Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3974 E., 2025/2907 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3974 E., 2025/2907 K. (21.05.2025) – Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3974
Karar No
2025/2907
Karar Tarihi
21.05.2025
Konu
Dolandırıcılık, Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2024/3974 E. , 2025/2907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/855 E., 2024/952 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/352 E., 2023/117 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline ait taşınmazın 1/3 hissesinin 1.000.000,00 TL bedelle davalıya satıldığını, davalının tapuyu dava dışı kardeşi Hasan adına vekil sıfatıyla devraldığını, tapuda satış bedeli olarak gösterilen 50.000,00 TL'nin davalı tarafından müvekkilinin banka hesabına gönderdiğini, ancak bakiye 950.000,00 TL'nin ödenmediğini, davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında imzalanan 30.04.2019 tarihli protokol ile S.S. ... Tatil Köyü Konut Yapı Kooperatifi'ne ortak olduğunu, sözleşmede karşılıklı edimler gereği dava konusu taşınmazın 1/3 hissesi karşılığı 1.000.000,00 TL ödenmek üzere anlaştıklarını, davalının bu bedeli davacıya ödediği halde davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğini, 14.05.2019 tarihinde kalan 950.000,00 TL'yi ibraname ve tahsilat makbuz karşılığı elden ödediğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının "İbraname ve Tahsilat Makbuzudur" başlıklı 14.05.2019 tarihli davacının ve kooperatifin yetkilisinin imza ve kaşesi olan belgeyi sunarak davacının ödemediğini iddia ettiği bedeli elden ödediğini, Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile belgedeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davalı aleyhinde dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan açılan soruşturma dosyasında davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davalının borçlu olmadığını davacının imzasının bulunduğu yazılı belge ile ispat etmesine rağmen davacının alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinafa başvurmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; ibranamede taraf unsurunun gerçekleşmediğini, makbuzun ise tek taraflı bir işlem olduğunu ve borcu sona erdirdiğini, dosyada mevcut whatsapp yazışmalarında ödemenin yapılmadığının açıkça anlaşıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla yükümlü olup, bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190. maddesinde “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, davalı tarafından ödemenin yapıldığının yazılı delil ile ispatlanmasına rağmen davacının ödemenin yapılmadığına ilişkin sahtelik iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı