4. Hukuk Dairesi 2022/12568 E. , 2025/9639 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/400 E. 2022/439 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mesudiye Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/62 E. 2021/185 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; Ordu ili, .... İlçesinde 2007 yılı içerisinde davalıların Köylere Hizmet Götürme Birliği (KHGB) adına düzenlenen yol yapım ihalelerinde ihale komisyonunda görev aldıklarını, Ordu İl Genel Meclisi üyesi aynı zamanda da KHGB encümen üyesi ve ihale komisyonu üyesi olan ...'nun 19.11.2007 tarihli dilekçesi ve 01.02.2008 tarihli elektronik postasında yer alan bazı iddialar nedeniyle mülkiye müfettişleri tarafından inceleme raporu düzenlendiğini, KÖYDES kapsamında, ... İlçesi KHGB'ce yaptırılan ... Köy Yolu - Ordu Yolu, ... - ... yol ayrımı grup yolu 4,4 (1+3,4) km 1. kat asfalt yol yapımı ve 2 km stabilize yol yapımı, 4 adet büz menfez 2 adet sanat yapısı grup yapım işi ihalesi ve ... - ... grup yolu 1. kat asfalt, ... - ... - ... köy yolları 1.kat asfalt ve 3 adet sanat yapısı yapım işleri grup ihalesi (24 km 1.kat asfalt ve 3 adet sanat yapısı) işlerine esas teşkil eden yaklaşık maliyetlerin hatalı hesaplandığını, KHGB'ce kiraya verilmiş olan konkasör tesisi baz alınarak nakliyelerin hesaplandığı ilçede taş ocağı bulunmadığını, ilçede malzeme üretebilecek yalnızca bu tesisin bulunduğunu ve burada da ırmak malzemesinden üretim yapıldığının dikkate alınmadığını, ayrıca yol yapımı sırasında bahse konu tesiste üretilen malzemelerin ırmak malzemesinden elde edildiğini, anahtar teslimi ihalelere ait yaklaşık maliyet ve ödemelerin temel ve filler malzemesi ile agreganın ırmak malzemesine göre yapılması gerekirken ocak taşına göre yapılmasının tenzilatlı olarak 702.487,32 TL fiyat farkına yol açtığını, yaklaşık maliyetlerin hazırlanmasında bazı eksiklik ve hatalar yapıldığını, bunun da tenzilatlı olarak 96.244,92 TL fiyat farkına yol açtığını, kamunun toplam 798,732,27 TL zarara uğratıldığını, ... ilçesi KHGB Meclisince ilgililer hakkında 03.07.2009 tarihli kişi borcu kararı çıkarıldığını, bu karara yapılan itiraz üzerine Ordu İdare Mahkemesinde dava konusu yapıldığını ve mahkemenin 23.02.2010 tarih ve 2009/995 E. 2010/215 K. sayılı kararıyla iptal edildiğini, bu kararın temyizi üzerine ise Danıştay 8. Dairesinin 09.12.2011 tarih, 2010/4862 E. 2011/6526 K. sayılı kararı ile temyiz isteminin reddedildiğini, KHGB'ce kullanılan bu ödeneklerin merkezi yönetime ait ödeneklerden olması sebebiyle de açıklanan nedenlerle 798.732,27 TL'lik kamu zararının 672.808,88 TL'lik kısmının birinci ihaleye katılan kişilerden (..., ..., ..., ..., ... ve onaylayan ...'den) ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 125.923,39 TL'lik kısmının ise ikinci ihaleye katılan kişilerden (yaklaşık maliyetleri imzalayan ..., ..., ... ve üyeler ..., ..., ... ve ...'tan) ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... cevap dilekçesinde; husumet yokluğu, zamanaşımı, hak düşürücü süre, aktif dava ehliyeti, derdestlik ve yetki itirazı ileri sürüp yapılan işlemelerin kanunlara ve hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın zamanaşımı yönünden reddine, ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımının dolmadığını, son bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kurum zararı nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. 1. Davacı vekilinin davalı ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Mahkemece, zamanaşımının başlangıç tarihi olarak davalılara kişi borcu çıkartılan 03.07.2009 tarihi esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Haksız fiil nedeniyle zarara uğrayan bir kamu kurumu ise, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60. maddesindeki (6098 sayılı TBK'nın 72. maddesi) zamanaşımı süresi, kurum adına dava açmaya emir vermeye yetkili kişi ya da organın, zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kurum tarafından zararın takip edilebilir aşamaya gelmesi ancak bu şekilde gerçekleşecektir. Bu kapsamda dava açmaya emir vermeye yetkili makamın olur tarihi araştırılarak zamanaşımı defi hakkında karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir. 2. Davacı vekilinin davalı ... ve ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Dosya kapsamından, davalı ...'e dava dilekçesinin tebliğine dair tebligat evrakının dosyada bulunmadığı, bu kapsamda zamanaşımı definin süresinde olup olmadığının tespit edilemediği, davalı ...'un ise cevap dilekçesinin dosyada bulunmadığı, mahkemece 21.04.2015 tarihli ön inceleme tutanağında "...dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş, davalılardan ... ve ... dava davaya karşı süresi içerisinde cevaplarını içerir dilekçelerini ibraz etmişler diğer davalılar ise her ne kadar cevap dilekçesi sunmuş olsalar da süresinde cevap vermediklerinden mahkememizce sunmuş oldukları dilekçeler beyan dilekçeleri olarak kabul edilmiş dosyamız arasına alınmıştır." şeklinde tespite yer verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece adı geçen davalıların süresinde zamanaşımı definde bulunup bulunmadığı hususu açıklığa kavuşturulup yoksa işin esasının incelenmesi; varsa (1) numaralı bentte izah edildiği üzere dava açmaya emir vermeye yetkili makamın olur tarihi de araştırıldıktan sonra zamanaşımının dolup dolmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. 3. Davacı vekilinin davalı ...'ya yönelik temyiz itirazlarına gelince: Dosya kapsamından, 08.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda davalıların sorumluluğu bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, 20.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda ise davalıların kamu zararından sorumlu olduğu ve ayrıca işin niteliği gereği heyette inşaat mühendisi bulunması gerekliliğinden bahsedildiği halde bu husus gözetilmeden 08.01.2017 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece içerisinde inşaat mühendisi de bulunan bir heyetten önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1765ea7094a9bae1 ae354f6c24c5a0df