Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/232 E., 2025/3721 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/232 E., 2025/3721 K. (01.07.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/232
Karar No
2025/3721
Karar Tarihi
01.07.2025
Konu
Tapu, Miras

3. Hukuk Dairesi 2025/232 E. , 2025/3721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1078 E., 2024/1669 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/610 E., 2023/74 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalının müvekkilinin abisi olduğunu, müvekkilinin ekonomik olarak sıkıntıya düşen davalı abisine şahsi altın hesabından Ağustos 2011 tarihinden başlamak üzere altın bozdurmak ve teminat mektubu vermek suretiyle borç para verdiğini, müvekkilinin o tarihlerde hissedarı olduğu şirket hesabından davalının borç para aldığını, davalının aradan geçen süreye rağmen borçlarının büyük kısmını ödemediğini, müvekkilinin Antalya'daki dairesinin vekaleten davalı tarafından 30.04.2013 tarihinde satılmasına rağmen satış bedelinin ödenmediğini, davalının Antalya Merkez ilçesi, Koyunlar Köyü, 326 parselde kayıtlı taşınmazının 2.000 m²'lik kısmını borçlarına karşılık müvekkiline sattığını, bu satışa binaen müvekkilinin Temmuz 2012 tarihinde yukarıda bahsi geçen hesaplarını davalıya devrettiğini, şifahen yapılan anlaşmayı tarafların 07.03.2015 tarihinde yazıya döktüklerini, anapara borcunun 600.000,00 TL kaldığı konusunda mutabakata vardıklarını ve sözleşmeyi imzaladıklarını, ancak tapu devrinin gerçekleştirilmediğini, bilahare taşınmazın davalı adına değil eşinin adına kayıtlı olduğunu ve davalının eşine isabet eden hissenin satılan taşınmaz hissesinden az olduğunun ortaya çıktığını, taraflar arasında yapılan adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesi geçersiz olduğundan davalının 600.000,00 TL borcu olduğunun çekişmesiz olduğunu, müvekkilinin davalıya 02.08.2017 tarihinde uyarlanmış bedeli kendisine ödemesi için ihtar çektiğini ancak borcun ödenmediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, 600.000,00 TL alacağın yasal faiziyle ve denkleştirici adalet ilkesi gereği hesaplanacak karşılığıyla davalıdan tahsilini istemiş, 02.02.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle, bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 367.815,18 TL artırarak, 967.815,18 TL'nin temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; dava dilekçesinde bahsi geçen altın ve nakit şeklinde bahsedilen ödemelerin arsa devri için gerçekleştiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme sırasında 30.000,00 TL güvence bedelinin müvekkili tarafından davacıya verildiğini, sözleşmeye ek olarak da 570.000,00 TL bedelli teminat senedinin davacıya teslim edildiğini, sözleşmede taşınmazın devir tarihinin belirlenmediğini, sözleşme ve davaya konu taşınmazın müteveffa .... mirasçıları üzerine kayıtlı olduğunu, murisin müvekkilinin eşinin babaannesi olduğunu, davacının bu durumu bildiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazı davacıya devretmeye hazır olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 07.03.2015 tarihinde imzalanan sözleşme ile davalının davacıya olan 600.000,00 TL'lik borcunu ikrar ettiği, bilirkişi raporunda, bu bedelin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün 967.815,18 TL olduğunun bildirildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 967.815,18 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, teminat senedinin davalı tarafa iadesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yapılan sözleşmenin başından itibaren ifa olanağı taşımadığından dava konusu 600.000,00 TL'nin Yargıtay içtihatları doğrultusunda ve talep doğrultusunda dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün tespit edildiği, sözleşme tarihinden sonra ödemeye ilişkin davalı tarafça herhangi bir beyan ve bu beyanı ispata ilişkin herhangi bir vesika sunulmadığı, yine aynı sözleşmede teminat olarak verilen senedin Mahkemece iadesine de karar verildiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; taraflar arasında adi yazılı şekilde erteleyici şarta bağlanmış bir sözleşme tanzim edildiğini, erteleyici şart dava tarihi itibariyle gerçekleşmediğinden müvekkilinin işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, gerekçeli kararda belirtilen bilgilerin hatalı olduğunu, ilgili hususlarla alakalı taraflarına soru yöneltilmeden yanılgılı bir şekilde hüküm tesis edilmesinin adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geldiğini, dava konusu sözleşmede de yazdığı üzere, tapu devri verilinceye kadar 570.000,00 TL'lik teminat senedinin müvekkili tarafından davacıya verildiğini, müvekkilinin sözleşme yapılırken 30.000,00 TL karşılığını iade ederek, kalan 570.000,00 TL üzerinden teminat senedi verdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin davacıya iade etmesi gereken bedelin 570.000,00 TL olduğunu, teminat senedinin hala davacının uhdesinde olduğunu, kabul kararıyla davacının sebepsiz zenginleşmiş olacağını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici taşınmaz satış sözleşmesi gereğince ödenen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında 07.03.2015 tarihli haricen düzenlenen taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca, davacı alıcı tarafından davalı satıcıya satış bedeline mahsuben 600.000,00 TL ödendiği, işbu paranın davalıya verildiğinin sözleşmede hüküm altına alındığı, taraflar arasında imzalanan davaya konu harici taşınmaz satış sözleşmesinin resmi şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle geçersiz olduğu, taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmayacağı ancak tarafların sözleşme gereği birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteme hakkına sahip olduklarının anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! aaaf5a7fe9ee4652 3a854f24ff7dd0f4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı