Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/1951 E., 2025/5472 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1951 E., 2025/5472 K. (19.11.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1951
Karar No
2025/5472
Karar Tarihi
19.11.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/1951 E. , 2025/5472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/340 E., 2025/300 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/419 E., 2023/523 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilerinin 01.08.2019 tarihinde Karşıyaka'da bulunan davalı tarafa ait hamburgerciye gittiklerini, yemekten sonra müvekkili .... ve oğlu diğer müvekkili ... iş yerine ait çocuk oyun alanına geçtiklerini, müvekkil ... annesinin gözetimde oyun oynarken başka bir çocuğun itmesi sonucu düşerek kafasını oyun alınının zeminine çarparak yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın ihmali bulunduğunu, olayın gerçekleştiği yerin işletmesi davalı ... Gıda Restaurant Yiyecek ve İçecek Hizmetleri A.Ş.'de olmakla birlikte, çalışanların diğer davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından sağlandığını, bu nedenle tarafların ortaya çıkan zarardan müteselsil sorumlu olduğunu, oyun alanında bakımların yapılmamış ve ihmal edilmiş olması nedeniyle müvekkili .... kafasını normalde yumuşak olması gereken yere değil sertleşen zemine çarparak yaralandığını, oyun alanında bulunan 4-7 yaş arasına uygun olduğu uyarı panosunun davalıların sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, iş yerinin müdürü dava dışı ... ... hakkında şikayette bulunulduğunu, Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/3052 D.İş nolu dosyasında 23.10.2019 tarihinde kamu davasının açılması amacıyla kararın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiğini ileri sürerek; belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı .... vekili; dava konusu olay hakkında davacıların şikayeti üzerine Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/729 E. sayılı yargılaması sonucunda taksirle yaralama suçu ile itham edilen müvekkili çalışanlarının beraatlerine dair verilen kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi ile kesinleştiğini, olayda herhangi bir taksirli hareketlerinin yahut ihmallerinin bulunmadığını, ceza yargılamasında alınan davacı ...'nun 03.08.2019 tarihli ifadesinde davacı ...'in başka bir çocuğun itmesi ile düştüğünün belirtildiğini, 04.08.2019 tarihli CD inceleme tutanağında da başka bir çocuk tarafından itildiği ve oyun alanının kırımızı renkli süngerle kaplı olduğunun belirtildiğini, oyun alanının servis bakımları ve rutin kontrollerinin zamanında yapıldığını, buna dair görsel kontrol formunun sunulduğunu, soruşturma safhasında A sınıfı iş güvenliği uzmanından alınan raporda da oyun alanının süngerle kaplı olduğunun belirtildiğini, davacı yanın iddiasını aksine ne CD incelme tutanağında ne de bilirkişi raporunda süngerlerin eskimiş olduğuna dair bir tespitin bulunmadığını, 4-7 yaş arası oyun oynması tavsiye edilen oyun alanına 3 yaşındaki davacı ...'in bırakılmasında annesi diğer davacı ...'nun ihmali bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Tab vekili; müvekkilinin lisans verme hakkında istinaden ... .. marka hakkını Türkiye'ye kullandırdıklarını, diğer davalı .. müvekkilinden aldığı alt lisans ile dava konusu olayın meydana geldiği yeri işlettiğini, diğer davalının ticari faaliyetlerini kendi ad ve hesabına yaptığını, kendi personelini idame ettirdiğini, işletmenin her türlü hukuki ve ticari sorumluluğunu üstlendiğini, davacılar tarafından şirketlerinin haksız ve kötü niyetli bir şekilde taraf kılındığını, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacılar ile hiçbir hukuki ilişkisi bulunmaya şirketlerine karşı dava ikame edilmesinin davacı tarafın hukuki bir yararının bulunmadığından dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, diğer davalının bordrolu restoran müdürü aleyline açılan ceza davasının beraatle sonuçlandığını, dava dilekçesi ile davacıların oyun alanının 4-7 yaş için uygun olduğuna dair uyarı panosu bulunduğunu ikrar ettiklerini, olay tarihinde davacı ...'in 3 yaşında olduğunu ve olayın meydana gelmesinde anne ve babası diğer davalıların ihmalinin bulunduğunu, savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu kazanın ... ... unvanlı işyerinde bulunan çocuk oyun alanında davacı küçüğün başka bir çocuk tarafından ittirilip düşmesi şeklinde meydana geldiği, davacı ...'nun şikayeti üzerine iş yeri müdürü ... .... hakkında Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/729 E., 2020/227 K. sayılı dosyasında taksirle yaralama suçundan yapılan yargılama neticesinde beraatine dair verilen kararın kesinleştiği, bu dosyada alınan 27.