4. Hukuk Dairesi 2022/16758 E. , 2025/162 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/892 Değişik İş, 2022/892 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-49699 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/184357 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 05.07.2014 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27.06.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 111.203,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 415,81 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 111.618,89 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun Yönetmeliğe uygun düzenlenmemesi nedeniyle dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddi gerektiğini, Yönetmeliğe uygun rapor aldırılması gerektiğini, hesaplamanın %1,8 teknik faizli peşin değer hesabı ile yapılması gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, başvuranın koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının araştırılarak emniyet kemeri kullanmadığının tespiti halinde %20'den az olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı sigortalı araç içerisinde herhangi bir ücret karşılığı olmaksızın seyahat ettiğinden hatır taşıması hususunun göz önünde bulundurulmasını ve hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacının gelirinin tespitinde SGK kayıtları ile vergi kayıtlarının esas alınması gerektiğini, soruşturma dosyasının dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre hesaplanacak miktarın beşte biri oranında olması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile, 111.203,08.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 415,81.-TL geçici iş göremezlik tazminatının 16.02.2022 tarihinden itibaren işleyen yasal faizle birlikte davalı ... kuruluşundan alınarak başvurana ödenmesine, kalan kısmın reddine" karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuranın sunduğu rapor ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi heyeti raporlarının başvuranın maluliyet oranını aynı şekilde hesapladığı, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen raporunun başvurana ait tüm tıbbi evrakların incelenmesiyle ve başvuranın şahsi muayenesinin bizzat yapılarak hazırlandığı, başvurandaki mevcut araz/sekel/lezyonların sürekli olduğu ve kaza ile illiyet rabıtasının mevcut olduğu, raporun heyet halinde hazırlandığı, ilgili Yönetmelikteki cetvellere atıf yapılarak sonuca varıldığı ve raporun bilirkişi raporuyla da doğrulandığı, kusura ilişkin alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmenin kazadan sonra tutulan kaza tespit tutanağı ve kazadan sonra alınan ifadelerdeki anlatıma uygun olduğu, dosyada başvuranın müterafik kusurlu kabul edilmesini gerektiren bir delil ve bilgi olmadığı, somut olayda, kaza yapan araçta, sürücü ile yolcu olan başvuran arasında yakın arkadaşlık ilişkisi olduğunun dosyada mevcut ifade tutanaklarından anlaşıldığı, başvuranın hatır için bedelsiz taşındığını kabule imkan verecek nitelikte bir delil bulunmadığı, davalı vekilinin Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye etkili olmadığı ve tazminat hesabının Genel Şartlara göre yapılması gerektiği yönündeki itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olduğunun kabul edilmesi gerektiği, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle "Davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, Sigorta Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 28/07/2022 tarih 2022/184357 karar sayılı hakem kararının başvuran lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; Anılan hakem kararının, (5.Sonuç) kısmının (3) numaralı bendindeki; “3. Başvuran vekille temsil edildiğinden, kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 14.553,79.-TL vekâlet ücretinin davalı ... kuruluşundan alınarak başvurana ödenmesine,” ibaresinin kaldırılmasına ve yerine, “3. Başvuran vekille temsil edildiğinden, kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... kuruluşundan alınarak başvurana ödenmesine,” ibaresinin konulmasına, uyuşmazlık hakem kararının diğer kısımlarının aynen infazına" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun Yönetmeliğe uygun düzenlenmemesi nedeniyle dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yanlış Yönetmeliğe göre düzenlendiğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının varlığının net bir biçimde ispat edilemediğini, raporda belirlenen oranın fahiş olduğunu, skar izinin saç içinde kaldığından çalışma gücü kaybına neden olmayacağını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, başvuranın kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığı açık olduğundan %20'den az olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ifade tutanaklarında açıkça başvuran ve araç sürücüsünün arkadaş oldukları ve birlikte eğlenmeye gittikleri belirtildiğinden hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının belirsiz alacak davası olarak talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, hesaplamada Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının tespit edilebilmesi için kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın dosyaya kazandırılması gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğe uygun düzenlenmiş olmasına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın doğru olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının yerinde olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince hatır taşımasına yönelik itirazın hatır için taşındığına yönelik somut delil olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Dosyada yer alan davacı ve sigortalı araç sürücünün beyanlarına göre davacı ile sürücünün arkadaş olduğu sabit olup davacının taşıma için ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.