4. Hukuk Dairesi 2022/13930 E. , 2025/7693 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/603-2022/603 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı vekili Avukat ... geldi. Davacı tarafından gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 13.05.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.02.2020 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı kamyonetin karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini toplam 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça dosyaya sunulan ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinin 12.10.2021 tarihli raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 24 oranında olduğu, aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, davacının, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araçta seyahat etmesi sebebiyle % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına, davacının davalıya sigortalı aracın sürücüsü ile arkadaş olması sebebiyle % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasına karar verildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 244.669,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.847,14 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.883,52 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 262.400,00 TL tazminatın 15.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça sunulan ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinin 12.10.2021 tarihli ve %24 oranlı raporu ile davalının sunduğu ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 26.10.2020 tarihli ve %18 oranlı raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir rapor alınmasına karar verildiği, ara karar uyarınca alınan ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinin 07.06.2022 tarihli raporuna göre davacının % 24 oranında maluliyetinin olduğunun tespit edildiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet oranında değişiklik olmadığı, davacı lehine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedildiği görüldüğünden davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle "Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 15.02.2022 tarihli ve K-2022/34071 sayılı kararı “5.KARAR” kısmı No: 5.3’ün aşağıdaki şekilde değiştirilmesine, diğer kararların aynen infazına" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, dosyadaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacının vergilendirilmiş geliri yoksa tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının güncel SGK hizmet dökümü olmaksızın maaş bordrosunda yer alan ücretin hesaplamaya esas alınmasının hatalı olduğunu, aktüer bilirkişi raporunda pasif dönem için esas alınan ücretin hatalı olduğunu, pasif dönemde davacının çalışamayacağı dikkate alınarak asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, progresif rant yöntemine göre yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur oranının hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, SGK tarafından davacıya sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ödenip ödenmediği hususunun tespit edilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, tahkime başvuru tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini, davalının faiz sorumluluğu bulunmadığını, yasal faize hükmedilmesi, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, başvurunun kısmen kabul edilmesine rağmen, reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuat hükümlerine uygun hazırlanmasına, dosya kapsamındaki SGK hizmet dökümüne göre davacının aktif dönemdeki gelirinin doğru bir şekilde tespit edilmiş olmasına, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasında isabetsizlik bulunmamasına, kaza tespit tutanağında sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edilmesine, davacının yolcu olup kusurunun bulunmamasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmasına, kazanın iş kazası niteliğinde olmamasına, temerrüt tarihinde hata olmamasına, davalının faizden sorumlu olmasına, 6098 sayılı Türk Bor��lar Kanunu'nun 51 ve 52 nci maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet indirimi ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyecek olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği, sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde, infazı kabil olarak kurulması ve en önemlisi; sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup HMK’nın 297 nci maddesinin 2 nci fıkrası ve 298 inci maddesinin 2 nci fıkrasında, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da imkansız kılmaktadır. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına davalı vekilince itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının “5.1. Değerlendirme” başlıklı kısmının (8) nolu paragrafında davacı lehine nispi ve tam ücretine hükmedildiği görüldüğünden davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, daha sonra kararın “5.2.Gerekçeli Karar” başlıklı kısmında ise davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiğinin belirtildiği, ardından “6.Sonuç” başlıklı hüküm kısmında “1.Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 15.02.2022 tarihli ve K-2022/34071 sayılı kararı “5.KARAR” kısmı No:5.3’ün aşağıdaki şekilde değiştirilmesine, diğer kararların aynen infazına,” şeklinde hüküm kurulduğu, vekalet ücreti yönünden ise hüküm tesis edilmediği anlaşılmıştır. Açıkça görüldüğü üzere gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki oluşmuş ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiştir. Bu itibarla, İtiraz Hakem Heyeti'nce Yargıtay denetimine elverişli ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir. 3.Kabule göre; dosya kapsamında hükme esas alınan 09.02.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının pasif dönem içinde de aktif dönemdekiyle aynı miktarda gelir elde etmeye devam edeceği varsayımı ile hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı işçi olup, dosya kapsamındaki belgelere göre aktif dönemde asgari ücretin üzerinde geliri olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak davacının pasif dönemde asgari ücretin üzerinde bir gelir elde edebileceğine ilişkin kanıt sunulmadığı anlaşıldığından, Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca davacının pasif dönemde gelirinin net asgari ücret kadar olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince yukarıda açıklanan şekilde hesaplama yapılması için ek bir rapor alınarak sonucuna göre (kararı yalnızca davalının temyiz ettiği ve aktüer rapordaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu için, hesabın 2022 yılı verileriyle ve işlemiş/işleyecek devre belirlemesinde 2022 yılı esas alınarak yapılması) karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 4.Yine kabule göre; dosyanın incelenmesinde, davacının kazadan kaynaklanan yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporu bulunduğu, aktüer bilirkişi tarafından 9 ay için 24.761,15 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından söz konusu aktüer bilirkişi raporu hükme esas alınarak hesaplanan tutardan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davacı lehine 15.847,14 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiği, ancak dosya kapsamındaki SGK hizmet dökümüne göre 23.02.2020 kaza tarihinden sonraki 9 ay süresince bazı aylarda davacının çalışmak suretiyle ücret aldığı, söz konusu ücretlerin geçici iş göremezlik süresinde kazanıldığı, hakem heyetince söz konusu ücretler değerlendirilmeksizin davacının 9 ay süreyle geçici iş göremez halde olduğu kabul edilerek karar verildiği anlaşılmış, ücret aldığı dönemde davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Şu durumda; davacının kaza tarihi ve sonrasına ilişkin SGK hizmet dökümü ve maaş bordoları dosya arasına alınmak suretiyle davacının kaza tarihinden itibaren söz konusu geçici iş göremezlik süresi boyunca gelir kaybı olup olmadığı, buna göre söz konusu sürede geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı hususlarının değerlendirildiği ek bir rapor alınarak sonucuna göre (kararı yalnızca davalının temyiz ettiği ve aktüer rapordaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmak suretiyle) karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 88dd078be8cd0951 e7846c5d275a57a3