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda ve 04.08.2019 tarihli CD inceleme tutanağında oyun alanının kırmızı renkli sünger ile kaplı olduğunun belirtildiği, dosyaya sunulan resimler incelendiğinde de oyun alanının etrafının sünger üzerinde muşamba ile kaplı olduğunun görüldüğü, oyun alanınında bulunan uyarı levhasında oyun ekipmanının 4-7 yaş grubu çocukların oynamasına uygundur yazısının mevcut olduğu, davacı küçüğün olayın meydana geldiği tarihte 3 yaşında olduğu, davacı küçüğün gözetimi ile ilgili sorumluluğun ebeveynleri diğer davacılarda olduğu, dosyada oyun alanının davalı taraflarca bakımının yapılmadığına veya ayıplı hizmet sunulduğuna dair belge ve delilin bulunmadığı, dolayısıyla davalıların sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, davalıların çocuk oyun alanının güvenliğini sağlama ve denetleme yükümlülüğünü ihmal ettiğini, oyun alanındaki süngerlerin aşınması ve yenilenmemesi sonucunda kazanın meydana geldiğini, sunulan ayıplı hizmet sonucu maddi ve manevi zararın doğduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre, Hâkimin zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmadığını, sunulan fotoğraflardan süngerlerin aşındığının ve sert yüzeyin ortaya çıktığının anlaşıldığını, bu nedenle davalı tarafların kusurlu olduğunu, müvekkillerinin yaşadığı travma nedeniyle psikolojilerinin bozulduğunu, davalı taraf vekillerinin mazeretsiz şekilde arabuluculuk görüşmelerine katılmaması nedeniyle vekalet ücretlerinin taraflarına yükletilmesinin hatalı olduğun ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı küçüğün davalıların işletmesinde bulunan oyun alanında düşmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle hükme esas alınan ve denetim ile hüküm kurmaya elverişli 27.09.2019 tarihli bilirkişi raporu ve 04.08.2019 tarihli CD inceleme tutanağına göre davaya konu olayın gerçekleşmesinde davalıların sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin on birinci fıkrası "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle: 07.11.2024-7531/25 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." hükmünü havidir. Eldeki uyuşmazlık hakkında düzenlenen 17.08.2021 tarihli arabuluculuk son tutanağının incelenmesi neticesinde; davalı Tab A.Ş.'nin ilk ve son oturuma katılmadığı görülmüştür. Bu itibarla; mezkur kanun maddesi uyarınca davalı Tab lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken tamamına hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının altıncı bendine "(Davalı ..... Gıda Restaurant Yiyecek ve İçecek Hizmetleri A.Ş. yönünden 50,00 TL'yi, Davalı Tab Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 25,00 TL'yi geçmemek üzere)" ibaresinin ve yedinci bendine de "(Davalı ... Gıda Restaurant Yiyecek ve İçecek Hizmetleri A.Ş. yönünden 4.500,00 TL'yi, Davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 2.250,00 TL'yi geçmemek üzere)" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 35c28c0a9216beb4254c9a1fc19ed95b 5ef5b4c6011b05ad This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2025/1951 E. , 2025/5472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/340 E., 2025/300 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/419 E., 2023/523 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilerinin 01.08.2019 tarihinde Karşıyaka'da bulunan davalı tarafa ait hamburgerciye gittiklerini, yemekten sonra müvekkili .... ve oğlu diğer müvekkili ... iş yerine ait çocuk oyun alanına geçtiklerini, müvekkil ... annesinin gözetimde oyun oynarken başka bir çocuğun itmesi sonucu düşerek kafasını oyun alınının zeminine çarparak yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın ihmali bulunduğunu, olayın gerçekleştiği yerin işletmesi davalı ... Gıda Restaurant Yiyecek ve İçecek Hizmetleri A.Ş.'de olmakla birlikte, çalışanların diğer davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından sağlandığını, bu nedenle tarafların ortaya çıkan zarardan müteselsil sorumlu olduğunu, oyun alanında bakımların yapılmamış ve ihmal edilmiş olması nedeniyle müvekkili .... kafasını normalde yumuşak olması gereken yere değil sertleşen zemine çarparak yaralandığını, oyun alanında bulunan 4-7 yaş arasına uygun olduğu uyarı panosunun davalıların sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, iş yerinin müdürü dava dışı ... ... hakkında şikayette bulunulduğunu, Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/3052 D.İş nolu dosyasında 23.10.2019 tarihinde kamu davasının açılması amacıyla kararın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiğini ileri sürerek; belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı .... vekili; dava konusu olay hakkında davacıların şikayeti üzerine Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/729 E. sayılı yargılaması sonucunda taksirle yaralama suçu ile itham edilen müvekkili çalışanlarının beraatlerine dair verilen kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi ile kesinleştiğini, olayda herhangi bir taksirli hareketlerinin yahut ihmallerinin bulunmadığını, ceza yargılamasında alınan davacı ...'nun 03.08.2019 tarihli ifadesinde davacı ...'in başka bir çocuğun itmesi ile düştüğünün belirtildiğini, 04.08.2019 tarihli CD inceleme tutanağında da başka bir çocuk tarafından itildiği ve oyun alanının kırımızı renkli süngerle kaplı olduğunun belirtildiğini, oyun alanının servis bakımları ve rutin kontrollerinin zamanında yapıldığını, buna dair görsel kontrol formunun sunulduğunu, soruşturma safhasında A sınıfı iş güvenliği uzmanından alınan raporda da oyun alanının süngerle kaplı olduğunun belirtildiğini, davacı yanın iddiasını aksine ne CD incelme tutanağında ne de bilirkişi raporunda süngerlerin eskimiş olduğuna dair bir tespitin bulunmadığını, 4-7 yaş arası oyun oynması tavsiye edilen oyun alanına 3 yaşındaki davacı ...'in bırakılmasında annesi diğer davacı ...'nun ihmali bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Tab vekili; müvekkilinin lisans verme hakkında istinaden ... .. marka hakkını Türkiye'ye kullandırdıklarını, diğer davalı .. müvekkilinden aldığı alt lisans ile dava konusu olayın meydana geldiği yeri işlettiğini, diğer davalının ticari faaliyetlerini kendi ad ve hesabına yaptığını, kendi personelini idame ettirdiğini, işletmenin her türlü hukuki ve ticari sorumluluğunu üstlendiğini, davacılar tarafından şirketlerinin haksız ve kötü niyetli bir şekilde taraf kılındığını, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacılar ile hiçbir hukuki ilişkisi bulunmaya şirketlerine karşı dava ikame edilmesinin davacı tarafın hukuki bir yararının bulunmadığından dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, diğer davalının bordrolu restoran müdürü aleyline açılan ceza davasının beraatle sonuçlandığını, dava dilekçesi ile davacıların oyun alanının 4-7 yaş için uygun olduğuna dair uyarı panosu bulunduğunu ikrar ettiklerini, olay tarihinde davacı ...'in 3 yaşında olduğunu ve olayın meydana gelmesinde anne ve babası diğer davalıların ihmalinin bulunduğunu, savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu kazanın ... ... unvanlı işyerinde bulunan çocuk oyun alanında davacı küçüğün başka bir çocuk tarafından ittirilip düşmesi şeklinde meydana geldiği, davacı ...'nun şikayeti üzerine iş yeri müdürü ... .... hakkında Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/729 E., 2020/227 K. sayılı dosyasında taksirle yaralama suçundan yapılan yargılama neticesinde beraatine dair verilen kararın kesinleştiği, bu dosyada alınan 27.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda ve 04.08.2019 tarihli CD inceleme tutanağında oyun alanının kırmızı renkli sünger ile kaplı olduğunun belirtildiği, dosyaya sunulan resimler incelendiğinde de oyun alanının etrafının sünger üzerinde muşamba ile kaplı olduğunun görüldüğü, oyun alanınında bulunan uyarı levhasında oyun ekipmanının 4-7 yaş grubu çocukların oynamasına uygundur yazısının mevcut olduğu, davacı küçüğün olayın meydana geldiği tarihte 3 yaşında olduğu, davacı küçüğün gözetimi ile ilgili sorumluluğun ebeveynleri diğer davacılarda olduğu, dosyada oyun alanının davalı taraflarca bakımının yapılmadığına veya ayıplı hizmet sunulduğuna dair belge ve delilin bulunmadığı, dolayısıyla davalıların sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, davalıların çocuk oyun alanının güvenliğini sağlama ve denetleme yükümlülüğünü ihmal ettiğini, oyun alanındaki süngerlerin aşınması ve yenilenmemesi sonucunda kazanın meydana geldiğini, sunulan ayıplı hizmet sonucu maddi ve manevi zararın doğduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre, Hâkimin zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmadığını, sunulan fotoğraflardan süngerlerin aşındığının ve sert yüzeyin ortaya çıktığının anlaşıldığını, bu nedenle davalı tarafların kusurlu olduğunu, müvekkillerinin yaşadığı travma nedeniyle psikolojilerinin bozulduğunu, davalı taraf vekillerinin mazeretsiz şekilde arabuluculuk görüşmelerine katılmaması nedeniyle vekalet ücretlerinin taraflarına yükletilmesinin hatalı olduğun ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı küçüğün davalıların işletmesinde bulunan oyun alanında düşmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle hükme esas alınan ve denetim ile hüküm kurmaya elverişli 27.09.2019 tarihli bilirkişi raporu ve 04.08.2019 tarihli CD inceleme tutanağına göre davaya konu olayın gerçekleşmesinde davalıların sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin on birinci fıkrası "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle: 07.11.2024-7531/25 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." hükmünü havidir. Eldeki uyuşmazlık hakkında düzenlenen 17.08.2021 tarihli arabuluculuk son tutanağının incelenmesi neticesinde; davalı Tab A.Ş.'nin ilk ve son oturuma katılmadığı görülmüştür. Bu itibarla; mezkur kanun maddesi uyarınca davalı Tab lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken tamamına hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının altıncı bendine "(Davalı ..... Gıda Restaurant Yiyecek ve İçecek Hizmetleri A.Ş. yönünden 50,00 TL'yi, Davalı Tab Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 25,00 TL'yi geçmemek üzere)" ibaresinin ve yedinci bendine de "(Davalı ... Gıda Restaurant Yiyecek ve İçecek Hizmetleri A.Ş. yönünden 4.500,00 TL'yi, Davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 2.250,00 TL'yi geçmemek üzere)" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 35c28c0a9216beb4254c9a1fc19ed95b 5ef5b4c6011b05ad ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı