Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/873 E., 2025/4607 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/873 E., 2025/4607 K. (07.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/873
Karar No
2025/4607
Karar Tarihi
07.10.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/873 E. , 2025/4607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/538 E., 2024/545 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, asıl- birleşen davacı vekili ve asıl- birleşen davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacı vekili, davalı borçlu hakkında Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün 2017/3390 Esas sayılı dosyası ile 100.000,00 TL asıl alacak yönünden başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkilinin davalı ...'dan 04.11.2016 tarihli "senettir" başlıklı belgeden dolayı 100.000,00 TL alacaklı olduğunu, iş bu sözleşme kapsamında davalının .. ilçesi, .. Mahallesi Kepez mevki 1 82... parsel numarasında tapuya kayıtlı tarlayı 100.000,00 TL bedelle müvekkiline sattığını, sözleşme ve vekaletnameye duyduğu güvenden dolayı müvekkili adına kayıtlı 38... plakalı 100.000,00 TL bedelli aracın 04.11.2016 tarihinde davalıya devredildiğini, davalının aracı teslim ve devir aldıktan 81 gün sonra müvekkilini 24.01.2017 tarihli azilname ile taşınmaz satış yetkisine ilişkin vekaletnameden azlettiğini, aracın bedelini de iade etmediğini, davalının borca itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bozmadan sonra açılan birleşen davada davacı vekili; asıl dava dosyasındaki maddi vakıaları tekrar ederek müvekkilinin alacağının kararlaştırılan ceza tutarını aştığını, satış tarihinde dahi aracın fiyatının 120.000,00 TL civarında olduğunu, ancak asıl davada alınan bilirkişi raporunda devre konu taşınmazın değerinin 39.405,04 TL olarak belirlendiğini, bu nedenle müvekkilinin uğradığı zararın araç değeri hesap edilerek tazminini talep ettiklerini ileri sürerek; 38... plakalı aracın tescil kaydının iptali ile davacıya aynen iadesi ve teslimine, aynen iade mümkün değilse davacının verdiği aracın cezai şartı aşan bedelinin dava tarihindeki güncel değerinin ve müvekkilinin zararının miktarının denkleştirici adalet ilkesi gözönünde tutularak şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya işleyecek bankalarca uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödenmesi, Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/538 Esas sayılı dosyası ile dava konusu tarafların arasında irtibat bulunması nedeniyle dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini istemiş, 25.06.2024 tarihli dilekçe ile talebini 450.595,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin davacı ile irtibata geçmesi üzerine 79.000,00 TL bedelle araç satış konusunda 04.11.2016 tarihinde anlaşıldığını, araçta davacının sürekli olarak çalıştığını söylediği ekspertiz firmasından ekspertiz raporu alındığını, söz konusu raporda aracın dış aksamı, kaporta ve fren sistemine ilişkin inceleme yapıldığını, aracın teknik ve mekanik sistemine dair herhangi bir inceleme yapılmadığını ve aracın kilometresinin 51000 km olduğunun belrtildiği, aracın bedeline karşılık 7.500,00 TL'lik çek ve müvekkili adına kayıtlı 1 82... parsel sayılı taşınmazın takas edilmesi suretiyle alındığını, müvekkili tarafından taşınmazın devri konusunda 04.11.2016 tarihli vekaletname verildiğini, ayrıca söz konusu taşınmazın üçüncü bir şahsa satılmasının önlenmesi hususunda "senettir" başlıklı belge tanzim edildiğini, aracın henüz bedeli tam ödenmediğinden bir müddet kullanılmadığını, daha sonra 2017 yılı Ocak ayında kullanmaya başladığını ve arızalanması nedeniyle yetkili servise götürüldüğünde servis yetkililerinin aracın devredildiği tarihte 83000-85000 km'de olduğunu bildirdiklerini, aracın devir alınmadan önce motor ve mekanik anlamda çok fazla müdahale edildiğini, müvekkili tarafından bu durumun öğrenilmesi üzerine davacı ile irtibata geçilip aracın iade alınması veya araçtaki ayıp nedeniyle indirime gidilmesi konusunda teklif yapılmasına rağmen davacının buna yanaşmadığını, bunun üzerine de müvekkili tarafından sözleşme konusu taşınmazın devri için davacıya verilen vekaletten davacının azledildiğini savunarak davanın reddini ve davacının %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli kararıyla; gizli ayıbı düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2. maddesinde olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıbın sonradan anlaşılması halinde bu ayıbın hemen satıcıya bildirilmesi gerektiğinin, aksi halde malın ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağının hükme bağlandığı, davalı tarafa aracın 04.11.2016 tarihinde devredildiği, davalı tarafça araçtaki arızanın 2017 yılı Ocak ayında öğrenildiği ve davacıya bildirildiği, davacının bir işlem yapmaması nedeniyle vekaletten azledildiği ifade edilmiş ise de gizli ayıbı öğrenen davalının bunu hemen davacıya bildirdiğine dair soyut iddia dışında bir belgenin dosyaya sunulmadığı, azilnamede de azil sebebine dair herhangi bir bilgiye yer verilmediği, davalının cevap dilekçesinde açıkça icra takibine geçildikten yani 15.03.2017 tarihinden sonra aracın kullanılmaya devam olunduğunun belirtildiği, davalının aracı ayıbıyla kabul etmiş sayılacağı, "senettir" başlıklı belgede açıkça davacı tarafa verilen vekaletnameden davacının herhangi bir sebepten dolayı azledilmesi halinde hiçbir şeye lüzum kalmaksızın davacıya 100.000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığı, tapu kaydından taşınmazın davacıya devredilmediği gibi davacının vekaletten de azledilmiş olduğu, davacının davalıdan 100.000,00 TL'nin ödenmesini talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının, Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün 2017/3390 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 100.000,00 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden devamına, alacak likit olduğundan asıl alacaağın %20'si oranındaki 20.