3. Hukuk Dairesi 2024/732 E. , 2025/1500 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/349 E., 2023/2723 K. DAVA TARİHİ : 21.10.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/703 E., 2022/834 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı ...Ş. vekili Avukat Nazire Doğan'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, davalı ile imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında 05.12.2011 ile 31.12.2013 tarihleri arasında F Kıdemli Kaptan Pilot olarak görev yaptığını, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca "Lisans Kaybı ve Lisans Kaybı Sigortası" yapılması gerekirken sigortalanmadığını ve bu sebeple "Sınıf 1 Pilotaja elverişli değildir." raporu sonrası lisansını kaybetmesine karşı sigorta teminatından faydalanamadığını, buna rağmen 2011 yılından itibaren sigorta primlerinin kesildiğini ileri sürerek; mahrum kalınan 100.000 USD sigorta gelirinin hak ediş tarihinden itibaren en yüksek banka faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı def'ilerinin bulunduğunu, davanın davacının taleplerinin muhatabı olan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketine ihbar edilmesini talep ettiklerini, sözleşmenin 4. maddesinde müvekkili şirketin davacıyı 100.000 USD teminat limitli olarak sigorta ettirmesinin öngörüldüğünü ve bu yükümlülüğün yerine getirildiğini, poliçenin 60 yaşın üzerindeki sigortalıları sadece bedensel sakatlanmalara karşı koruduğunu, bu hususun davacının yaşının doğal bir sonucu olduğunu, yaşı, geçmiş hastalık ve rapor durumu ile tıbbi geçmişi göz önüne alındığında sigorta şirketlerinin davacıyı sigortalamaktan kaçınacağının belli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 02.07.2019 tarihli bilirkişi heyetinin ek raporunda; davacının davalı şirketten lisans kaybı sigorta bedeli olarak 100.000 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği, sözleşmenin akdedildiği sırada hava yolu şirketinin, davacı pilotun yaşını bilerek ve bu durumu kabul ederek bahse konu hizmet akdi sözleşmesini imzalamış olduğu, tarafların rızalarının yaptıkları işle uyumlu olduğu ve sözleşmenin 4. maddesi uyarınca da davacı pilotun 100.000 USD limitle sigorta ettirildiği, tarafların özgür iradeleri ile imzaladıkları sözleşmenin yerine getirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 100.000 USD’nin 19.12.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarınca açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının bypas ameliyatı sebebiyle uçuşa elverişli değildir raporu düzenlenerek lisans kaybına uğradığının sabit olduğu ve davacının yeniden ATK'ya sevki nin gerekmediği, sözleşmeden kaynaklı alacakların 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 31.12.2013 tarihinde sonlanan sözleşmeden kaynaklı alacak isteminin dava tarihinde henüz zamanaşımına uğramadığı, dava değeri itibariyle tanıkla ispatın mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 4. maddesi ile lisans kaybı halinde davalının sigorta ettirileceğinin düzenlendiği, anılı düzenlemede lisans kaybı hali genel başlığının kullanıldığı, sözleşme içeriğinde kısıtlayıcı her hangi bir hükme yer verilmediği, bu haliyle tam kapsamlı sigorta vaadinde bulunan sözleşme hükmündeki edimi ile yükümlü olan davalının poliçedeki kısıtlamalar sebebiyle alacağa hak kazanılamadığı savunmasında bulunamayacağı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekilinin temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının talebinin kendisine lisans kaybı olarak adlandırılan özel sigortanın yapılmaması iddiasına bağlı olarak ödenmeyen riziko bedeline ilişkin olduğundan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1420. maddesi kapsamındaki 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, tanıkların dinlenmediğini, bilirkişi raporunda da atıf yapıldığı üzere dosyaya Türkiye Sigorta Birliği tarafından gönderilen 20.02.2016 tarihli yazıda 60 yaşın üzerindeki pilotların hastalık sebebine bağlı olarak sigortalanabilmesi konusunda herhangi bir hüküm bulunmadığının, bu durumda sigorta sözleşmesi özel şartları hükümlerinin uygulanacağı ve sigorta şirketi ile iletişime geçilmesinin yararlı olacağının belirtildiğini, davacının tıbbi geçmişinin ve yaşının araştırılarak bu unsurlarının davacının özel olarak sigortalanmaya elverişli olup olmadığı üzerindeki etkisinin araştırılması gerektiğini, davacının ATK'ya sevki ile mevcut tıbbi rahatsızlıklarının müvekkil şirket nezdindeki çalışması esnasında mı (2011-2013 yılları arası) yoksa daha önceki çalışmalardan kaynaklı veya geçmişten beri süregelen rahatsızlıklar mı olup olmadığı konusunda rapor düzenlenmesi gerektiğini, davacının sigortalı olmasına rağmen, sigorta şirketinin 60 yaşın üzerindeki sigortalıların sadece bedensel yaralanmalara yönelik olarak koruma temin ettiğini, 60 yaşını aşan pilotlar için hastalığa bağlı sigorta yaptırmanın mümkün olmadığını, davacının lisans kaybına sebebiyet veren hastalıkların müvekkil şirket iş yerinde çalışmaya başlamadan önce ortaya çıkması halinde lisans kaybından doğan teminatın ödenmesiyle ilgili müvekkil şirketin sorumlu olacağına kanaat getirilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesi kapsamında yüklenilen sigorta teminatının ödetilmesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacının talebinin sigorta şirketine yöneltilmemesi nedeniyle TTK'nın 1420. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4. Maddesi düzenlemesine göre davalı tarafça davacı pilotun sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçe süresinde davacı pilotun lisan kaybına uğradığı, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Yargılama harçları kamu düzeni ile ilgili olduğundan resen yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince, karar tarihine (13.12.2022) göre Merkez Bankası tarafından ilan edilen gösterge niteliğindeki (efektif satış) döviz kuru uyarınca hesaplanan 127.603,08 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, gerek Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.1993 tarihli ve 1993/13-41 E., 1993/145 K. sayılı ilamında vurgulandığı ve gerekse Dairemizce de istikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. O halde İlk Derece Mahkemesince, 100.000 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olmakla, dava tarihi olan 21.10.2017 tarihi itibari ile USD efektif satış kuru olan 3,6716 TL dikkate alınarak, buna göre toplam 367.160,00 TL üzerinden harç hesaplamalarının yapılması gerekirken, fazla ilâm harcı tayini usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi uyarınca temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "127.603,08 TL" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine, ''25.080,69 TL" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 632fc85b579bda90 9f036911b789d253