3. Hukuk Dairesi 2025/1137 E. , 2025/4317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/72 E., 2025/97 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 2. Asliye (Tüketici) Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/87 E., 2021/955 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili, müvekkili ...’nin davalı şirkete ait hastanede 24.07.2017 tarihinde normal yolla doğum yaptığını, doğumun davalı doktor tarafından gerçekleştirildiğini, doktorun hatalı müdahalesiyle müvekkili bebek ...’in sağ kolunun zarar görerek %20 oranında işlev kaybına uğradığını, davalı doktorun ve diğer personelin doğum sonrasında doğumda bir sıkıntı meydana gelmemiş gibi müvekkillerine bilgi vermeden ve sakat çocuğa müdahale etmeyip tedavisi için bir girişimde bulunmadan müvekkillerini taburcu ederek eve gönderdiğini, doktorun özen borcuna aykırı davranarak müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarına sebep olduğunu, davalı şirketin de istihdam eden olması nedeniyle doktorla birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili ... için 300.000,00 TL manevi 1.000,00 TL maddi, müvekkil ... için 150.000,00 TL manevi 1.000,00 TL maddi, müvekkili ... için 100.000,00 TL manevi 1.000,00 TL maddi tazminatın 24.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili, davacı kadının 10.07.2017 tarihinde ilk girişi yapıldığını ve müvekkili doktor tarafından muayene edildiğini, 1 hafta sonra poliklinik kontrolü yapıldığını ve sonrasında davacının 24.07.2017 tarihinde sancısının olması ve suyunun gelmesi üzerine hastaneye geldiğini, yapılan vajinal muayenesinde baş- pelvis uyumsuzluğuna dair bir bulguya rastlanmadığını, hastanın daha öncesinde normal doğumunun olduğunu, bebeğin 3800 gr doğduğunu, doğduktan sonra muayenesi yapılmak üzere yeni doğan ünitesi doktoruna verildiğini, Dr. ... tarafından muayene edilerek aileye gerekli bilginin verildiğini bebeğin takipleri için ebeveynlerin kontrole çağrıldığını ve kendilerine fizik tedavi ile çocuk nörolojisinin önerildiğini, omuz diztosisi (takılması)nın öngörülemez ve önlenemez bir durum olduğunu, hastada risk faktörü bulunmadığını, bebeğin bakım ve muayenesinin yapıldığını ve teşhisin konulduğunu kontrole çağrıldığını ve gerekli bilginin çocuk doktoru tarafından verildiğini ve kendilerine üst merkez önerildiğini, bebeğin acil tedavisinde gecikme olmadığını, ihmalin bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın hekim hatası iddiasına dayanan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, talimat yoluyla alınan bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Dairesi raporuyla vajinal yoldan doğumun yaptırılmasının uygun olduğu, sezeryan ile doğum endikasyonu bulunmadığı, omuz takılması ve brakial pleksusu hasarının vajinal doğumun önlenemez ve öngörülemez komplikasyonu olduğunun belirlendiği, raporların denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi kurulu ile adli tıp raporlarında da belirtildiği üzere, doğum öncesinde doğumun normal koşullar dışında gerçekleşebileceğine dair herhangi bir tıbbi bulguya rastlanılmadığı, sezaryen endikasyonunun bulunmadığı, doğum eyleminde uzama ya da aksaklık bildirilmediği, söz konusu bulgularla kişiye normal doğum yaptırılmasının doğru bir yaklaşım olduğu, yeni doğan küçükte saptanan brakial pleksus lezyonunun, normal doğum eylemi sırasında tüm özenin gösterildiği durumlarda dahi bebeğin vaginal yoldan çıkartılması sırasındaki manevralara bağlı olarak görülebildiği, öngörülemeyen ve önlenemeyen bir komplikasyon olarak nitelendirildiği, bebeğin fiziksel gelişimi, doğum öncesi tetkik sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; doğum eylemi sırasında bebekte plektus brakialis lezyonu oluşması yönünden davalı doktor ve davalı hastaneye atfı kabil bir kusur tespit edilmediği gerekçesi ile mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan davacıların dava dilekçesi ile davalı hastanede davalı doktor tarafından doğum yöntemleri, gerçekleştirilen normal doğumun riskleri ve komplikasyonları konusunda bilgilendirilmediklerini iddia etmedikleri, ön incelemenin tamamlanmasından sonraki bir aşamada bu iddianın ileri sürmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 141. maddesi uyarınca iddianın genişletilmesi kapsamında olup, davalı tarafından da iddianın genişletilmesine açıkça muvafakat edilmediği gibi ayrıca davacı tarafından ıslah da yapılmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince süresi içinde temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, davalı doktorun doğuma bizzat girmediği yönündeki iddialarının değerlendirilmediğini, doktorun müvekkillerine olası komplikasyonlar konusunda bilgi vermediğini, en doğru doğum yolunu seçmediğini, normal doğumla ilgili risklerin açıklanmadığını buna dair hiçbir belge bulunmadığını, brakial pleksusun bebeğin vajinal yoldan çıkartılması sırasındaki manevralara bağlı olarak görülebildiği öngörülmesine rağmen gerekli tedbirleri almadığını, doğumdan sonra yenidoğanın rahatsız olmasına rağmen herhangi bir tedaviye başlanılmadan taburcu edildiğini bu durumun başlı başına kusurlu davranış olduğunu, bilgilendirme yapılmadığına ilişkin iddialarına karşı iddianın genişletildiği gerekçesiyle itirazda bulunulmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, özel sağlık kuruluşu ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışı nedeniyle meydana geldiği iddia olunan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle yenidoğanda doğum esnasında meydana gelen brakiyal pleksus hasarının normal doğumun komplikasyonlarından biri olduğu tespit edildiği gibi komplikasyon yönetiminin yapılmadığı yönündeki iddia açısından da Adli Tıp Kurumu raporunda yeni doğana bir gün sonra başka bir hastanede tanı konulmuş olması nedeniyle aradan geçen 1 günlük sürenin ek bir zarar meydana getirmeyeceği yönünde görüş bildirildiğinin ve dava dilekçesinde aydınlatılmış onamın alınmadığına ilişkin iddianın bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9dceea73b756c884 e35ad0a190c1529f