Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3288 E., 2025/3134 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3288 E., 2025/3134 K. (28.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3288
Karar No
2025/3134
Karar Tarihi
28.05.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/3288 E. , 2025/3134 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/361 E., 2024/1049 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/361 E., 2023/532 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin vekili olarak takip ettiği dosyalara, davalı şirket tarafından muvafakati alınmadan başka bir avukatın vekil tayin edildiğini, bu durumun haklı istifaya sebebiyet verdiğini ve gerek akdi gerekse yasal vekalet ücretine hak kazandığını ancak müvekkilinin 06.12.2018 tarihli ihtarla talep etmesine rağmen ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, oluşan akdi ve karşı vekalet ücreti alacağının tespiti ile şimdilik 200.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 11.03.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 821.765,18 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili; davacı ile müvekkilinin grup içi şirketi olan ... Ltd. Şti. arasında 05.02.2008 tarihli hukuk müşavirliği sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davacının, müvekkil şirketin tüm grup şirketlerinin dosyalarında şirketleri temsil ettiğini, 2013 yılında davacının şehir dışına taşınacağını bildirmesi üzerine, bilgisi dahilinde başka bir avukata vekalet verildiğini, davacının bu duruma itiraz etmeyerek zımnen muvafakat ettiğini, davacının istifasının haklı sebebe dayanmaması nedeniyle ücret talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından vekalet ücreti talep edilen dosyalardan bir kısmına ilk olarak 05.12.2018 tarihinde başka bir avukat tarafından şirkete ait vekaletname sunulduğu anlaşılmış, ikinci avukatın dosyaya vekalet sunmasının ardından, ilk avukat olan davacı tarafından bu duruma muvafakat edilmediğine ilişkin 06.12.2018 tarihinde düzenlenen ihtarname ile derhal iş sahibi davalı şirkete bildirimde bulunulmuş ve vekalet akdi sona erdirilmiş olmakla, söz konusu istifanın tüm dava ve takip dosyalarına sirayet edeceği de dikkate alınarak, davalı tarafça ilk avukat olan davacıya bu duruma muvafakat edip etmeyeceğini yazı ile bildirdiğine ve süre verdiğine ilişkin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 172. maddesinde belirtildiği hali ile herhangi bir yazılı bildirimde bulunulduğu hususu da ispatlanamadığından, davacı avukatın istifasının haklı olduğu ve böylelikle davalı iş sahibinin, ikinci avukatın görevlendirilmesine muvafakat etmeyen ilk avukatı davacıya ücretinin tamamını ödemekle yükümlü olduğu, taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, 1136 sayılı Kanunun 164/4 maddesi uyarınca avukatın harcadığı emek ve mesaisi ile takip edilen dosyaların niteliği gözetilerek takdir olunan %10 oranında vekalet ücreti alacağının bilirkişi ek raporunda hesaplandığı üzere 714.765,06 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 714.765,06 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yazılı bir avukatlık sözleşmesi yapılmadığı, vekalet ilişkisinin 17.12.2018 tarihli istifa ile son bulduğu, davacı tarafça takip edilen bir kısım dosyalar için dava dışı avukata 05.12.2018 tarihinde vekalet verildiği, bu vekaletin varlığının, davacı vekilce 06.12.2018 tarihinde öğrenilmesi üzerine ertesi gün bildirim yapılarak istifa edildiği, istifanın haklı olduğu, aksinin ve ödeme olgusu ile taraflar arasında maktu ücret kararlaştırılmasına ilişkin yazılı bir sözleşme yapıldığının davalı tarafça ispat edilemediği, bu durumda haklı istifa nedeniyle vekalet ilişkisi sona erdiğine göre davacı vekilin, haksız azil hükümleri uyarınca 1136 sayılı Kanunun 174/2 maddesi uyarınca karşı vekalet ücreti dahil tüm vekalet ücretini talep hakkı kazandığı, yine aynı Kanun'un 164/4 madde hükümleri esas alınmak suretiyle henüz tamamlanmamış işler yönünden harçlandırılmış dava değerleri dikkate alınarak vekilin emek ve mesaisi ile takip edilen işlerin niteliğine göre davacı vekil lehine % 10 oranında akdi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği, ayrıca davanın kısmi dava olarak açıldığı da değerlendirilerek tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile 812.422,88 TL alacağın, 200.000,00 TL'sinin dava tarihinden, ıslah ile arttırılan bakiye 612.422,88 TL'sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının 05.02.2008 tarihli hukuk müşavirliği sözleşmesi ile temsil görevini üstlendiğini, 2013 yılında ise özel sebeplerle tüm grup şirketlerine ait olan ve kendisi tarafından yürütülen dosyaların bir başka avukat tarafından takip edilmesinin daha uygun olacağını bildirmesi üzerine, muvafakati ve bilgisi dahilinde ikinci bir avukata vekalet verildiğini, tanıklarının dinlenmeyerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, makul sürede istifa beyan edilmediğinden istifanın haksız olduğunu, davacı tarafça gönderilen maillerle durumun ispatlandığını, ikinci avukatın vekâletname ibraz etmediği dosyalar yönünden de istifasının haksız olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, istifa tarihindeki müddeabihin esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, karara çıkmış dosyalar yönünden davacı avukatın önceden takip başlatmak suretiyle vekalet ücreti tahsil edip etmediği hususu araştırılmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı akdi ve karşı vekalet ücret alacakların haklı istifa nedeniyle tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, davacının yazılı muvafakati alınmaksızın dava dosyalarına dava dışı avukat tarafından vekaletname sunulması ve davacının bu durumu kabul etmediğini davalıya süresinde bildirmesi nedeniyle, davacının davalının vekilliğinden haklı nedenle istifa etmiş olduğuna ilişkin değerlendirmenin yerinde olduğu, haklı istifa nedeniyle avukatın ücretin tamamına hak kazandığı, vekalet ilişkisi bir bütün olup, davacının istifanın tüm dava ve takip dosyalarına sirayet edeceği şeklindeki kabulün hukuka uygun olduğunun davacı avukat tarafından takip edilen dosyalarda harçlandırılmış değer üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6f36ef5d0ad2df1b 764c395d28e1fe37

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı