Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1168 E., 2025/4759 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1168 E., 2025/4759 K. (13.10.2025) – Tescil

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1168
Karar No
2025/4759
Karar Tarihi
13.10.2025
Konu
Tescil, Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/1168 E. , 2025/4759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/112 E., 2024/306 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ekili; müvekkiline ait 35... plakalı ... .. marka .. aracın .. .. Noterliğinin .. yevmiye numaralı 12.08.2014 tarihli satış sözleşmesi ile davalı ...'a sahte kimlik ve evraklar kullanmak suretiyle satıldığını öğrendiğini, yapılan satış işleminin geçersiz olduğunu, müvekkilinin araç maliki olarak böyle bir satışı yapmadığını, adı geçen aracın müvekkilinin kardeşi olan ... ve ... tarafından işletilen araç kiralama işyerinde, işletenler tarafından.. ve .. .. adlı kişilere kiralandığını, adı geçen kişilerin aracı müvekkiline ait sahte kimlik bilgileri oluşturarak ve onun yerine geçerek bir kişiyi de kullanarak .. Noterliğinde satış işlemi yapmak suretiyle davalıya sattıklarını, konu hakkında Ödemiş C.Başsavcılığının 2014/3919 soruşturma sayılı dosyasında soruşturmanın halen devam ettiğini ileri sürerek; .. ... Noterliğinde yapılan ... yevmiye numaralı 12.08.2014 tarihli araç satış sözleşmesinin iptaline, satış işleminin geçerli olmadığının tespitine, davalı adına olan kaydın iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı asıl; davaya konu aracı ..'te bulunan galeriden görüp beğendiğini ve yapılan pazarlık sonucu 22.500,00 TL'ye satın aldığını, iyi niyetli olduğunu, aracın satıcılarının gerçek malik olup olmadığını bilme durumunun olmadığını, nitekim satış bedeli olan 22.500,00 TL'yi satıcılara ödediğini, aracın sahte kimlikle şahsına satıldığını .. C.Başsavcılığına yapılmış olan şikayet ile öğrendiğini, aracın Ödemiş C.Başsavcılığının 2014/3919 soruşturma numaralı dosyasından davacıya teslim edildiğini, satış sözleşmesinden dolayı şahsının 22.500,00 TL zararının mevcut olduğunu, aracın sahte kimlikle şahsına satılmasında satış işlemini yapan .. 3. Noterliğinin hizmet kusurunun bulunduğunu, .. .. Noterine karşı Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/722 esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.03.2016 tarihli kararıyla; aracın malikin elinden rıza ile çıktığı, aracı emin sıfatı ile zilyetten iktisap eden davalının davacıyı zarara uğratmak maksadıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil ve kanaat verici emare bulunmadığından davalının iyi niyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 04.10.2018 tarihli ilamla;aracı kiralayan ve satışı gerçekleştirdiği beyan edilen .. ve .. .. hakkında Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/3919 sayılı dosya ile soruşturma açıldığı ve soruşturmanın devam ettiğinin görüldüğü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(TBK) 74. maddesi uyarınca bu soruşturma sonucu açılabilecek ceza davası sonucunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 165. maddesi de gözetilerek bekletici mesele yapılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2.Mahkemenin 09.02.2023 tarihli kararıyla; bozma ilamına uyularak, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/3919 soruşturma sayılı dosyası kapsamında açılan Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi 2017/8 Esas sayılı dosyasının kesinleşmiş karar örneği dosya arasına alınmış ve davalının iyiniyetli olup davacıyı zarara uğrattığına ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3.Dairece verilen 13.05.2024 tarihli ilamla; somut olayda; davacının, adına tescilli aracını kiralama maksadıyla dava dışı işletmeye teslim ettiği, akabinde dava dışı üçüncü kişiler tarafından sahte sürücü belgesi ile noterde iyiniyetli davalı ...'e satış gerçekleştirilerek aracın teslim edildiği, davalı her ne kadar iyiniyetli ise de; 2918 sayılı Kanun'un 20/d maddesine göre, araçların mülkiyetinin devri için ortada geçerli bir sözleşmenin bulunması gerektiği, oysa, eldeki davadaki sözleşme sahte sürücü belgesine dayandığından geçerli bir sözleşmeden bahsetmek mümkün olmayacağı, sahte sürücü belgesi ile temlik alan konumundaki davalı ... yönünden tescil yolsuz olduğundan, iyiniyetli olduğu düşüncesiyle, aracın mülkiyetinin davalıya geçtiği söylenemeyeceği gibi davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalının ödemiş olduğu araç bedelinin kendisine iadesi koşuluna bağlı olduğunun da kabul edilemeyeceği, ayrıca adli yargı yerinde idareyi işlem yapmaya zorlayıcı türden bir karar verilemeyeceği doğru ise de, davacı tarafından davaya konu araç satış sözleşmesinin iptali ile araca ilişkin tescil kararı istenilmiş olmakla çoğun içinde azın da olduğu ilkesinden hareketle İlk Derece Mahkemesince davaya konu aracın mülkiyetinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi gerektiği, hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince davaya konu edilen, sahte sürücü belgesi ile davalıya yapılan araç satış sözleşmesi geçersiz olduğundan mülkiyetin davalıya geçmeyeceği gerekçesiyle aracın mülkiyetinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin reddedilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu edilen, sahte sürücü belgesi ile davalıya yapılan araç satış sözleşmesi geçersiz olduğundan .. .. Noterliği'nin 12.08.2014 tarih ve .. yevmiye sayılı araç satış sözleşmesinin iptali ile, satış işleminin geçerli olmadığının tespitine, davaya konu edilen, sahte sürücü belgesi ile davalıya yapılan araç satış sözleşmesi geçersiz olduğundan dava konusu 35... plaka sayılı, ... model, .. marka, 1 99... .. motor numaralı, NM 4...5 .. şasi numaralı aracın mülkiyetinin davacı ... adına olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dava konusu aracın, davacı malikin elinden rıza ile çıktığını, 4721 sayılıTürk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 988. maddesi gereği, bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyi niyetle mülkiyet veya sınırlı ayni hak edilen kimsenin ediniminin, zilyedin bu tür tasarrufta bulunma yetkisi olmasa bile korunması gerektiğini, emin sıfatı ile zilyetten araç iktisap eden davalının kendini malik olarak tanıtan kişiler ile birlikte ve davacıyı zarara uğratmak maksadı ile hareket ettiğine dair herhangi bir delil ve kanaat verici emare bulunmadığından davalının iyiniyetli olduğunu, davalı davaya konu aracı "benzer eşyalar satan galeriden" almış olduğundan bedeli istemeye hakkı olduğunu, davacının iade davasını kazanabilmesi için davalının satış bedeli olarak ödediği bedeli iade etmesi gerektiğini. davanın, 4721 sayılı Kanun'un 989. maddesi kapsamında olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya ait aracın sahte kimlik ve evrak kullanılmak suretiyle araç alım-satım sözleşmesi ile iktisap edilmesi nedeniyle satış sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı iyiniyetli ise de; 2918 sayılı Kanun'un 20/d maddesine göre, araçların mülkiyetinin devri için ortada geçerli bir sözleşmenin bulunması gerektiği, sahte sürücü belgesi ile temlik alan konumundaki davalı ... yönünden tescilin yolsuz tescil olduğu, yolsuz tescil ile oluşan trafik tescil kaydına güven ilkesinin koruma sağlamadığından kesinleşen yönlere ilişkin ise tekrar inceleme yapılamaycağı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi gereğince ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 1086 sayılı Kanun’un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d540a3bff337df44 f46ab52af015bf85

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı