Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2022/7538 E., 2025/1 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7538 E., 2025/1 K. (06.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7538
Karar No
2025/1
Karar Tarihi
06.01.2025
Konu
Tapu, Miras

4. Hukuk Dairesi 2022/7538 E. , 2025/1 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1593 E., 2021/1730 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/31 E., 2021/221 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'nın 22.01.2020 tarihinde vefat ettiğini, murisin uzun süre hasta olarak yaşayıp vefat ettiğini, emekli memur olduğunu, ekonomik sıkıntısının da bulunmadığını, davalının murisin ikinci eşi olduğunu, davacıların da murisin vefat eden ilk eşinden olma çocuk ve torunları olduğunu, murisin ikinci evliliği yapmadan kısa süre önce maliki olduğu Konya İli, ...lçesi, ...Mahallesi, 28988 ada, 1 parselde kayıtlı gayrimenkulü satış göstermek suretiyle davalıya devrettiğini, söz konusu gayrimenkul üzerine sonradan apartman yapıldığını, davalının da 16 nolu dairede ikamet ettiğini, murisin taşınmazı satması için hiç bir neden bulunmadığını, yapılan devrin mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olduğunu, bu nedenle taşınmazın tapu kaydının iptali ile muris adına ya da davacıların hisseleri oranında tesciline, mümkün olmadığı takdirde davacılara verilmesi gereken hissenin gerçek değerinin verilmesi gerektiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 19.10.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle davaya genel muvazaaa davası olarak devam etmek istediklerini belirtmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile murisin 1999 yılında evlendiklerini, murisin hastalığı döneminde ihtiyaçları ve bakımının müvekkili tarafından karşılandığını, müvekkilinin, muris ile evliliği boyunca hem murise hem de murisin oğlu davacı ...'ye maddi destekte bulunduğunu, birikimi olan altınlarını bozdurduğunu, müvekkiline ait İstanbul'da bulunan dairenin de satılarak ailenin geçimi için harcandığını, müvekkiline ait bankada bulunan yabancı paranın da çekilerek murise verildiğini, muris tarafından müvekkiline verileceği vaad edilen arsa üzerine yapılan konutun çatısının da müvekkili tarafından yaptırıldığını, ayrıca murisin 23.07.2000 tarihinde 22 ayar 11 adet kilitli bilezik ile 16.000 Dolar daha borçlandığını, bu borçlara ait taraflar arasında senet düzenlendiğini, muvazaalı bir işlemin söz konusu olmadığını, müvekkilinin kendisine devri sonrasında belli bir bedel ödeyerek söz konusu arsa üzerinde yeni bir bağımsız bölüm inşa ettirdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dava konusu yerde bulunan önceki taşınmazın muris ... tarafından davalı ...'ya 20.09.1999 günlü evlilik tarihinden üç gün öncesinde 17.09.1999 tarihinde tapuda devredildiğini, dosya içerisinde bulunan ve davalı tarafından ibraz edilen 17.09.1999 tarihli mehir senedine dayanılarak bu devrin yapıldığı ve evliliğin gerçekleştiği, ayrıca murisin, vefat eden eşinden kalan taşınmazdaki hissesini bedelsiz olarak davacılara devrettiği, davalı ile muvazaalı işlem yapmadığı ve mirasçılarından mal kaçırma gayretinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf itirazlarını gerekçe yönünden kabulü ile 17.09.1999 ve 30.10.2016 tarihli belgelere göre temlikin gerçekleştirilme sebebinin mehir olduğu, davanın iradeyi sakatlayan bir sebebe dayalı açılmadığı ve buna bağlı sair bir istekte bulunulmadığı, muvazaaya ilişkin iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisine; davacıların davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; murisin 22.01.2020 tarihinde vefat ettiğini , geriye mirasçı olarak davacılar ve davalının kaldığını, davalının murisin ikinci eşi olduğunu, muris vefat ettikten sonra murisin sahibi olduğu tek gayrı menkulün davalıya devredildiğinin ortaya çıktığını, noterden yapılan mehir sözleşmesinin 30.10.2006 tarihli olduğunu, murisin ikinci eşine bağışlamak istediği taşınmazını tapuda satış olarak gösterdiğini, yapılan temlikte gerçek iradesinin bağış olduğu ve mirasçılarından mal kaçırma kastı olduğunu, murisin yatalak hasta olmadığını, yaşa dayalı hastalığı olsa da hep ayakta kendi ihtiyaçlarını kendi giderebilir olduğunu, davaya konu evin dava evlilik gerçekleşmeden yani 17.09.1999 da yani evlenmeden 3 gün önce tapuda satış yapıldığını, evlenmeden önce davaya konu evin tapuda satış olarak göstererek muris tarafından davalıya devredildiğini, taraflar henüz evlenmeden adi şekilde mehir senedi düzenlendiğini, davalının hiçbir lüks hayatı olmayan murisi yüklü miktarlarla borçlandırdığını, henüz Euro tedavüle çıkmadığı halde davalı murisi euro üzerinden borçlandırdığını, bedeller arasındaki aşırı orantısızlığın dahi muvazaanın varlığına delil oluşturduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ile davacılar murisi arasında gerçekleştirilen satış işleminin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, davalı ve eşi (davacılar murisi) arasında yapılan taşınmaz devrinin evlilik öncesinde gerçekleşmesi, evliliğin murisin vefatına kadar yaklaşık 21 yıl sürmüş olması, murisin de o dönemde eski eşinden kalan mal varlığı üzerindeki haklarından davacılar lehine vazgeçmiş olmasına, ve davacıların iddialarını ispat edememiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9a7bad48f0cd2014 f079a0cc78382604

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı