TL olarak belirlemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur ve müterafik kusur durumunun tespiti gerektiğini, sağlık kurulu raporunun usulüne uygun olmadığını, tazminatın ZMSS Genel Şartlarına uygun hesaplanması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT'nin 1/5'i olarak hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin kısmen kabulü ile 408.856,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.586,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.577,50 TL geçici bakıcı gideri zararı ve 1.980,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 430.000,00 TL'nin sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik 21.143,60 TL talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın kısmen kabulüne, talebin kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.586,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.577,50 TL geçici bakıcı gideri zararı ve 1.980,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 451.143,60 TL'nin sigorta şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı taraf lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1/5 oranında vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını, karara esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalarda kullanılan verilerin hukuka aykırı bir şekilde müvekkili aleyhine olacak şekilde dikkate alındığını belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Trafik Sigortası Genel Şartları gereği hesaplamada %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, pasif dönemin 8.506,80 TL üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığını, davacı lehine AAÜT’nin 13.maddesi gereğince hesaplanacak avukatlık ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, uzlaşmanın sağlandığının tespiti halinde davanın esastan reddi gerektiğini, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1. HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği, sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde, infazı kabil olarak kurulması ve en önemlisi; sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297 nci maddesinin 2 nci fıkrası ve 298 inci maddesinin 2 nci fıkrasında, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da imkansız kılmaktadır. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince toplam 430.000,00 TL tazminata hükmedilmiş, karara davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekili ile davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiş, "5.2 Gerekçeli Karar başlığı altında " Değerlendirme bölümünde" "5.2.1 Ortak İtiraz Sebepleri" "5.2.1.1. Vekalet Ücretine İlişkin İtiraz" bölümünde açıklandığı üzere "Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca başvuran lehine 12.640,00 TL vekalet ücreti takdiri gerekirken 13.232,02 TL vekalet ücreti takdir edildiğinden sigorta şirketinin bu yöndeki itirazının kabulüne, ve "AAÜT'nin 17. maddesinin 2. fıkrasındaki “Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir şeklindeki hüküm gereğince, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında (9.000,00/5—1.840,00) vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden başvuru sahibinin bu konudaki itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir." şeklinde belirtilerek ardından hüküm kısmında " "6.4. Başvuranın vekille temsil edildiği anlaşılmakla, başvurunun kabulüne ve kabul edilen miktara bağlı olarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17/2. bendi ile 5684 sayılı Sigortacılık Yasası'nın 30/17 bendi uyarınca 13.232,02 TL vekâlet ücretinin sigorta kuruluşundan alınarak başvurana ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Açıkça görüldüğü üzere gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki oluşmuş ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiştir. Bu itibarla, İtiraz Hakem Heyeti'nce Yargıtay denetimine elverişli ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir. 2. Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3574eca9915a7442 bdedd0e90d26cb2e ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı