4. Hukuk Dairesi 2022/16748 E. , 2025/170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/503 D.İş - 2022/503 K SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-22925 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/42291 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 09.06.2018 tarihinde yaptığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 31.01.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 94.070,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu talebin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, başvurucu tarafın maluliyetinin kaza ile illiyetinin bulunmadığını, başvuruya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, davacının müterafik kusuru dikkate alınarak hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılmasını, dava konusu olayda varsa hatır taşıması nedeniyle hakkaniyete uygun indirim yapılması gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun Yönetmeliğe uygun olmadığını, başvurunun usulüne uygun olmadığını, hesaplama yapılırken KTK madde 90'da belirtilen usul ve esaslara uygun hareket edilmesi gerektiğini, ceza soruşturma dosyasında uzlaşma bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, başvuru konusu kazanın iş kazası yönünden değerlendirilmesini talep ettiklerini, başvurucu yanın ticari faiz talebinin reddi gerektiğini, karşı vekalet ücretinin 1/5 olarak hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Başvuru sahibinin maluliyete ilişkin zarar isteminin kabulü ile 94.070,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan alınarak başvuru sahibine ödenmesine, belirlenen toplam 94.070,00 TL tazminata 11.02.2021 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz tahakkukuna," karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya usulüne uygun olarak yaptığı müracaat tarihinden 15 gün geçmesinin ardından dava açtığı, böylelikle 2918 Sayılı Kanun'un 97. maddesindeki dava şartının sağlanmış olduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosyaya sunulan kusur raporunda kaza yerinin tetkiki ve analizinin yapılmış olduğu, kazanın oluş şeklinin ayrıntılı olarak açıklanmış olduğu ve tarafların kusur durumlarının yasal dayanakları sunulmak suretiyle belirtilmiş olduğu, bilirkişi raporunda tespit edilen kusur oranının isabetli görüldüğü, dosya kapsamında başvuranın müterafik kusuru ile zararın meydana gelmesine veya oluşan zararın artmasına neden olduğuna dair delile rastlanmadığı, Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda TRH 2010 Mortalite Tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihad edildiğinden bu yöndeki itirazın reddi gerektiği, dosya kapsamında taraflar arasında uzlaşma sağlandığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, somut uyuşmazlığın iş kazası niteliğinde olmadığı anlaşıldığından SGK ödemesinden bahsedilmesinin söz konusu olmayacağı, başvuru sahibi lehine tam vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, maluliyet raporunun uygunluğunun değerlendirilmediğini, raporda maluliyetin kaza ile illiyetinin de değerlendirilmediğini, davacı yanın maluliyet oranının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından başvuru konusu hasar ile ilgili düzenlenen araştırma raporuna göre, ...'in kazada sigortalı aracın sağ baldırına çarptığı sola düştüğü ile ilgili herhangi bir ifadede bulunmadığı, sigortalının da ...’in yere düşmediğini aracının sağ ön çamurluk kısmına hafif temas ettiğini belirttiği, mağdur ...’in kazadan sonra farklı bir kazaya karışmış olabileceği kanaatinin oluştuğunu, İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazlarının değerlendirilmediğini, maluliyetin kaza ile illiyeti bulunmadığından başvurunun reddi aksi halde el çekme kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuat hükümlerine uygun olmadığını, kusur raporu alınmadan ve kusur indirimi yapılmadan tazminat hesaplanmasına ve müvekkili şirketin sorumlu tutulmasına itiraz ettiklerini, tazminat hesabında %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun olup olmadığının değerlendirilmediğini, davacının, kazaya karışan diğer araç sürücüsü ile "uzlaşma" yapmış olması halinde, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yapacağı ödemelerin peşin sermaye değerinin hesaplanarak düşürülmesi gerektiğini, 1/5 vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğe uygun düzenlenmiş olmasına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın doğru olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının yerinde olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin Hakem Heyetince kusur raporu alınmadığı, davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği görülmektedir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.