Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/1486 E., 2025/5249 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1486 E., 2025/5249 K. (05.11.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1486
Karar No
2025/5249
Karar Tarihi
05.11.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/1486 E. , 2025/5249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1476 E., 2025/134 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/13 E., 2023/111 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında gönül ilişkisi olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalı lehine ipotek tesis ederek borçlarını ödeyebilmesi için daha sonra geri devredeceğini güvenerek bedelsiz olarak devrettiği ... ilçesi, ... mahallesi, 1 73... parsel A blok 6 no'lu bağımsız bölümün davalı tarafından dava dışı kişilere satılarak devredildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporunda taşınmazın değeri belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davaya konu taşınmaz bedelinin bir kısmının kredi çekilmek suretiyle bakiye kısmının da satış tarihinde elden davacı tarafa ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içerisinde davacı vekili istinafa başvurmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının soruşturma dosyasındaki ifadesinin mahkeme dışı ikrar niteliğinde olduğunu, davanın ispatlandığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inanç sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; her ne kadar taşınmaz satışının muvazaalı olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiği, ispat yükü üzerinde bulunan davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmişse de, uyuşmazlığı özünde İlk Derece Mahkemesince kanaat edildiği üzere inanç sözleşmesi olduğu, ancak 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inançlı işlemin yazılı belge ya da yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge ile kanıtlanması gerektiği, bunun yanı sıra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 203. maddesinde yer alan senetle ispat istisnalarının inançlı işlemde uygulama alanı bulmayacağı, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 70c8719dfd26ff22 19ddd11fa614eed0 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2025/1486 E. , 2025/5249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1476 E., 2025/134 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/13 E., 2023/111 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında gönül ilişkisi olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalı lehine ipotek tesis ederek borçlarını ödeyebilmesi için daha sonra geri devredeceğini güvenerek bedelsiz olarak devrettiği ... ilçesi, ... mahallesi, 1 73... parsel A blok 6 no'lu bağımsız bölümün davalı tarafından dava dışı kişilere satılarak devredildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporunda taşınmazın değeri belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davaya konu taşınmaz bedelinin bir kısmının kredi çekilmek suretiyle bakiye kısmının da satış tarihinde elden davacı tarafa ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içerisinde davacı vekili istinafa başvurmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının soruşturma dosyasındaki ifadesinin mahkeme dışı ikrar niteliğinde olduğunu, davanın ispatlandığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inanç sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; her ne kadar taşınmaz satışının muvazaalı olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiği, ispat yükü üzerinde bulunan davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmişse de, uyuşmazlığı özünde İlk Derece Mahkemesince kanaat edildiği üzere inanç sözleşmesi olduğu, ancak 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inançlı işlemin yazılı belge ya da yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge ile kanıtlanması gerektiği, bunun yanı sıra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 203. maddesinde yer alan senetle ispat istisnalarının inançlı işlemde uygulama alanı bulmayacağı, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 70c8719dfd26ff22 19ddd11fa614eed0 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı