4. Hukuk Dairesi 2022/9279 E. , 2025/3171 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/975 E., 2022/658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/158 E., 2021/155 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.03.2014 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalının idaresindeki otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek 180.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, davacının meydana gelen kazada kusurlu olduğunu, davacının kaza esnasında koruyucu tertibat kullanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporuna göre davacı ve davalının meydana gelen kazada eşit oranda kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle % 85 oranında malul kaldığı, davacının kaza tarihinde 17 yaşında olduğu, davacının kazada başından yaralandığı ve kaza esnasında kaskının takılı olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda; olay tarihi, kusur durumu, davacının yaralanma derecesi ile uygun sürücü belgesinin bulunmadığı gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın 26.03.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu beyan etmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kaza esnasında dava dışı bir kişiye selam vermesi sebebiyle gözünü yoldan ayırdığını, dikkatini yola vermediğini, sürücü belgesinin bulunmadığını, kaskının takılı olmadığını, davacının meydana gelen kazada tamamen kusurlu olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, ek kusur raporu alınması gerektiğini, maluliyet oranının hatalı olduğunu, dosya kapsamında alınan rapora göre tespit edilen % 85 oranındaki maluliyetin tamamının davaya konu kazadan kaynaklandığının sabit olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunun kazanın oluş şekline uygun ve denetime elverişli olmasına, kusur dağılımında isabetsizlik bulunmamasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun hazırlandığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi gereğince hâkimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç; edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; davaya konu trafik kazasında yaralanan davacının maluliyet oranı, davacının kaza tarihindeki yaşı, tarafların kusur oranı, sosyal ve ekonomik durumu ile yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı az olup daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 39c75cb99f8c719a a6a41ac65c6f5b47