4. Hukuk Dairesi 2022/7405 E. , 2025/8009 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/710 Esas - 2022/732 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.09.2019 tarihinde ... ili ... ilçesi, ... mevkinde davalı ... tarafından elektrik direği dikmek amacıyla kazı çalışması yapıldığını, davalı ...'nin diğer davalı ...'ın yüklenici firması olduğunu, yapılan kazı çalışması neticesinde davacıya ait yakıt ikmal borularına zarar verildiğini, bu sebeple akaryakıt zayiatı ve borularda hasarların meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 168.188,99 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; kusurlarının olmadığını, davacının gerekli önlemleri almaması nedeniyle bölüşük kusuru olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkeme tarafından makine mühendisi ve kimya mühendisinden oluşan heyetten rapor alındığı, alınan rapora göre davacının talep edebileceği zarar miktarının 162.355,72 TL olduğu, bilirkişi raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilerek hükme esas alındığı, davacının delil tespiti dosyasında yaptığı mahkeme masrafını davalılardan talep edebileceği, davalılar arasında alt iş veren üst iş veren ilişkisi olması sebebiyle verilen zarardan her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 162.355,59 TL zarar ile 1.201,00 TL mahkeme masrafından ibaret toplam 163.556,59 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 162.355,59 TL'ye olay tarihi olan 01.09.2019 tarihinden, 1.201,00 TL'ye dava tarihi olan 19.11.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, olayın meydana geliş şekli, olay yeri tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve dosyadaki bilgilere göre, davalı şirketin kazı çalışması yapmadan önce ilgili kurumlara hiçbir bilgilendirmede bulunmadığı, kazı çalışması için gerekli izinleri almadığının anlaşıldığı, dosya kapsamından davacı şirkete atfedilecek bir kusurun davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereği davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının diğer davalı şirkete eser sözleşmesi gereğince tesis yapım işini verdiğini, olayın yüklenici şirketin ağır kusurundan meydana geldiğini, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, olayın meydana geldiği yerin kırsal alan olduğunu ve herhangi bir kuruma ait olmadığını, yüklenici firma olan diğer davalının üçüncü kişilere verilen zarardan doğrudan sorumlu olduğunu, ayrıca olayın meydana geldiği yerde uyarıcı bir levha olmadığından davacının da bölüşük kusur nedeniyle sorumlu olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'ın asıl işveren olarak davalıya bu işi vermeden gerekli tüm izinleri alması gerektiğini, bu konuda davalı ...'ın kusurlu olduğunu, olayın meydana geldiği yerin kırsal alan olduğunu, uyarıcı bir işaret olmadığını, davacı tarafın müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması isteminde bulunmuştur. B.Gerekçe Uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde birliğiyle karar verildi.