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2020 tarihli kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içerisinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairenin 29.09.2021 tarihli ilamıyla; davacının edimini yerine getirerek aracı teslim ettiği ve davalı adına tescil ettirdiği, karşılığında davalının taşınmazının davacıya satış yetkisini içeren vekaletten azlederek kendi üzerine düşen edimini yerine getirmediği, davalının, söz konusu aracı ayıp kapsamında iade etmediği ve herhengi bir bildirimde bulunmadığı,"senettir" başlıklı belgedeki düzenlemeye göre davalı tarafça yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde davacıya 100.000,00 TL ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, bu kararlaştırmanın TBK'nın 179/1 maddesinde düzenlenen seçimlik ceza-i şart niteliğinde olduğu, davacı eldeki dava ile ceza-i şartı talep ettiğine göre TBK'nın 180/2 maddesindeki alacak davacının uğradığı zararının ceza tutarını aşamayacağı gözetilerek davacının taşınmaz satış yetkisine ilişkin vekaletten 24.01.2017 tarihinde azledilmiş olduğu göz önüne alınarak, bu tarih itibariyle dava konusu taşınmazın rayiç değerinin tespit edilerek, söz konusu değer sözleşmede belirtilen 100.000,00 TL'nin altında çıkarsa bu değere, üstünde hesaplanırsa en fazla 100.000,00 TL'ye hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan 13.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre azilname tarihinde taşınmazın değerinin 39.405,04 TL olarak tespit edildiği, birleşen dava dosyasında davacının cezai şartı aşan zararının tazminini talep ettiği ancak; davacının davalı yana araç sattığı, karşılığında davalı tarafından davacıya tarla satış yetkisi içeren vekaletname verildiği yani tarla ile aracın takas edildiği, tarafların araç ile taşınmazın değerinin eşit olduğu konusunda anlaştığı, asıl dava dosyasında azilname tarihindeki değer üzerinden taşınmazın bedeline hükmedilerek davacının zararının giderildiği, dolayısıyla artık davacının arabanın değerinin daha fazla olduğunu ileri sürerek aracın değeri hesaplanarak cezai şartı aşan zararı talep edemeyeceği, zaten tazminata esas herhangi bir delil ve belge sunulmadığı, yani cezai şartı aşan zararın ispat edilmediği gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, davalılar murisi ...'nın Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün 2017/3390 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 39.405,04 TL'lik asıl alacak yönünden iptali ile, takibin 39.405,04 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin ve alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının kötüniyeti ispat edilmediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı; taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; aracın satış değeri dahi dikkate alınsa müvekkilinin zararının giderilmediğini, müvekkilinin devir tarihinde 100.000,00 TL'lik aracını davalıya verdiği halde hiçbir şey alamadığını, birleşen dava kapsamında müvekkilinin kararlaştırılan cezai şart tutarını aşan zararını istediği halde birleşen davanın reddinin hatalı olduğunu, aracını verdiği halde karşılığında birşey alamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalılar vekili; dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere devre konu araçta satış anında bildirilmeyen ayıpların olduğunu, davacının, müteveffanın bildirimde bulunmadığına yönelik iddialarının yersiz olduğunu, müteveffanın davacıya düzenlediği “senettir” başlıklı belgenin, adi senet olarak araç karşılığında takas edilen tarlanın devrinin geçmemesi nedeniyle güvence olarak verildiğini, ancak davacı tarafından satılan söz konusu aracın gizli ayıplı bir araç olduğunu, davalı müvekkilin murisi tarafından bu durum bildirilmesine rağmen davacı tarafından bu durumun kabul edilmediğini, Mahkemece dinlenen davacı tanığı ...'ın “yaklaşık 3-4 ay sonra sanıyorum telafonla ..'e ulaşıldı ve aracın arızalı olduğundan bahsedildi...” şeklinde beyanda bulunduğunu, söz konusu araçtaki gizli ayıbın ortaya çıkar çıkmaz davacıya ihbar edildiğinin sabit olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararında; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda kararın verilmiş olmasına ve bozmaya uymakla kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluşturan kısımlar hakkında Mahkemece yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, fazla alınan temyiz harcının da istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı