Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3866 E., 2025/3551 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3866 E., 2025/3551 K. (25.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3866
Karar No
2025/3551
Karar Tarihi
25.06.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/3866 E. , 2025/3551 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/287 E., 2024/904 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/378 E., 2022/553 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirkete ait Özel ... Hastanesi ile Özel ... Hastanesi ile toplam 961.668,90 TL miktarlı manuel fatura mahsup işleminin haksız olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, manuel fatura mahsup işleminin hukuka aykırı surette tesis edildiğinden bahisle kesinti borcu olmadığının tespiti ile haksız kesintinin iptaline ve yapılan kesintinin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiş; 06.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmadıklarını belirterek ticari faiz talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, davaya konu olan davacı şirkete bağlı Özel ... Hastanesinin 2017 Kasım ve Aralık ayı dönemi ile Özel ... Hastanesinin Aralık 2017 döneminde yoğun bakımda tedavi gören hastalara sunulan sağlık hizmetinin manuel fatura edilebilme şartlarını taşıdığı toplam 961.668,90 TL tutarındaki manuel faturanın davacıya ödenmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiği, davalı Kurumun davaya konu kesintiyi haksız olarak yaptığı, davacı tarafından düzenlenen faturada herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 961.668,90 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu ve yapılan değerlendirmenin yerinde bulunduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, 05.08.2021 tarihli ıslah dilekçesinde faiz türünün ticari faiz olarak değiştirilip ıslah edilmesine rağmen yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirket tacir olduğundan kesinti yapılan dönem yönünden istirdat kararı verilirken kesintiye, kesinti tarihinden itibaren ticari (avans) faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; dava konusu faturalar için farklı davalar açıldığından, bu davanın derdestlik nedeni ile reddedilmesi gerektiğini, Aralık 2017 dönemi aleyhe dava açıldığını, bu tutarın Mahkeme kararına istinaden davacıya ödendiğini, ancak Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/184 E. sayılı dosyasına ilişkin tedbir kararının kaldırılması kararı neticesinde ilgili tutarın yeniden müvekkili Kurumca tahsil edildiğini, ancak aynı Mahkemenin 14.12.2020 tarihli gerekçeli kararında, dava konusu manuel fatura tutarlarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, Aralık 2017 dönemi faturalarına ait 50.472,13 TL'si için davacı tarafından dava açıldığını, İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/321 E. sayılı dosyası ile tedbir kararı verildiğini ve bu tutarın adı geçen Mahkeme kararına istinaden davacıya ödendiğini, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/958 E. sayılı dosyası ile de davasının devam ettiğini, Özel ... Hastanesinin Kasım 2017 dönemine ait 237.840,26 TL için davacı tarafından Kurum aleyhine dava açıldığını, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/276 E. sayılı dosyası ile davasının devam ettiğini, Özel ... Hastanesinin Aralık 2017 dönemi Erişkin Yoğun Bakım faturalarına ait merkez tarafından sehven ödenen 218.449,45 TL'si ve 24.787,82 TL'si için davacı tarafından Kurum aleyhine dava açıldığını, İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/9 D.İş sayılı dosyası ile tedbir kararı verildiği ve bu tutarların adı geçen Mahkeme kararına istinaden davacıdan tahsil edilmediğini, bu tutarların faizine ilişkin olarak da Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/4 D. İş sayılı dosyası ile tedbir kararı verildiği ve faiz tutarlarının da adı geçen Mahkeme kararına istinaden davacıdan tahsil edilmediğini, bu davalarının devam ettiğini, Aralık 2017 dönemi Erişkin Yoğun Bakım faturalarına ait 173.660,64 TL'si için davacı tarafından Kurum aleyhine dava açıldığı, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/276 E. sayılı dosyası ile davasının devam ettiğini, ayrıca davacının Aralık 2017 dönemi için Kuruma iletilen fatura toplamlarının 551.354,37 TL tutarında olmadığı hususları tespit edildiğini, davacının aynı konu hakkında, değişik mahkemelerden, değişik miktarlarda ve mükerrer şekilde dava açtığını, değişik mahkemelerden tedbir kararı alarak bilinçli şekilde karışıklığa sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporunun yetersiz ve hatalı olduğunu, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, manuel faturanın istisnai ve mevzuatta sayılan haller dışında mümkün olmadığını, tescilli, uygunluğu olmayan yatakta hasta kabulünün mümkün olmadığını, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde uygulanan süreçte, hukuka ve yasalara aykırı bir durum bulunmadığını, Derece Mahkemelerinin kabul ve değerlendirmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından tesis edilen işlemin iptali ile borçlu olunmadığının tespitine ve de kesinti bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 1.Temyizen incelenen karadaki gerekçeye, Derece Mahkemelerince hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime olmasına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı tacir olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 19/2 maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılır. 6102 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/2, maddesine göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı TCMB' nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranıdır. Davacı tarafça dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmayıp, 06.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinde artışa gidilmeyerek avans faizi talebinde bulunulmasına göre, hüküm altına alınan alacağın dava tarihinden ıslah tarihine kadar işlemiş yasal faiziyle, ıslah tarihinden itibaren ise işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile hüküm altına alınan alacağın yasal faizi ile tahsiline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370, maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Davacı tarafın faizin türüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının ''Davanın kabulü ile 961.668,90 TL'nin dava tarihinden ıslah tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle, ıslah tarihinden itibaren ise işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline,'' ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı