Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/7419 E., 2025/7065 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7419 E., 2025/7065 K. (05.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7419
Karar No
2025/7065
Karar Tarihi
05.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/7419 E. , 2025/7065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/400 E., 2022/660 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.06.2020 tarihinde ... ili, ... ilçesinde meydana gelen yoğun yağış sonrasında ...'ye ait rögar kapaklarından taşan yağmur suları sonucunda davacıya ait aracın su ile dolduğunu ve hasarlandığını, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/100 D.İş sayılı tespit dosyası ile davacıya ait araç üzerinde detaylı inceleme yapıldığını ve aracın onarım maliyetinin KDV dahil 527.554,63 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL hasar bedelinin olay tarihi olan 11.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18.06.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, yolların bakım ve onarım sorumluluğunun müvekkili idareye ait olmadığını, ... Başkanlığının sorumluluğunda bulunduğunu, idarelerine atfedilen kusuru ve hasarı kabul etmemekle birlikte hasarın yağan yağmur neticesinde meydana gelen doğal afet neticesinde oluştuğunu, oluşan yüzeysel sulara karşı idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, olayın gerçekleştiği tarihte ilgili adreste bulunan alt yapının yeterli ve işler vaziyette olmasına ve söz konusu yerde bulunan yağmur suyu hatlarının, mazgallarının, kapakların idarece periyodik olarak bakım ve kontrollerinin yapıldığını, söz konusu hasarın aşırı yağan afet niteliğinde yağışlar neticesinde gerçekleşmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, mücbir sebep neticesinde meydana geldiği iddia edilen hasarın oluşunda idarenin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, olayın gerçekleştiği aynı tarihte aynı yol güzergahında binlerce aracın seyrettiğini, aynı konuda başka bir müracaata rastlanılmadığını, olay günü yağışlı bir hava olacağı ve yerel olarak kuvvetli yağışların gerçekleşeceği hususunda ulusal basında birçok uyarıda bulunulmuş olup davacının gerekli tedbirleri almayarak hasarın gerçekleşmesine sebebiyet verdiğini, itfaiye ve tespit raporunun tek taraflı tutulduğunu, tespit raporunu kabul etmediklerini, talep edilen hasar bedelinin de fahiş olduğunu, aracın sigortası olup olmadığı, sigorta şirketinden para alınıp alınmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Bölge ... Meteoroloji İstasyonuna ait yağış-şiddet-süre-tekerrür analizi ve .. 9. Bölge (...) Müdürlüğünce hazırlanarak Genel Müdürlüğe ulaştırılan 11.06.2020 tarihli fevk (olağanüstü olay) raporuna göre dava konusu olayın doğal afet olarak değerlendirileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 11.06.2020 günü Ankara ili, Keçiören ilçesinde yağan yağmur sularının taşması neticesinde davacıya ait aracın zarara uğradığı, tespit dosyası ile aracın pert total olarak kabulü gerektiği ve zararın 527.400,00 TL olduğunun belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre ise dava konusu olayın ... Genel Müdürlüğünün bakım ve sorumluluğunda bulunan caddedeki yağmur suyu tahliye kanal boru ve boyutunun çapının düşük seçilmesi nedeniyle aşırı yağan yağmurdan kaynaklanan suyun tahliye edilemediği, bu nedenle dava konusu olayın meydana geldiği anlaşıldığından ...’nin %100 kusurlu olduğu, davacıya ait aracın dava dışı sürücüsünün yönetiminde iken düz yolda aracın boyunu aşacak şekilde yağmur suyu ile dolduğunu bilme imkânı olmaması ve aniden yağan yağışta hasarı azaltma yönünden alabileceği herhangi bir tedbirin olmaması sebebiyle davacının kusurunun bulunmadığı ve aracın pert total olması nedeniyle zararın 500.000,00 TL olduğu yönünde görüş belirtildiği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından ... Genel Müdürlüğünün “meteorolojik doğal afet” olarak nitelemesi nedeniyle davacının davası reddedilmiş ise de, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01.02.2021 tarih ve 2020/3593 Esas, 2021/356 Karar saylı ilamı ile da gözetildiğinde, meydana gelen aşırı yağışın davalının kusurunu ortadan kaldıracak ve illiyet bağını kesecek mahiyette olmadığı sonucuna varıldığı, davalı ...'nin sorumluluğu altındaki yağmur suyu mazgallarının kapasite olarak yetersiz ve yağış sırasında yağmur sularını kanalizasyona deşarj etmemesi sonucu meydana gelen ve zarara neden olan olayın, davalının hizmetin gereklerine uygun hareket etmemesinden kaynaklandığı, davacıya ait araçta meydana gelen zarar ile davalının belirtilen eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunduğu, davalının meydana gelen zarardan haksız fiil esasları uyarınca sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince makine mühendisi bilirkişiden alınan kusur ve zarar miktarını gösterir raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacıya ait aracın olay tarihinde 2. el araç mahiyetinde olduğu açık olup olay tarihinde bu model ve marka aracın 2. el değeri ile pert total olma durumu da nazara alınarak hurda bedeli düşülerek araçta meydana gelen zararın 500.000,00 TL olarak hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği, Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hâkimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerektiği, o hâlde, olay günü yağan yağmurun şiddeti, olayın meydana geliş şekli gözetilerek TBK'nın 52. maddesi uyarınca, hesaplanan tazminattan takdiren %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, davacı tacir olmayıp dava ticari bir dava olmadığından alacağa yasal faiz işletilmesi gerektiği, yasal düzenlemeler gereği TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği kuralı gözetilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve davalı yararına reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verildiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 400.000,00 TL maddi tazminatın 11.06.2020 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hasar ile davalı arasında illiyet bağı bulunmadığını, idarenin yaptığı yağmur suyu hatlarının, rögar kapaklarının, mazgalların gerekli onarım ve bakımını periyodik olarak yerine getirdiğini, idarenin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, ancak aşırı yağan yağmur ve bu sebeple meydana gelen doğal afet neticesi dava konusu hasarın oluştuğunu, bu nedenle davalının kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, olayın meteorolojik karakterli doğal afet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, tespit dosyasındaki belirlemeleri kabul etmediklerini, aracın sigortası olup olmadığı, davacının herhangi bir sigorta şirketinden para alıp almadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine karşın davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aşırı yağış nedeniyle davacının aracında meydana gelen zararın tazmini talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 42223cabb1da1304 3ec2e2091357d21c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı