Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/897 E., 2025/4477 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/897 E., 2025/4477 K. (01.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/897
Karar No
2025/4477
Karar Tarihi
01.10.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/897 E. , 2025/4477 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1759 E., 2024/2014 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/35 E., 2023/433 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı İdare tarafından dava dışı kamu borçlusu .. İnş. Tic. A.Ş. aleyhine vergi borcu nedeniyle icra takibi başlatıldığını, borçlunun hak ve alacaklarının vergi dairesine ödenmesi için de müvekkili şirkete 28.10.2022 tarihinde haciz ihbarnamesi düzenlendiğini ancak tebliğ usul ve yasaya aykırı olduğundan yasal süresi içinde itiraz edilemediğini, cari hesap ekstresi uyarınca müvekkili şirketin borcunu haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinden önce kamu borçlusu şirkete ödediğini ileri sürerek; müvekkilinin haciz bildirisine konu alacak sebebiyle davalı İdareye borcu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptaline, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacıya usulüne uygun tebligat yapıldığı halde itiraz etmediğini, kamu borçlusuna davacının borcu olduğunun tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 11.05.2023 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne, davacının .. Vergi Dairesi Müdürlüğünün 02.12.2022 tarihli ödeme emri nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporundai davacının dava dışı vergi mükellefi olan şirkete 22.04.2022 tarihli faturadan kaynaklı 895.777,62 TL tutarındaki borcunun 15.12.2022 vadeli senet verilmek suretiyle ödendiği kabul edilmiş ise de, davacı yanca senedin ifa yerine geçmek üzere verildiği veya borcun yenilendiği hususunun dosya kapsamıyla ispat edilemediği, kaldı ki ispatın vukunda dahi adi borç yerine senet borcu kaim olacak olup davacının vergi mükellefi olan dava dışı şirkete olan borcun halihazırda varlığını sürdüreceği, bu haliyle borca ilişkin olarak verilen senet ile borcun ödendiğinin ve sona erdirildiğinin kabulüne olanak bulunmadığı, nitekim bilirkişi raporunda bahsi geçen senedin 06.12.2022 tarihinde davacıya iade edildiğine ilişkin kayıt mevcut olup, senedin iadesi senet borcunun da bu tarih itibariyle ödendiğine karine teşkil ettiğinden 15.12.2022 vadeli senet bedelinin ödenmesiyle (iade tarihi itibariyle) adi borç sona ereceğinden haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 02.11.2022 tarihi itibariyle davacının dava dışı vergi mükellefi şirkete borçlu olduğunun kabulü gerektiği, dosya kapsamında haciz ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 02.11.2022 tarihi öncesinde 22.04.2022 tarihli ve 895.777,62 TL tutarındaki borcun ve bu borç kapsamında verilen senet bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili süresi içinde temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava dışı vergi borçlusunun müvekkilinden alacağı bulunmadığını, bu durumun cari hesap ekstresi ve usulüne uygun tutulan ticari defterlerde görüldüğünü, gerekli inceleme ve denetleme yapılmadan haciz bildirgesinin gönderildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 79. maddesine göre menfi tespit istemine ilişkindir. 6183 sayılı Kanun'un "Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi" başlıklı 79/1. maddesi; "Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir." düzenlenmiştir. Bu kapsamda açılan menfi tespit davalarında, dava dışı mükelleflerin üçüncü şahıslardaki alacaklarının haczi halinde, üçüncü şahıs konumundaki davacının haciz bildiriminin tebliğ tarih itibariyle borcunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacıya haciz bildiriminin 02.11.2022 tarihinde yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının keşide ettiği belirtilen 15.12.2022 vade tarihli senedin 06.12.2022 tarihinde davacı şirket tarafından iade alındığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça senet suretinin dosyaya sunulmadığı ancak senedin cirosu kabil bir senet olduğu yönünde iddiası da bulunmaması karşısında, senedin 06.12.2022 tarihine kadar dava dışı vergi borçlusu şirket hesabında bulunduğu, buna göre haciz bildiriminin tebliğ edildiği 02.11.2022 tarihi itibariyle alacağın mevcut olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d132ebb4df0ba00b d2a6132cb348bd9b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı