Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3023 E., 2025/3016 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3023 E., 2025/3016 K. (26.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3023
Karar No
2025/3016
Karar Tarihi
26.05.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/3023 E. , 2025/3016 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1226 E., 2024/1259 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/294 E., 2023/97 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; reddedilen ve temyize konu edilen miktar 107.408,01 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarıca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Üniversite tarafından 2011 yılı Nisan ayında davalı Kuruma fatura edilen toplamda 13.524.746,TL bedelin 629.738,98 TL'lik kısmın kesintiye uğradığını, 2011 yılı Nisan ayı kesinti nedenlerinin doktor görüşü adı altında yapılan kesintiler, malzeme barkodlarının ibraz edilmediği gerekçesiyle yapılan kesintiler, acil servise getirilen adli vaka ve iş kazası ile ilgili kesintiler, yapılan işlemlerin aynı tarihte değil de toplu olarak girilmesi sebebiyle yapılan kesintileri kapsadığını, kesinti gerekçelerinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Kurum tarafından uygulanan 629.738,98 TL haksız kesintinin kesinti tarihlerinden itibaren hesaplanacak Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili Kurumun kendisine teslim edilen fatura ve eklerini hukuki dayanak olarak belirtilen mevzuat düzenlemeleri doğrultusunda incelemekle mükellef olduğunu, yapılan kesintilerde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan 19.09.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacıdan Nisan 2011 döneminde örnekleme yöntemi kullanılarak yapılan toplam 629.738,98 TL'lik kesintilerden 107.408,01 TL'lik kısmının yerinde, 522.330,97 TL'lik kısmının yersiz olduğunun mütalaa edildiği, bilirkişi heyetinin hasta bazında tıbbi yönden ve tarafların uymak zorunda oldukları mevzuat yönünden kesintilerin değerlendirilmesini yaptıkları, raporun denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, Nisan 2011 dönemine ait faturalardan yapılan 629.738,98 TL kesintinin 522.330,97 TL'sinin yerinde olmadığının tespitine, 522.330,97 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarının içeriğinin denetime elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Mahkemece 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 90. madde yönünden değerlendirme yapılmadığını, alacağın bir kısmının 2011 yılına ait olması nedeniyle zamanaşımına uğradığını, yapılan kesintinin mevzuata uygun olduğunu, davanın niteliği itibariyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sağlık hizmeti sağlanması konusunda yapılan sözleşme kapsamında yapılan işlemler nedeniyle gönderilen fatura tutarından davalı Kurum tarafından yapılan kesintinin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, bilirkişi heyetince hazırlanan raporun denetime elverişli olmasına, davacı Üniversitenin 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na eklenen Geçici 90. maddesi kapsamında feragat iradesinin bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, 2. Davalı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı