Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2022/7869 E., 2025/5396 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7869 E., 2025/5396 K. (09.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7869
Karar No
2025/5396
Karar Tarihi
09.04.2025

4. Hukuk Dairesi 2022/7869 E. , 2025/5396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1314 E., 2022/354 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/289 E- 2021/ 129 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine ... 13.İcra Müdürlüğünün 2019/9327 sayılı dosyası ile icra takibi bulunduğunu, borçlunun aciz halinde olduğunu, yapılan araştırmalar sonucunda davalı ...'nın, ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş isimli firmada bulunan şirket hisselerini ... 22. Noterliğinin 16.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile diğer davalı olan aynı zamanda şirket ortağı ...'e 12.000,00 TL bedelle devrettiğini öğrendiklerini, dava konusu satış işlemlerinin iptalini, dava konusu hisseler üzerinde ... 13. İcra Müdürlüğünün 2019/9327 sayılı dosyasından cebri icra yetkisi verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalıların vekilleri ayrı ayrı verdikleri dilekçeler ile davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2021 gün, 2019/289 E- 2021/ 129 K sayılı ilamı ile; dosya kapsamında alınan 05.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda devredilen 12.000 adet hissenin hisse devir tarihi olan 16.10.2018 tarihindeki değerinin 453.971,56 TL olduğunun tespit edildiği, davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalı borçlu ...'nın alacaklılardan mal kaçırmak ve hakkındaki takipleri sonuçsuz bırakmak amacıyla dava dışı ... İnşaat San.ve Tic. A.Ş. isimli şirkette bulunan 12.000 adet sermaye payını yakın arkadaşı ve şirket ortağı olması nedeniyle aciz halini ve zarar verme kastını bilebilecek kişilerden olan diğer davalı ... ...'e devrettiği, sermaye payının devir bedeli ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tespit edilen değeri arasında misli aşan fark olduğu, davalı borçlu ...'in alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla sermaye payını diğer davalıya devrettiği, yapılan devrin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2022 gün, 2021/1314 E- 2022/354 K sayılı kararı ile, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hisse satış bedelinin şirket kurulurken biçilen değer olduğunu, daha önceki devirlerde de hep aynı değerin kullanıldığını, müvekkilin şuf'a hakkı bulunduğunu, davalı ...'in şirketin kredi borçlarından payına düşeni ödemediğini, aynı davacı alacaklı tarafından birden fazla tasarrufun iptali davası açıldığını, bu durumun hakkın kötüye kullanımı olduğunu, diğer dava ile ile bu dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin muvazaalı işlem gerçekleştirme saikinde olmadığını, şirket dışında güvenin zedelenmesinden dolayı iş ortamında birliktelik sağlanamayacağından ortaklığın bitirilmesi yönüne gidildiğini, müvekkilinin ... ile arasında muvazaa kastı ile hareket ederek devir yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağını, yerel mahkemece eski tarihli devir işlemleri gözetilmeden hüküm kurulduğunu, bir ortağın şirketteki payının gerçek değerini belirleme hakkının şirkete ait olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu hisselerin tasarruf tarihindeki değerleri ile gerçek değerleri arasında misli aşan fark olmasına, davalı ... ile davalı borçlu arasında ortaklık ilişkisinin bulunduğunun da belirlenmiş olmasına göre davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8e792bc4baece034 aba9bfcd88b122f8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı