Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1081 E., 2025/4466 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1081 E., 2025/4466 K. (01.10.2025) – Uyuşturucu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1081
Karar No
2025/4466
Karar Tarihi
01.10.2025
Konu
Uyuşturucu, Boşanma

3. Hukuk Dairesi 2025/1081 E. , 2025/4466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1359 E., 2024/1477 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/59 E., 2024/51 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, davalının oğlu ...'ın eşi olduğunu, düğün öncesi eşi ...'ın müvekkiline 250 gram altın hediye edeceğini söylediğini, tarafların 250 gram altını mehir olarak belirlediğini, nişan töreninde eşinin müvekkiline 90 gram altın bilezik ve 7 adet çeyrek altından oluşan bileklik hediye ettiğini, daha sonra eşinin geriye kalan 150 gram altını alamayacağını ancak düğünde takılan tüm takı ve altınları müvekkiline vereceğini beyan ettiğini, davalının düğünden bir ay geçmeden paraya ihtiyacı olduğunu, ekonomik olarak zor durumda bulunduğu ve arsasına inşaat yaptıracağını söyleyerek davacının nişanda ve düğünde takılan 3 adet 30 gramlık bilezik ve 7 çeyrek altınlık bileklik hariç tüm takı ve paraları geri vermek üzere aldığını, ancak aradan zaman geçmesine, ekonomik durumunun iyi olmasına ve müvekkilinin tüm ısrarlarına rağmen altınları ve paraları iade etmediğini, geriye kalan 3 adet 30 gramlık bilezik ve 7 çeyrek altınlık bilekliği de geri vermek üzere eşinin alarak kendisine araç satın aldığını, 2013 yılında aracını satarak bir lokantaya ortak olduğunu, ortağı ile anlaşamadığını ve banka kredisi çekerek lokantaya tamamen sahip olduğunu, lokantaya devir aldıktan kısa bir süre sonra müvekkilin eşinin uyuşturucu ticareti yapmaktan tutuklandığını, lokantaya ait malzemelerin müvekkiline teslim edildiğini, davalının ise lokanta malzemelerini sattığını ancak parasını müvekkiline vermek yerine o dönemde nişanlı olan kızı ...'e çeyiz eşyası aldığını, ayrıca müvekkilinin eşinin kasada bulunan 10.000 çç parasını kız kardeşi ...'e vererek parayı bozdurup davacıya yollamasını söylediğini ancak aradan geçen zamana rağmen paranın müvekkiline verilmediğini ileri sürerek; altınların aynen olmadığı halde bedelinin iadesini, 10.000 .. parası ile düğünde takılan paraların tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı; davacının; oğlu ile evli olduğunu, oğlunun cezaevinde olduğunu, boşanma davasının devam ettiğini, davacıya mehir sözü vermediğini, düğünde takılan altınları davacının götürdüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; borç olarak verildiği beyan edilen ziynet eşyalarının davalı tarafından alındığının ve iade edilmediği hususu ile ziynet eşyaları ile açılan lokantanın eşyalarının daha sonrasında davalı tarafından satıldığı ve parasının davacıya ödenmediği hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davacı vekili istinafa başvurmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; delilleri toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, davalıya yemin teklif edildiğini, davalının yeminden kaçındığını, düğün görüntülerinin bilirkişilerce eksik ve hatalı çözümlendiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ziynet ve para alacağı istemine ilişkindir. Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ‘‘İspat yükü" başlıklı 6. maddesi uyarınca; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190. maddesinin birinci fıkrasında, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacının sunduğu deliller ile altınlara ilişkin davasını ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a69c2bba9502e359 f95ff7eba5eb4850

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı