Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/546 E., 2025/174 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/546 E., 2025/174 K. (13.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/546
Karar No
2025/174
Karar Tarihi
13.01.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

3. Hukuk Dairesi 2024/546 E. , 2025/174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/821 E., 2023/1168 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/129 E., 2023/176 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilli tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; muris ...'ün talebiyle 26.01.1999 tarihinde Van 3. Noterliğinde düzenleme şeklinde vasiyetname tanzim edildiğini, bu vasiyetname ile murisin taşınmazını ve bir miktar parayı çocuklarına eşit biçimde pay ettiğini, murisin vefatıyla 30.07.2018 tarihinde vasiyetnamenin açılarak işleme konulduğunu, ancak müvekkilinin 2020 yılında murisin özel eşyaları içinde tesadüfen yeni bir vasiyetname bulduğunu, bu vasiyetnamede murisin tüm mirasını 45 yaşını tamamladıktan sonra müvekkiline bıraktığını, davalı noter ...'ın eksik vasiyet bildirimi yaptığını, vasiyetlerin aynı noterlik bünyesinde yapıldığını, noterin yapmış olduğu işlemde ağır kusurunun ve sorumluluğunun olduğunu, davalı ... Müdürlüğünün ise 2004 yılında yapılan ve lehlerine olan geçerli vasiyetnameyi notere bildirmediğini, kusurlu işlemlerden hem noter hem de nüfus müdürlüğünün sorumlu olduğunu ileri sürerek; taşınmazın müvekkil adına kaydedilmesini, 14.584,73 USD ve 9.686,00 Euro maddi tazminatın ağır kusurlu olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, tereke tarihinden itibaren tespit edilip hesaplanmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'lik mahrum kalınan kira bedelinin müvekkile ödenmesini, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak alınmasını talep etmiş, 29.06.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle mahrum kalınan kira bedeli talebini 31.261,97 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP 1. Davalı Noter ... vekili; müvekkilinin muris öldükten sonra nüfus müdürlüğü tarafından bildirilen vasiyetnameyi göndermek dışında bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak noterin kusursuz sorumluluğunu öne sürerek dava açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu taşınmazın maliklerinin davalılar olmadığı, 2004 tarihli vasiyetnamenin düzenlendikten sonra ilgili Nüfus Müdürlüğüne bildirilmesine rağmen, 1999 tarihli vasiyetnamenin 2006 yılında Nüfus Müdürlüğüne bildirilmesi sebebiyle MERNİS sisteminde murisin ölüm tarihi itibariyle düzenlediği vasiyetname bilgisi olarak son gönderilen 1999 tarihli vasiyetnamenin sistemde görünüyor olduğu, 2004 tarihli vasiyetname ile 1999 tarihli vasiyetnameden rücu edildiği, davalı noter tarafından yapılmış herhangi bir işlemin bulunmadığı, en son gönderilen vasiyetname MERNİS sisteminde göründüğü için davalı ... Müdürlüğünün bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf edenin sıfatı ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda kararın usul ve yasaya uygun olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; noterlerin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğunu, noterlerin yaptıkları hatalı işlemlerde; eylem ile netice arasında uygun illiyet bağının olmadığını ispat edemediği sürece sorumluluğunun devam ettiğini, eylem ile netice arasında illiyet bağının olduğunu, noterin yaptığı işlemde ağır kusurunun bulunduğunu, nüfus müdürlüğünün ölüm anında ölümü ve kendisine bildirilmiş tüm vasiyetnameleri notere bildirmekle mükellef olduğunu, İpekyolu Nüfus Müdürlüğüne ait 24.04.2018 tarihli yazıda Van 3. Noterine 26.01.1999 tarihli vasiyetin bildirildiğini, İpekyolu Nüfus Müdürlüğünün 2004 yılında yapılan ve geçerli olan vasiyeti notere bildirmediğini, yine aynı şekilde davalı ...'ın kendi noterliği bünyesinde yapılan vasiyetlerin varlığını mahkemeye bildirmeksizin iptal olunan vasiyeti mahkemeye gönderdiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalılar tarafından murise ait sonraki tarihli vasiyetname yerine daha önceki tarihli vasiyetnamenin ilgili makamlara bildirildiği iddiasıyla; tapu iptal ve tescil, tazminat ve mahrum kalınan kira bedeli istemlerine ilişkindir. Somut olayda; davacı, aleyhine olduğu ileri sürdüğü 26.01.1999 tarihli vasiyetnamenin, davalı ... Müdürlüğünün sistemine 2006 yılında kaydedilmesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; murisin vefatından önce noterde düzenlenen son vasiyetnamesinin 24.11.2004 tarihli olduğu, bu vasiyetnamenin MERNİS sistemine 2004 yılında kaydedildiği, murisin vefatı üzerine davalı ... tarafından davalı notere 26.01.1999 tarihli vasiyetnamesinin bildirildiği ve davalı noter tarafından bu vasiyetnamenin Mahkemeye gönderilerek açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı tarafından murise ait 24.11.2004 tarihli vasiyetnamenin açılması, bu vasiyetname ile murisin 26.01.1999 tarihli vasiyetnamesinden döndüğünün tespiti için dava açılması gerekmektedir. Buna bağlı olarak, İlk Derece Mahkemesince, davacının doğmuş bir zararının bulunmadığı gözetilerek, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve sonucu itibarıyla doğru bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/4 maddesi hükmü gereğidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3949c87e2fb6b551 f4598f2902038eae

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı