Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/964 E., 2025/4655 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/964 E., 2025/4655 K. (08.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/964
Karar No
2025/4655
Karar Tarihi
08.10.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/964 E. , 2025/4655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2322 E., 2024/2474 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/158 E., 2023/495 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalılar arasında 04.11.2014 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi akdedildiğini, buna göre 6 adet icra dosyasının takibi karşılığında üç taksit halinde 7.800,00 TL ödendiğini, icra dosyalarına ilişkin 11.08.20 16... .02.2017 tarihinde mail yoluyla bilgi istenildiğini, ancak dönüş yapılmaması üzerine yapılan harici araştırmada, icra dosyalarının takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırıldığını öğrendiklerini, davalıların üstlendikleri işi gereği gibi ifa etmemeleri ve dosyaları gerekli özenle takip etmemeleri nedeniyle müvekkilinin bir icra dosyasına yatan parayı geç tahsil etmesi nedeniyle faiz zararına uğradığını, 22.03.2017 tarihinde davalıların haklı nedenle azledildiklerini, 12.11.2018 tarihli ihtarname ile de davalıların üstlendikleri işi takip etmediklerinden ve müvekkilini zarara uğrattıklarından ödenen vekalet ücretinin iadesinin istenildiğini, sözleşme gereğini yerine getirdiği halde davalıların özen yükümlülüğüne uygun davranmayarak müvekkilinin güvenini sarstıklarını, ödenen akdi avukatlık ücretini iade etmeleri gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 7.800,00 TL vekalet ücretinin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, geç tahsil edilen alacak nedeni ile uğranılan faiz zararının ticari faiz olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar; özen yükümlülüğüne uygun davranıldığını, mail yoluyla gerekli bilgilendirmenin yapıldığını ve söz konusu icra dosyasına, 22.03.2017 tarihli azilden sonra para yatırıldığından davanın ve faiz talebinin yerinde olmadığını, alacaklının çizdiği sınırlar çerçevesinde icra dosyalarında işlem yapıldığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça davalılara 23.10.2014 tarihli vekaletnamenin verildiği ancak bu tarih itibariyle İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2014/5881 E. sayılı takip dosyası haricinde kalan diğer sözleşme konusu takip dosyalarındaki hacizlerin düştüğünü, davalıların talebi üzerine anılan takip dosyasında 15.12.2014 tarihinde hacizli araçların kıymet takdirlerinin yaptırılması için ilgili icra müdürlüğüne talimat yazılmasına karar verildiğini, aynı tarihte diğer takip dosyalarında ise bu takip dosyasında yapılacak satış işlemlerinin beklenmesine karar verildiğini, bu tarihten sonra davacı şirket tarafından davalılara fesih ihbarnamesinin gönderildiği 22.03.2017 tarihine kadar davalılarca ilgili takip dosyalarında herhangi bir işlem yapılmadığını, aradan geçen zaman zarfında herhangi bir müracaatın yapılmamış olmasının, dosyaların makul sürenin ötesinde davalılarca özenle takip edilmediğini kanıtlar mahiyette olduğundan davacı şirketin davalıları haklı olarak azlettiği; ilgili takip dosyalarında fesihten sonra da herhangi bir işlem yapılmadığından, salt davalı vekillerin sebebiyet verdiği bir faiz mahrumiyetinden bahsetmek mümkün olmadığı gibi, faiz zararının hangi unsura göre hesap edileceğini tespit etmek mümkün olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 7.800,00 TL'nin 14.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı tarafın geç tahsil edilen alacak nedeniyle uğranılan faiz zararının ticari faiz olarak davalı taraftan tahsil edilmesi talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılar tarafından yapılan işlem 11.12.2014 tarihli olup, 2017 yılına dek, diğer dosyalardan, satış işlemleri beklenilen 2018/5881 E. sayılı dosyasından “menkul haczi” dışında başkaca işlem yapılmadığı anlaşılmakta ise de bu dosyadan araçlara haciz işlemi yapılmakla, davacının talimatları doğrultusunda diğer dosyalarda işlem yapmanın sonuca etkili olmadığı, davalıların haciz sürecini davacı menfaatine olacak şekilde yürüttükleri, dosya kapsamındaki e-mailler kapsamına göre davalıların aşama aşama davacıya bilgi vererek, davacının bilgisi ve talimatı doğrultusunda hareket ettiklerinden davalıların azlinin haksız olduğu gerekçesiyle, davacının başvurusunun reddine, davalıların başvurusunun kabulüne, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davanın konusunun davalıların müvekkil davacıyı bilgilendirmeyi bırakmak, e- maillerine süresinde cevap vermemek, dosyaların akıbeti hakkında bilgilendirmemek olduğunu, son bilgilendirme tarihinin 2015 yılı Ekim ayı olduğunu, araç satışının takibine ilişkin üstlenilen işin takibinin bırakıldığını, bilgi talebine rağmen satışın akıbetinin araştırılmadığını, icra dosyasına gelen paradan davalıların haberi dahi olmadığından üstlenilen işin yerine getirildiğine dair gerekçenin yerinde olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, haklı azil iddiasıyla davalı avukatlara davacı tarafından ödenen vekalet ücretinin iadesi ve geç tahsil edilen alacak nedeniyle faiz zararının tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle eldeki dava dosyasında, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarında açıkladığı üzere davalı avukatların icra dosyalarında haciz sürecini davacının menfaatine olacak şekilde yürüttükleri, davacının bilgisi ve talimatı doğrultusunda hareket ettiklerinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7e6292c53ef8b9df 605099e2c0373db7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı