Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4156 E., 2025/3121 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4156 E., 2025/3121 K. (28.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4156
Karar No
2025/3121
Karar Tarihi
28.05.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/4156 E. , 2025/3121 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2032 E., 2024/2118 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/373 E., 2021/1098 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı kiraya veren tarafından müvekkili olan kiracı aleyhine 15.03.2007 tarihinde kira ilişkisinden kaynaklı icra takibi başlatıldığını, ana para, yasal faiz oranına göre hesaplanan faiz miktarının kabul edildiğini, ancak takip talebinde işlemiş faiz oranına itiraz edildiği halde davalı tarafça faize yönelik itirazın iptali davası açılmadığını, takipsizlik nedeniyle 15.03.2008 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığını, 2014 yılında yönetimin değişmesi, yeni projelerin yapılması ve reklam amaçlı duyurular sonrasında davacı Kooperatifin yeniden aktif hale gelmesiyle davalı tarafça icra dosyasından haciz talep edilmesi üzerine faiz oranı ve miktarına ilişkin ihtilaf giderilmeden ve yenileme talebi de olmaksızın banka hesaplarına haciz konulduğunu, haksız haczin kaldırılması amacıyla davalı taraf ile görüşülerek dosya borcu ve masraflarına karşılık 1.614.430,46 TL'nin 08.02.2017 tarihinde haciz baskısı altında ödendiğini, ödeme sonrasında haksız haciz işlemi nedeniyle memurun işleminin şikayet edilmesi üzerine işlemin iptaline karar verildiğini, dosyadaki raporda ana para ve faiz toplamı 613.868,00 TL olarak, ana para olan 435.964,00 TL 'ye de %9 oranında yasal faiz işletilerek 389.097,87 TL hesaplama yapıldığını, buna göre ödeme nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 400.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 21.09.2021 tarihli dilekçeyle, dava değerini 723.639,03 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili; sebepsiz zenginleşmeye dayalı istem bakımından iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ödenmeyen kira parasının sözleşmenin (29.) maddesi uyarınca gecikme zammı ile birlikte talep edildiğini, faize itiraz edildiğine dair icra müdürlüğünce bir bildirim yapılmadığını, sebepsiz zenginleşmeye yönelik iddianın kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmenin (29.) maddesinde 3095 sayılı Kanun'da belirtilen kanuni faize göre gecikme zammı alınacağı hususunun açık olduğu, sözleşme maddesine göre taraf iradelerinin bu şekilde yorumlandığı, alacak kira bedelinden kaynaklandığından 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle; alınan bilirkişi raporu sonucunda sunulan ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne, 611.464,59 TL asıl alacak ile 112.174,44 TL gecikme faizi ile toplam 723.639,03 TL ile asıl alacak olan 611.464,59 TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmenin (29.) maddesinde kira bedelinin süresinde ödenmemesi halinde uygulanması gereken gecikme faizinin kanuni faiz olduğu açıkça belirtildiği, bu nedenle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca faiz oranı ve miktarının belirlenmesi gerektiği, söz konusu düzenlemenin taraflar yönünden bağlayıcı ve geçerli olduğu, sözleşmede 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesinin uygulanacağına ilişkin bir hüküm ve atıf bulunmadığı, ''gecikme zammı'' ibaresinden bu sonucun çıkarılamayacağı, bilirkişi raporunda takip nedeni ile 611.464,59 TL fazla ödeme yapıldığı, söz konusu bedele dava tarihine kadar işleyen faiz tutarının ise 112.174,44 TL olduğu, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren dava ve ıslah tarihi itibariyle beş yıllık süre henüz dolmadığından zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalının başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının talebi sebepsiz zenginleşmeye dayandığından Mahkemenin görevli olmadığını, gecikme halinde gecikme zammı uygulanması gerektiğini, Mahkemece bu ifadenin yasal faiz olarak yorumlanmasının doğru olmadığını, ıslaha ilişkin zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını, davanın kısmi dava olarak açıldığını, ödeme tarihi ile dava tarihi arasında da iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki kira sözleşmesi uyarınca fazla ödenen gecikme faizinin iadesi istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.06.2004 gün ve 2004/19–357 E. 2004/360 K. ve 10.10.2012 gün ve 2012/7–502 E. 2012/707 K.sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere “gecikme zammı” aslında bir temerrüt faizidir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları faiz oranına göre yapılan hesaplamayı içeren bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Davalı İdare harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harçlarını istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı