Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/15046 E., 2025/7499 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15046 E., 2025/7499 K. (08.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15046
Karar No
2025/7499
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/15046 E. , 2025/7499 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/862 Değişik İş - 2022/862 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan aracın 30.01.2020 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 403.688,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sunulan raporun yönetmeliğe uygun olmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 403.688,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.12.2021 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istiap haddini aşacak şekilde yolculuk edilmesi nedeniyle davacının müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle itirazın kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 378.054,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.12.2021 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporun yönetmeliğe aykırı olduğunu, davacının maluliyetine ilişkin iki ayrı rapor olduğunu ve raporların çelişkili olduğunu, davacı fiilen çalışmadığından asgari geçim indirimi uygulanmaksızın belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, progresif rant yöntemine göre yapılan hesaba itibar edilemeyeceğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda, araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusur indirimi yapılmış olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 30.01.2020 tarihinde meydana gelmiştir. Ayrıca dosyanın incelenmesinde; dava konusu kaza nedeniyle davacı hakkında düzenlenmiş iki adet maluliyet raporu olduğu, 18.09.2020 tarihli maluliyet raporunda meydana gelen kaza nedeniyle davacının %9 oranında sürekli iş göremezliği olduğunun, 10.09.2021 tarihli raporda ise davacının %22 oranında sürekli iş göremezliği olduğunun belirlendiği, her iki raporun da aynı hastane tarafından ve aynı yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, ancak sonraki tarihli olan 10.09.2021 tarihli raporda aradaki çelişkinin nedeninin açıklanmadığı belirlenmiş olup bu hali ile dosyada mevcut raporların hüküm tesisine elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle; davacının yaralanmasının niteliği de gözetildiğinde içerisinde ortopedi uzmanı, deri ve cilt hastalıkları uzmanı ile plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu heyetten, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan davacının maluliyeti hususundaki çelişkiyi giderecek şekilde rapor alınıp davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre içerisinde 30.04.2020 ilâ 01.01.2022 tarihleri arasında Asgari Geçim İndirimi (AGİ) dâhil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla gelir getirici bir işte fiilen çalıştığı iddia ve ispat edilemeyen davacı için, iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken aktif dönem olarak kabul edilen tüm dönem için AGİ dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekir. Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporu hatalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının aktif dönemi olarak kabul edilen tüm döneme ilişkin AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması için (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği dikkate alındığında davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı