Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3860 E., 2025/2809 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3860 E., 2025/2809 K. (14.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3860
Karar No
2025/2809
Karar Tarihi
14.05.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/3860 E. , 2025/2809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/766 E., 2024/186 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalının kiracı olarak kullandığı taşınmazların müvekkili tarafından 28.06.2013 tarihinde satın alındığını, İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/715 E. sayılı dosyası ile taşınmazın tamamının tahliye edilmesinin talep edildiğini, ancak davalının ... 19. Noterliğinin 03.07.2014 tarihli ve 16478 yevmiye nolu ihtarnamesiyle taşınmazın sadece 6. ve 7. katlarını tahliye ederek boşalttığını bildirdiğini, kira sözleşmesinin bir bütün olduğunu, 6. ve 7. katların tahliye edilmesinin ihtiyaca cevap vermediğini, 01.12.2015 tarihinde keşide edilen ihtarname ile taşınmazın tamamı tahliye edilinceye kadar kira bedeli ve ortak gider avansının ödenmesinin aksi halde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, ancak davalı tarafça kira bedellerinin eksik ödendiğini ileri sürerek; 20.08.2015-20.11.2015 dönemine ait eksik ödenen 138.238,40 USD kira bedelinin ödenmesi gereken 25.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, temerrüt nedeniyle kira sözleşmesinin feshi ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; kira sözleşmesine konu B blok 6. ve 7. katların 01.07.2015 tarihinde tahliye edildiğini ve ilgili döneme ait ortak gider avansı olarak bildirilen bedelden boşaltılan alanlar için kesinti yapılacağının ve tahliye edilen alanlar için kira ödemeleri yapılmayacağının ihtaren bildirildiğini, buna rağmen davacının düzenlediği ihtarname ile 20.08.2015-20.11.2015 tarihli döneme ait olan kira bedelinin eksik ödenen kısmının ödenmesini aksi halde tahliye davası açılacağını ihtar ettiğini, kira sözleşmesinin kısmi tahliyeye cevaz verdiğini, tahliye edilen kısımların kira bedeli ödenmediğinden cihetle sözleşmede kalan diğer bağımsız bölümlere ilişkin tahliye talebinde bulunulmasının hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ayrıca keşide edilen ihtarnamenin kanundaki yasal unsurları içermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli kararıyla; kira sözleşmesine konu taşınmazın 6. ve 7. katlarının 01.07.2015 tarihinde tahliye edilerek davacıya teslim edildiği, taşınmazın fiziksel özellikleri (ayrı ayrı katlarda oluşu, giriş kapıları, kullanım alanları, fiilen bölünüp kullanılıyor oluşu, kira sözleşmesinde bedelin bütün olarak değil de bölüm kat olarak olarak belirlenmesi) nazara alınarak bölünebilir nitelikte olması nedeniyle kısmen tahliyenin mümkün olduğu, ihtarnameye konu edilen kira bedeli yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığı, temerrüt ve alacak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli kararıyla; kiralanan alanların ve kira bedellerinin ayrı ayrı belirlendiği, yine ortak alan giderlerinin de aynı şekilde bölündüğü, taşınmazın ayrı ayrı katlarda oluşu, giriş kapıları, kullanım alanları, fiilen bölünüp kullanılıyor oluşu nazara alınarak sözleşmenin bölünebilir nitelikte olduğunun kabulü gerektiği, kısmen tahliyenin mümkün olduğu, kiralananın 6. ve 7. katlarının tahliye edilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ve bu bölümlerin tahliye edilmiş ve davacıya yöntemine uygun teslim edilmiş olması nedeniyle davalının kira bedeli ödeme yükümlülüğünün olmadığı, kira sözleşmesinin tahliye edilmeyen bölümler yönünden geçerliliğini koruduğu, tahliye edilmeyen alanlara ait kira bedellerinin ödenmediğine yönelik olarak davacının iddiasının da bulunmadığı gerekçesiyle, davacının başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 22.03.2022 tarihli ilamla; davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "... kiralananın dava konusu kısımlarının sözleşme ile kararlaştırılan ihtar sürelerine uyulmaksızın erken tahliye edildiği ve davacının talebinin 20.08.2015-20.11.2015 dönemine ilişkin olduğu dikkate alınarak, sözleşme ile kararlaştırılan altı aylık makul süre kira bedelini aşmamak üzere, kiralananın yeniden kiraya verildiği tarihler de değerlendirilerek kiracının ödemekle yükümlü bulunduğu tazminat tutarının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir... " gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu kiralanan kısımların feshi ihbar şartına uyulmaksızın erken feshi ve tahliyesi sebebiyle, kiracının talep edilebilecek 3 aylık makul süre tazminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 138.238,40 USD makul süre kira tazminatının 04.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının tahliye talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; tahliye talebinin reddine dair verilen kısmi ret kararı ile davalı lehine takdir edilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili; kiralananın davacının baskısı nedeniyle tahliye edildiğinin dikkate alınmadığını, dosyadaki bilirkişi raporunda makul süre kira bedelinin iki ay olarak belirlendiğini, davacının kiralananı yeniden kiraya vermek bakımından gerekli çabayı gösterip göstermediğinin de araştırılmadığını, makul süre kira bedelinin USD cinsinden tespitinin Türk Parasının Kıymetinin Korunması Hakkında Kanun'a aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kira sözleşmesi uyarınca ödenmeyen aylara ilişkin kira alacağının tahsili ile temerrüt nedeniyle kira sözleşmesinin feshi ile tahliye istemine ilişkindir. 1. Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verilmiş olmasına, bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlar hakkında Mahkemece yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmamasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Dava, niteliği itibariyle nispi harca tabi olup davada hüküm altına alınan yabancı paranın dava tarihindeki TL karşılığı üzerinden karar ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer verilen karar ilam harcının fazla miktarda hesaplandığı anlaşılmaktadır. Harç kamu düzeni ile ilgili olup, temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır. İlk Derece Mahkemesince, değinilen bu yön göz ardı edilerek hüküm tesis edilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) ve (4) numaralı bentleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla, ''3- Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 28.007,18 TL harçtan peşin alınan 66.271,46 TL harçtan mahsubu ile bakiye 38.264,28 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4- 2.700,00 TL bilirkişi ücreti, 428,10 TL keşif harcı, 80,00 TL keşif araç ücreti, 447,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 3.655,10 TL yargılama giderinden davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre toplam 386,17 TL ile 28.007,18 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, '' bentlerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b8b1d2b909847a08 4a147e013306ed0f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı