Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/706 E., 2025/3652 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/706 E., 2025/3652 K. (30.06.2025) – Velayet

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/706
Karar No
2025/3652
Karar Tarihi
30.06.2025
Konu
Velayet, Miras

3. Hukuk Dairesi 2025/706 E. , 2025/3652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1021 E., 2024/1834 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/194 E., 2024/192 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalılar vekillerinin duruşma taleplerinin miktar yönünden reddi ile temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davacının, davalı ... ve davalı ...'in babası ... ile kardeş olduğunu, anneleri ...'in 26.11.2020 tarihinde vefatıyla geriye mirasçısı olarak ..., ... ve ...'in mirası reddetmesi sebebiyle ...'in oğlu ...'in kaldığını, murisin vefatından önce ağır diyaliz hastası olması nedeni ile Covid 19 salgını döneminde hastaneye gidiş gelişlerde özel araç edinmesinin zorunlu hale geldiğini, annesinin bakımını kendisi yaptığından, bedelini ödeyerek 2019 model, ... plakalı ... marka aracı, engelli indiriminden yararlanarak ÖTV muafiyeti ile murisi annesi adına satın aldığını, annesinin isteği ile kardeşleri ile arasında imzalanan sözleşme ile, murisin vefat etmesi halinde, söz konusu aracın mülkiyetinin, hiçbir hak iddiasında bulunulmaksızın karşılıksız olarak kendisine devredilmesi hususunda anlaştıklarını, sözleşmeye göre, bu aracın alımı sırasında yapılacak tüm ödemelerin, kendisi tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, yine sözleşme hükümleri gereğince, engelli aracının, 5 yıl dolmadan satılması yasak olduğundan, süre sonunda aracın devri söz konusu olursa, kardeşleri ... ve ...'in, araç üzerinde hiçbir hak talebinde bulunmayacaklarını şahitlerin huzurunda beyan ettiklerini, kardeşi ...'in bu sözleşmeyi imzaladığı tarihte murisin yasal mirasçısı konumunda olduğunu, aracın satın alınmasına ilişkin tüm ödemelerin ve masrafların kendisi tarafından yapıldığını, kredi ödemelerinin halen sürdüğünü, kardeşi ...'in eski eşi ... 'in, velayeti altındaki oğlu davalı ...'yı temsilen, mirasın reddi sonrası söz konusu araç için kötüniyetli olarak ortaklığın giderilmesi davası açtığını, aracın yakalanarak, yediemin deposuna konulduğunu ileri sürerek söz konusu aracın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitine, aksi halde ise, aracın, güncel rayiç değerinin, aracın kullanılamaması nedeniyle uğranılan zararın, araç için ödenen zorunlu mali sorumluluk sigortasının, trafik sigortasının, aracın yıllık bakım servisi ücretlerinin ve araç için ödenen vergilerin ticari avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; davalı ...'nın babası ...'in, annesinin mirasını reddettiğini, bu nedenle davalının, babaannesinin yasal mirasçısı olduğunu, murise ait ... plakalı aracın 1/3 hissesinin davalıya intikal ettiğini, davalının annesinin, miras haklarını korumak ve ihtiyaçlarını giderebilmek amacıyla davalıya velayeten Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/3653 sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açtığını, söz konusu sözleşmede murisin imzasının bulunmadığını, sözleşmenin muvazaalı olarak düzenlendiğini, sözleşmenin, her zaman düzenlenebilir adi nitelikte bir belge olduğunu, davacı, her ne kadar dava konusu arabanın taksitlerini ve masraflarını kendisinin ödediğini iddia etmişse de hiç kimsenin kendi muvazaasına dayalı olarak talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... davaya cevap vermemiş, duruşmada alınan beyanında davayı kabul etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, inanç sözleşmesinin ancak yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcı bulunması halinde, tanık dahil her türlü delil ile kanıtlayabileceği, dosya kapsamında bu nitelikte bir delil ya da yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge bulunmadığı, banka dekontlarının tek başına ispata yeterli olmadığı, davacı vekilinin, yemin teklifinde bulunması ile davalının yemin ettiği, dava konusu araç bedelinin davacı tarafından ödenmiş olmasının tek başına inanç sözleşmesinin varlığını ispat için yeterli olmadığı, aracın mülkiyetinin davacıya verilmesinin söz konusu olamayacağı, davacının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, murisin vefatından sonraki dönem için yapmış olduğu ödemeleri, miras payından fazla olan ödemeler yönünden, davalılardan miras payları oranında isteyebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, ... plaka numaralı ... marka aracın mülkiyetinin davacı ...'e ait olduğunun tespiti talebinin reddine, her bir davalıdan 94.746,33 TL olmak üzere toplam; 189.492,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddiaları ve dinlenen davacı tanıklarının beyanları ile yasal mirasçılar arasında 22.01.2020 tarihinde imzalanan yazılı sözleşme kapsamı, ödemelere ilişkin dekontlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının, annesi adına aldığı aracın bedelini, dekontu sunulan banka havalesi ile kredi ödemeleri kapsamıyla ödediğini ispat ettiğinin anlaşıldığı, hal böyle olunca mahkemece; söz konusu aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine yönelik öncelikli talep yönünden davanın kabulüne yönelik karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile aracın alımı için davacı tarafından ödenen bedelin diğer mirasçılardan payları oranında tahsiline karar verilmiş olmasınin isabetsiz olduğu, kabule göre de aracın dava tarihindeki rayiç değerinin belirlenmesi suretiyle tahsili yönünden hüküm kurulması gerektiğinin göz ardı edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı ...'in yerinde olmayan tüm istinaf sebeplerinin reddine, davacının, mülkiyetin tespitine yönelik istinaf sebebinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına davanın kabulüne, ... plakalı aracın mülkiyetinin, davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili; istinaf kararına esas alınan sözleşmenin murisin imzasını taşımaması nedeniyle geçersiz olduğunu, evrağın ortaklığın giderilmesi davasından muvazaalı olarak düzenlediğini, davalının sözleşmede imzası bulunmadığından davalıyı bağlamayacağını, aracın muris tarafından engellilere vergi indirimi kullanılmak suretiyle alındığını, kredileri murisin ödediğini, davacının kendi muvazaasına dayanamayacağını, sözleşme geçersiz olduğundan tanık dinlenemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili; davalının yerel mahkeme kararına istinaden araca ilişkin üzerine düşen ödemeyi icra dosyasına derhal yaptığını, istinaf mahkemesince duruşma açılmamasına rağmen yeniden kurulan hükümde davalı aleyhine verilen vekalet ücretinin hükmedilmesinin hatalı olduğunu, murisin imzasını içermeyen sözleşmenin geçersiz olduğunu, sözleşmenin diğer davalı muris ... nın da imzası içermediğini, bu sebeple de geçerli olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, araç mülkiyetinin tespiti, olmadığı takdirde rayiç araç bedeli, aracın kullanılamaması nedeniyle uğranılan zarar ve araca yapılan masrafların tahsili istemine istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı, davacının iddiasının inançlı işleme dayalı olduğu, bu iddianın 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı belge ya da yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge ile kanıtlanması gerektiği, davacı ile diğer mirasçılar olan kardeşleri arasında imzalanan 22.01.2020 tarihili sözleşmede engelli muris adına devletin engelliler için tanımış olduğu vergi muafiyeti hakkı kullanılarak alınacak aracın ödemelerinin davacı tarafından yapılacağının, murisin vefatı halinde aracın davacıya ait olacağının ve mirasçıların dava konusu araçla ilgili olarak davacıdan herhangi bir hak talep etmeyeceklerinin kararlaştırıldığı, davacının inançlı işlemi ve aracın bedelini ödediğini yazılı belge ile ispatladığı, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilirken davacı yararına hükmedilen avukatlık ücretinin; karar tarihinde yürürlükte olan tarife esas alınarak belirlenmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Somut olayda davacı, muris adına alınan özürlü aracının bedelinin kendisi tarafından ödendiğini, muris ölünce aracın mülkiyetinin kendisine geçeceğinin diğer mirasçılarca da kabul edildiğini, ancak davalı mirasçının araç üzerinde hak iddia ettiğini ileri sürerek, araç mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise bu karar kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Aracın alındığı tarihte mülkiyet özürlü muris adına tahakkuk etmiş olup, diğer mirasçıların henüz kendilerine hak intikal etmeden murisin sağlığında, ileride doğacak ancak henüz doğmamış haktan feragatleri geçerli değildir. Kaldı ki davacı bu iddiasını dahi ispat edememiştir. Öte yandan, KYT Kanunu’nun 20. Maddesinde yer alan “Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir.” Hükmü uyarınca araçların mülkiyeti ancak noter huzurunda yapılacak resmi satışla devrolunabileceğinden böyle bir sözleşmenin hukuki geçerliliği de bulunmamaktadır. Keza, Dairemizin (3. HD’nin) 19.06.2025 T. Ve 2025/46 E.- 3443 sayılı Bozma ilamında da, “Davacı, aracın gerçekte kendisine ait olduğunu satış bedelinin tarafından ödendiğini, engellilere tanınan ÖTV muafiyetinden yararlanmak amacıyla işlemlerin kısıtlı adına yapılarak yine onun adına tescil edildiğini iddia ederek araç mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Mahkemece kısıtlı ile davacı arasında inançlı işlem olduğu ve bunun tanık beyanlarıyla ispatlandığı kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, araç mülkiyeti trafik siciline tescil ile kısıtlı adına onun vefatıyla da tüm mirasçılara geçmiş olup, davacı araca hiçbir zaman tek başına malik olmamıştır. Bu itibarla, inançlı işlemin varlığından söz edilemeyeceğinden davacının mülkiyet talebinde bulunamayacağı ancak ispatlaması halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödediği araç satış bedelini talep edebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” Şeklindeki gerekçede de görüleceği üzere, özürlü adına alınan aracın sırf bedelinin ödenmesi, bedeli ödeyen kişiye, murisin ölümünden sonra mülkiyet hakkı tanımayacaktır. Anılan nedenlerle aksi yönde sonuca ulaşan mahkeme kararını onayan Daire çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c0c08bced155c47f 9eb0aff7fa5d5988

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı