Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/821 E., 2025/190 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/821 E., 2025/190 K. (13.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/821
Karar No
2025/190
Karar Tarihi
13.01.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/821 E. , 2025/190 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/510 E., 2023/513 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili, davalıların murisi ile avukatlık ücret sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun Çatalca ... Köyü 240 parsel sayılı taşınmaz için İSKİ Genel Müdürlüğü aleyhinde kamulaştırmasız el atma sebebi ile tazminat davası açmak, İSKİ'ye idari müracaatlarda bulunarak mağduriyetin giderilmesini sağlamak, anlaşma sağlamaya çalışmak olduğunu, sözleşme konusu işten dolayı %15 artı KDV'sinin ücret olarak ödeneceğinin belirlendiğini; açtıkları kamulaştırmasız el atmadan dolayı tazminat davasının reddedilerek kesinleştiğini, bu kararın kesinleşmesi üzerine davalıların murisi ...’ın AHİM'e müracaat edilmesini, ayrıca İSKİ'ye müracaat edilerek sulh yollarının idari olarak yapılmasını istediğini, bunun için de gerekli başvuruların yapıldığını; sonrasında ...'ın vefat ettiğini, İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından 2014 yılı içinde 240 parsel için kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davası açıldığını, bu davada davalıların başka bir avukat görevlendirdiklerini, davalıların 240 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelini İSKİ'den aldıklarını; sözleşmeyle belirlenen ücretin talep edilir hale geldiğini, 240 parsel sayılı taşınmaz için kamulaştırma bedelinin %15'i (artı KDV) nispetinde avukatlık ücreti ödenmesi gerektiğini, ancak davalıların ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını ileri sürerek; itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş ve esastan da davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.12.2021 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, takibin 12.396,84 TL yönünden iptali ile bu meblağ üzerinden takibin devamına; icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 09.12.2021 tarihli kararının süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 05.04.2022 tarihli ilamla; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava tarihi itibariyle 5 yıllık zaman aşımı süresi dolduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; icra takibine itiraz dilekçesinde ileri sürülmeyen zamanaşımı definin cevap dilekçesinde ileri sürülemeyeceğini, cevap dilekçesinde ileri sürülen zamanaşımı defi ile savunmanın genişletildiğini, alacağın zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların murisi ile imzalanan 01.03.2002 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi gereğince ödenmeyen vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, davalı borçlu, icra takibinde zamanaşımı definde bulunmamış olsa bile, itirazın iptali davasında önceki itiraz sebepleri ile bağlı olmadan zamanaşımı definde bulunabileceği, davalıların murisi 08.10.2005 tarihinde vefat etmiş olup, bu tarih itibariyle vekalet ilişkisi sona erdiğinden zamanaşımı süresinin bu tarih itibariyle işlemeye başladığı, davaya konu icra takibinin 15.08.2014 tarihinde başlatıldığı, dava ise 08.01.2015 tarihinde açılmış olduğundan 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 439 uncu maddesi gereğince ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 79a8c9460076ebd1 bce2496a5bb821d0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı