3. Hukuk Dairesi 2024/2402 E. , 2025/1526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1360 E., 2024/429 K. DAVA TARİHİ : 01.03.2012 Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacının, sunulan listede belirtilen kalıphane malzemelerini, menkul alım satımı ve kiralama sözleşmesi ile davalı şirketten 23.01.2009 tarihli ve 033383 numaralı fatura ile satın alarak bedelini ödediğini, ardından da 23.01.2009 tarihinde iki yıllığına davalı şirkete kiraya verdiğini, kira süresi bitmeden keşide edilen 28.12.2010 tarihli ve 16555 yevmiye numaralı ihtarname ile 23.01.2011 tarihinde sona erecek sözleşmenin yenilenmeyeceğinin ve kiralanan makinelerin kiraya verildiği haliyle teslim edilmesinin davalı şirkete bildirildiğini, ancak makinelerin teslim edilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, kiralanan makinelerin teslim alındığı şekliyle teslimini; teslimin mümkün olmaması durumunda tespit edilecek bedelinin ödenmesini, ayrıca haksız ve kötü niyetli zilyet durumunda olunduğundan belirlenecek ecrimisil alacağının ve kalıp işlerinin başka firmalara yaptırılmasından doğan maddi zararının dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.10.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile makinelerin teslimi için yapılan masraf bedelleri ile makinelerde meydana gelen zarar ziyan bedellerinin de dahili ile talebini 309.840,00 TL’ye yükseltmiş, 09.03.2017 tarihli kısmi ıslah dilekçesi ile de talebini, makinelerin teslim alındığı şekliyle teslimi, teslimin mümkün olmaması durumunda tespit edilecek bedelin ödenmesi, makinelerde meydana gelen zararın tazmini, kira sözleşmesinin bitiminden dava tarihe kadar olan süreçteki ecrimisil bedeli ile kalıphanenin teslimine kadar geçen süreçteki ecrimisil ve zarar bedelinin tahsili ile kalıp işlerinin başka firmalara yaptırılmasından doğan maddi zararının tahsilini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; imzalanan sözleşme ile demirbaş ve makineleri kiraladığını, kira sözleşmesinin süresinin bitmesine rağmen cari hesap alacağından dolayı hapis hakkı bulunduğu için makinaları elinde tuttuğunu, söz konusu malların mahkeme kararı ile muhafaza altına alınarak yediemine verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.10.2020 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile kiralanan davacıya teslim edildiğinden kiralananın teslimi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kira sözleşmesinin bitiş tarihi olan 23.01.2011 tarihinden kiralananın yediemine teslim edildiği 05.04.2012 tarihine kadar geçen 14 ay 11 günlük dönem için 148.695,00 TL ile kiralananın yediemine teslim edildiği tarih olan 05.04.2012 tarihinden davacıya teslim edildiği 18.01.2013 tarihine kadar geçen 9 ay 12 günlük dönem için 97.290,00 TL olmak üzere toplam 245.985,00 TL ecrimisil bedelinin ve kiralananın teslim edilmemesi nedeniyle davacının uğradığı 17.500,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 126.04.2022 tarihli ilamla; davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, ecrimisil bedelinin, aylık 1.250,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiği, ayrıca davaya ıslah yolu ile yeni bir talep eklenemeyeceği, bu nedenle Mahkemece talep aşılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ecrimisil davalarının haksız fiil benzeri davalardan olup, dava tarihine kadar gerçekleşmiş zararların talep edilebileceği, Mahkemece davanın açıldığı 01.03.2012 tarihine kadar olan süre için hesaplanan ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerektiğinden bahisle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ecrimisil yönünden bozma kararı verildiği ve diğer taleplerdeki hususların bozmaya konu edilmediği, aldırılan ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, ecrimisil talebi yönünden toplam 48.247,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davacıya ödenmesine, diğer taleplerdeki hususlar bozmaya konu edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; ecrimisilin kira bedeli olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, ayrıca menkullerin yedieminde kaldığı süre için de ecrimisile hükmedilmesi gerektiğini, ön inceleme duruşmasında, o tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 141/1 hükmüne dayanılarak talebin genişletilerek, kiralananın yedieminde kaldığı süre için ecrimisil talep edilerek harcının ödendiğini, aksi halde dahi talebin, ek dava mahiyetinde görülmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; taleple bağlılık ilkesi ve bozma ilamı kapsamında yalnızca 23.01.2011 - 01.03.2012 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil değerlendirmesi yapılması gerekirken, bunun aksine hareket edilerek başkaca dönemler açısından karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, yapılan yasal artış oranlarının da hatalı olarak belirlendiğini, yapılacak artışların bir önceki ayın on iki aylık TÜFE ortalamasına göre yapılması gerektiğini, ayrıca ecrimisil taleplerinde yasal faiz uygulanması gerektiğini, davacının maddi zarar talebini ispatlayamadığını, yapılan ikinci ıslahın ise usul ve Kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kiralanan taşınırların teslimi, ecrimisil ve maddi tazminat istemine ilişkindir. 1. Mahkemece uyulan bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Kural olarak bozma kararına uyulmakla; orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda, lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan, bozma kararı dışında kalan yönler ise kesinleşir. Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK). Bu kazanılmış hak yeni bir hükümle ortadan kaldırılamaz. Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hâkimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; uyulan bozma ilamında, davacı tarafça, sözleşmenin sona erdiği 23.01.2011 tarihinden, kiralananın kendisine teslim edildiği tarihe kadar alacak talebinde bulunulduğu, kiralananın davacıya teslim tarihinin ise dava tarihi sonrası olması nedeniyle dava tarihine kadar hesaplama yapılması gerektiği belirtildiği halde, bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu olmayan sözleşmenin başlangıç tarihi dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Buna göre, Mahkemece; uyuşmazlık konusu olmayan 23.01.2009 ile 23.01.2011 dönemi için belirlenen kira bedeli değerlendirmeye alınmadan karar verilmesi gerekirken, uyulan bozma ilamının gereği yerine getirilmeden eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde davacı yönünden açık,davalı yönünden kapalı olmak üzere,12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 082f43a22ff31ffa bd04ab429cec971c This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2024/2402 E. , 2025/1526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1360 E., 2024/429 K. DAVA TARİHİ : 01.03.2012 Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacının, sunulan listede belirtilen kalıphane malzemelerini, menkul alım satımı ve kiralama sözleşmesi ile davalı şirketten 23.01.2009 tarihli ve 033383 numaralı fatura ile satın alarak bedelini ödediğini, ardından da 23.01.2009 tarihinde iki yıllığına davalı şirkete kiraya verdiğini, kira süresi bitmeden keşide edilen 28.12.2010 tarihli ve 16555 yevmiye numaralı ihtarname ile 23.01.2011 tarihinde sona erecek sözleşmenin yenilenmeyeceğinin ve kiralanan makinelerin kiraya verildiği haliyle teslim edilmesinin davalı şirkete bildirildiğini, ancak makinelerin teslim edilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, kiralanan makinelerin teslim alındığı şekliyle teslimini; teslimin mümkün olmaması durumunda tespit edilecek bedelinin ödenmesini, ayrıca haksız ve kötü niyetli zilyet durumunda olunduğundan belirlenecek ecrimisil alacağının ve kalıp işlerinin başka firmalara yaptırılmasından doğan maddi zararının dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.10.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile makinelerin teslimi için yapılan masraf bedelleri ile makinelerde meydana gelen zarar ziyan bedellerinin de dahili ile talebini 309.840,00 TL’ye yükseltmiş, 09.03.2017 tarihli kısmi ıslah dilekçesi ile de talebini, makinelerin teslim alındığı şekliyle teslimi, teslimin mümkün olmaması durumunda tespit edilecek bedelin ödenmesi, makinelerde meydana gelen zararın tazmini, kira sözleşmesinin bitiminden dava tarihe kadar olan süreçteki ecrimisil bedeli ile kalıphanenin teslimine kadar geçen süreçteki ecrimisil ve zarar bedelinin tahsili ile kalıp işlerinin başka firmalara yaptırılmasından doğan maddi zararının tahsilini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; imzalanan sözleşme ile demirbaş ve makineleri kiraladığını, kira sözleşmesinin süresinin bitmesine rağmen cari hesap alacağından dolayı hapis hakkı bulunduğu için makinaları elinde tuttuğunu, söz konusu malların mahkeme kararı ile muhafaza altına alınarak yediemine verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.10.2020 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile kiralanan davacıya teslim edildiğinden kiralananın teslimi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kira sözleşmesinin bitiş tarihi olan 23.01.2011 tarihinden kiralananın yediemine teslim edildiği 05.04.2012 tarihine kadar geçen 14 ay 11 günlük dönem için 148.695,00 TL ile kiralananın yediemine teslim edildiği tarih olan 05.04.2012 tarihinden davacıya teslim edildiği 18.01.2013 tarihine kadar geçen 9 ay 12 günlük dönem için 97.290,00 TL olmak üzere toplam 245.985,00 TL ecrimisil bedelinin ve kiralananın teslim edilmemesi nedeniyle davacının uğradığı 17.500,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 126.04.2022 tarihli ilamla; davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, ecrimisil bedelinin, aylık 1.250,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiği, ayrıca davaya ıslah yolu ile yeni bir talep eklenemeyeceği, bu nedenle Mahkemece talep aşılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ecrimisil davalarının haksız fiil benzeri davalardan olup, dava tarihine kadar gerçekleşmiş zararların talep edilebileceği, Mahkemece davanın açıldığı 01.03.2012 tarihine kadar olan süre için hesaplanan ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerektiğinden bahisle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ecrimisil yönünden bozma kararı verildiği ve diğer taleplerdeki hususların bozmaya konu edilmediği, aldırılan ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, ecrimisil talebi yönünden toplam 48.247,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davacıya ödenmesine, diğer taleplerdeki hususlar bozmaya konu edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; ecrimisilin kira bedeli olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, ayrıca menkullerin yedieminde kaldığı süre için de ecrimisile hükmedilmesi gerektiğini, ön inceleme duruşmasında, o tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 141/1 hükmüne dayanılarak talebin genişletilerek, kiralananın yedieminde kaldığı süre için ecrimisil talep edilerek harcının ödendiğini, aksi halde dahi talebin, ek dava mahiyetinde görülmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; taleple bağlılık ilkesi ve bozma ilamı kapsamında yalnızca 23.01.2011 - 01.03.2012 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil değerlendirmesi yapılması gerekirken, bunun aksine hareket edilerek başkaca dönemler açısından karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, yapılan yasal artış oranlarının da hatalı olarak belirlendiğini, yapılacak artışların bir önceki ayın on iki aylık TÜFE ortalamasına göre yapılması gerektiğini, ayrıca ecrimisil taleplerinde yasal faiz uygulanması gerektiğini, davacının maddi zarar talebini ispatlayamadığını, yapılan ikinci ıslahın ise usul ve Kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kiralanan taşınırların teslimi, ecrimisil ve maddi tazminat istemine ilişkindir. 1. Mahkemece uyulan bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Kural olarak bozma kararına uyulmakla; orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda, lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan, bozma kararı dışında kalan yönler ise kesinleşir. Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK). Bu kazanılmış hak yeni bir hükümle ortadan kaldırılamaz. Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hâkimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; uyulan bozma ilamında, davacı tarafça, sözleşmenin sona erdiği 23.01.2011 tarihinden, kiralananın kendisine teslim edildiği tarihe kadar alacak talebinde bulunulduğu, kiralananın davacıya teslim tarihinin ise dava tarihi sonrası olması nedeniyle dava tarihine kadar hesaplama yapılması gerektiği belirtildiği halde, bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu olmayan sözleşmenin başlangıç tarihi dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Buna göre, Mahkemece; uyuşmazlık konusu olmayan 23.01.2009 ile 23.01.2011 dönemi için belirlenen kira bedeli değerlendirmeye alınmadan karar verilmesi gerekirken, uyulan bozma ilamının gereği yerine getirilmeden eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde davacı yönünden açık,davalı yönünden kapalı olmak üzere,12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 082f43a22ff31ffa bd04ab429cec971c ... ...