Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2022/9403 E., 2025/1822 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9403 E., 2025/1822 K. (06.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9403
Karar No
2025/1822
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/9403 E. , 2025/1822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/157 E., 2022/238 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığını, milletvekili olan müvekkilinin Ankara'daki içme suyuna ilişkin yaptığı eleştiri niteliğindeki açıklamaları akabinde davalı tarafından 19.02.2015 tarihinde Twitter üzerinden karalama kampanyası başlatıldığını, aynı gün müvekkilinin eşinin ortağı olduğu şirkete kendisini ASKİ görevlisi olarak tanıtan iki kişinin gelerek işlem yapmadan ayrıldıklarını, 20.02.2015 tarihinde müvekkilinin ve eşinin şirketinin açık adresi, eşi ve diğer yakınlarının kimlik numaraları ile imzalarını içeren genel kurul tutanağı, eşinin şirketine ait abonelik bilgileri ve şirketin fotoğraflarının Twitter üzerinden davalı tarafından paylaşıldığını, müvekkilinin kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak ele geçirilip binlerce kişiye ulaşacak şekilde ifşa edilmesi nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğini belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın 19.02.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini, davalının hukuka aykırı şekilde kişisel verileri elde etmek ve yaymak eyleminden dolayı kınanmasını ve kınama kararının yayınlanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, Belediyenin faaliyetlerine yönelik çeşitli açıklamaları olduğunu, şebeke suyunun kirli olduğu yönünde yaptığı beyanlardan sonra kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla dava konusu mesajların yayımlandığını ve siyasi eleştiri mahiyetinde olduğunu, başvurucunun evinde ve eşinin işyerinde yapılan denetimlerde kaçak kuyu suyu kullanıldığına dair tutanaklar tutulduğunu, kişisel verilerin hukuka aykırı elde edildiğine ilişkin iddianın doğru olmadığını, ayrıca davaya dayanak oluşturan mesajda paylaşılan bilgilerin eşine ait bilgiler olduğunu, davacı tarafından talepte bulunulamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/142 Esas 2016/32 Karar sayılı kararıyla; siyasetçi olan davacının siyasi kimliği de gözönünde bulundurulduğunda, davalının Twitter üzerinden yayımlamış olduğu mesajların sert eleştiri mahiyetinde olduğu ve siyasi hüviyete sahip şahısların kendilerine yönelik sert, ağır hatta incitici eleştirilere katlanmaları gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Onama Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.05.2016 tarihli ve 2016/7855 Esas 2018/4396 sayılı ilamıyla; kararın onanmasına karar verilmiştir. B. Anayasa Mahkemesi Kararı Anayasa Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2018/24439 başvuru numaralı kararıyla; incelenen başvuruda kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ile ilgili anayasal güvenceleri gözeten bir yargılama yapılmaması nedeniyle anılan hakkın ihlal edildiği sonucuna varılmakla, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğu gerekçesiyle kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, TC Anayasası'nın 20 nci maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. C. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kimlik, ev adresi ve ailesine ilişkin bilgiler ile işyeri ve su aboneliğine ilişkin bilgilerin belirli bir gerçek kişi hakkındaki bilgi kapsamında olduğu; bu bilgilere erişilmesinin, bunların kullanılmasının ve işlenmesinin özel hayata saygı hakkı kapsamında davacının kişisel verilerinin korunmasını istemekte haklı olduğu, davalının Twitterdan yaptığı paylaşımların davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 20.02.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kişilik haklarına saldırının tüm Türkiye'nin erişebildiği bir platformda gerçekleştiğini, tarafların konumu, saldırının ağırlığına göre hükmedilen manevi tazminatın çok az olduğunu, tazminat miktarının objektif ölçülere göre belirlenmediğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında duruşma günü verilmeden, yargılama yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, kişisel verilerin ele geçirilmesi iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili tarafından eleştiri sınırlarının aşılmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalının 19.02.2015 ve 20.02.2015 tarihlerinde Twitter üzerinden yaptığı paylaşımlar ile davacının, özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlali nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesinin ve olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup taraflarca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının davacıya ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 11e31f3b26f903d1 1cfdea375d2c615a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı