Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2022/7410 E., 2025/258 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7410 E., 2025/258 K. (09.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7410
Karar No
2025/258
Karar Tarihi
09.01.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/7410 E. , 2025/258 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/659 Esas 2022/774 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/197 Esas 2020/771 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin zirai ilaç bayisinde ziraat mühendisi olarak, aynı zamanda Tarım Sigortaları Havuzu bünyesinde de tarım sigortası eksperi olarak görev yaptığını; davalı tarafından 18.07.2016 tarihinde BİMER'e yapılan şikayet nedeniyle hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ceza soruşturması başlatıldığını ve Tarım Sigortaları Havuzu Disiplin Kurulu tarafından meslekten çıkarılmasına karar verildiğini, müvekkili hakkında delil bulunmaması nedeniyle FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu kararın akabinde görevine iadesi yapılmış ise de on beş ay boyunca eksperlik görevini yapamadığını, davalının haksız şikayeti nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız şikayet tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının darbe girişiminden sonra yapmış olduğu Facebook paylaşımı nedeniyle müvekkilinin şikayet hakkını kullandığını, müvekkilinin şüphe üzerine hareket ettiğini, davacıya zarar vermek amacı olmadığını, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, davacı hakkında şüphe duymasına yetecek ölçüde delil bulunduğu, davacıyı haksız yere suçlama ve onu lekeleme kastının bulunmadığı, davalının ihbarının hukukça korunan bir üstün hak ve çıkara dayandığı, şikayet hakkının kullanılması nedeniyle davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığı; iddia edilen maddi zarar ile davalının şikayeti arasında illiyet bağının bulunmadığı, idari karar ile davacının eksperlik görevine son verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının şikayetini bazı olgu ve emarelere dayanarak yaptığı, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığı, maddi ve manevi tazminat talebinin reddedilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine; davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili hakkında delil bulunmaması nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin facebook paylaşımında buna dair delil ya da emare bulunmamasına rağmen şikayet edilmesinin hak arama özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, maddi zarar ile haksız şikayet arasında illiyet bağı bulunduğunu, haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi zararının olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalının eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacıya zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 461e42e54040c7cb 55d8b51dcf2c8664

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı