3. Hukuk Dairesi 2025/3277 E. , 2025/3808 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/187 E., 2022/93 K. İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373/4. maddesi uyarınca; Yargıtayın bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verilmesi halinde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, 6100 sayılı Kanun’un 362. maddesinde öngörülen kesinlik sınırına tabidir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1. maddesinin (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Dosya içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktar 33.526,35 TL olup karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı vekili kararı karşı tarafın temyiz dilekçesine verdiği cevapla birlikte (katılma yoluyla) temyiz etmiştir. Katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, karşı tarafın asıl temyiz dilekçesinin normal temyiz süresi içerisinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması koşulu ile sınırlandırılmıştır. Karşı tarafın (davalı vekilinin) temyiz istemi, yukarıda belirtildiği üzere (miktar itibariyle) reddedilmiş olmakla, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin de karşı tarafın temyizine bağlı olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ise karşı tarafın temyiz istemine bağlı olması nedeni ile REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 89ab9a7260b892b7 ad4c8af27606d22e
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3277 E., 2025/3808 K. (04.09.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3277
- Karar No
- 2025/3808
- Karar Tarihi
- 04.09.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3256 E., 2025/3803 K. 04.09.2025
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3265 E., 2025/3804 K. 04.09.2025
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3267 E., 2025/3805 K. 04.09.2025
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3294 E., 2025/3810 K. 04.09.2025
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3347 E., 2025/3812 K. 04.09.2025
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3389 E., 2025/3817 K. 04.09.2025