3. Hukuk Dairesi 2025/2651 E. , 2025/5110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/232 E., 2023/353 K. Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; ortak murislerinin müvekkillerini mirastan mahrum bırakmak amacıyla taşınmazlarının büyük bir bölümünü davalıya satış gibi göstermek suretiyle devrettiğini, murisin vefatından sonra müvekkillerinin davalı aleyhine muvazaa nedeni ile dava açmak istediklerini ancak davalının anlaşma yoluna giderek 10.04.2012 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, bu sözleşme içeriğine göre davalının altı adet daireyi müvekkillerine vermeyi aksi hâlde bu dairelerin yaklaşık bedeli olan 900.000,00 TL’yi ödemeyi taahhüt ettiğini ancak edimini yerine getirmediğini, sözleşmedeki bedelin tahsili için başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek vâki itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.07.2015 tarihli kararıyla; davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 19.09.2018 tarihli kararıyla; davacının icra takibi yapmak ve eldeki davayı açmak ile davalıyı temerrüde düşürdüğü, davacının sözleşmeye dayanarak ihtar çekmeden de talepte bulunabileceği, Mahkemece taraflar arasındaki 10.04.2012 tarihli sözleşmenin geçerli olup olmadığı ve sözleşme hükümleri incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.01.2019 tarihli kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin resmî şekilde yapılmamış olması nedeniyle geçersiz olduğu, sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında yerine getirilen edimlerin iadesi istenebilirse de taraflar arasında yerine getirilmiş bir edim bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekilince temyiz başvurusunda bulunulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı Dairenin 14.12.2020 tarihli kararıyla; taraflarca imza altına alınmış olan 10.04.2012 tarihli sözleşmede her ne kadar 6 adet dairenin tapularının davacılara verileceği yazılı olup tapulu taşınmazların devrine ilişkin hükümler içermekte ise de sözleşmenin son paragrafında “..ben ... ise bu sözleşmeye göre kız kardeşlerime vermeye söz verdiğim 6 adet daireyi vermediğim taktirde bu dairelerin yaklaşık bedelleri olan 900.000 TL yi iş bu sözleşmenin imzalandığı tarihten geçerli faizi ile birlikte kardeşlerim ..., ... ve .. .. ödemeyi kabul ve taahhüt ederim” şeklinde davacıların alacağı bedel hasredilmiş ve davacılar da bu bedelin tahsilini istemiş olup davacıların takip dosyasında talep ettikleri asıl alacak ve faiz istemi ile dosyadaki bilirkişi raporu da dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Direnme Kararı Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli kararıyla; önceki karar gerekçesi tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2023 tarihli kararıyla; davalının, davacı olan kız kardeşlerine ya taşınmazları devretmeyi ya da bedellerini ödemeyi taahhüt ettiğinden, davaya konu edilen bedelin cezai şart olduğundan ve geçersizliğinden bahsedilemeyeceği, davalının ayrı ve açıkça taahhüt ettiği anılan bedelden sorumlu olduğu, hâl böyle olunca direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve genişletilmiş gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında belirtilen kararıyla; davaya konu edilen bedelin sözleşme ile taahhüt edilen bedel olduğu, işlemiş faizin tespiti hususunda bilirkişiden alınan raporda sözleşme tarihinden takip talebi tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 158.850,00 TL olarak hesaplandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, alacak miktarı likit olduğundan davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüyle, davalı tarafından icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, 900.000,00 TL asıl alacak ve 158.850,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.058.850,00 TL üzerinden takibin devamına, bu hususta fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 180.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V.TEMYİZ Dairece kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı vekili; temyiz dilekçesindeki hususları tekrar ederek Mahkemece, gerekçeli mesleki mazeretinin usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, Mahkemenin davayı kabul gerekçesinin eksik incelemeye dayalı ve dosya kapsamına da aykırı olduğunu belirterek Daire onama ilamının kaldırılarak Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle uyulmasına karar verilen önceki bozma ilamları ile usulî kazanılmış hakların oluştuğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.