Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1955 E., 2025/1188 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1955 E., 2025/1188 K. (27.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1955
Karar No
2025/1188
Karar Tarihi
27.02.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2024/1955 E. , 2025/1188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/716 E., 2023/1404 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin emlak komisyoncusu olduğunu, 16.02.2015 tarihinde taraflar arasında "Yeni Çamlıbelde Evleri Aydınlı/Tuzla Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli" adlı sözleşme imzalandığını, davalının sözleşmeye konu daireyi satın alıp tapuda kendi adına tescil ettirdiğini ancak sözleşme gereğince ödenmesi gereken hizmet bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin satın aldığı taşınmazın davacı tarafından gösterilen taşınmaz değil, taşınmaz maliki ile 02.02.2015 tarihinde imzalanan ön protokole konu taşınmaz olduğunu, ön protokolün davacının yer göstermesinden önce yapıldığını, ön protokol yapıldıktan sonra davacı tarafından 16.02.2015 tarihinde farklı taşınmazlar gösterildiğini, verilen listede müvekkilinin dairesine benzer daire için bildirilen net fiyatın 680.000,00 TL olarak bildirildiğini, taşınmazın alımına davacının herhangi bir katkısının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.03.2016 tarihli kararıyla; 02.02.2015 tarihinde dava dışı taşınmaz maliki ile davalı arasında davaya konu taşınmazın satışına ilişkin imzalanan ön protokole göre taşınmazın finansal hazırlıkları, kredi başvuruları, kredinin sonuçlanması gibi konular için 23.04.2015 tarihine kadar alıcıya süre tanındığı, belirtilen tarihe kadar evin başka alıcılara gösterilmeyeceği konusunda anlaşmaya varıldığı, taraflar arasında gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesinin ise 16.02.2015 tarihinde imzalandığı, dairenin satışında davacının aracılığının bulunmaması nedeniyle tellallık sözleşmesinden kaynaklanan bir ücret talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 27.06.2019 tarihli ilamla; dosyaya sunulan ve davalı tarafından imzası inkar edilmeyen 16.02.2015 tarihli "...Gayrimenkul Hizmet Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi" başlıklı belgede, "Yukarıda adresi bulunan gayrımenkulü/gayrımenkulleri 16.02.2015 tarihinde satın almak amacı ile gördüm. Söz konusu yeri şahsım, ortağı veya çalışanı bulunduğum şirket veya şirketin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan ve sıhri hısımlarım satın aldığı takdirde satış bedelinin %3+ KDV sini veya kiralanması halinde yıllık kira bedelinin %12+KDV sini .... Kobi’ye hizmet bedeli olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ederim." yazılı olduğu, dosya içerisinde yer alan tapu senedinden davacının taşınmazı satın aldığının görüldüğü, taraflar arasında yukarıda anıldığı şekilde düzenlenen sözleşmenin geçerli olup davalıyı bağladığı, diğer yönden, davalı tarafından dosyaya sunulan ve Mahkemece karar gerekçesine esas alınan davalı ile dava dışı taşınmaz maliki arasında imzalanan 02.02.2015 tarihli ön protokol adi nitelikte olup her zaman düzenlenme ihtimali bulunduğundan eldeki dava yönünden bu belgeye itibar edilemeyeceği, o halde Mahkemece, işin esasına girilerek taraflar arasındaki 16.02.2015 tarihli sözleşme hükümleri değerlendirilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında alınan bilirkişi kök ve ek raporunda, davacının simsarlık alacağının KDV dahil 21.240,00 TL olarak hesaplandığını, 09.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda, satın alınan taşınmazın taraflar arasında yapılmış olan söz konusu hizmet sözleşmesinde bahsi geçen gayrimenkullerden hiçbiri olmadığı, davalının satıcı ile daha öncesinde yapmış olduğu ön protokolde yer alan 1 numaralı bağımsız bölüm olduğu ve davacının benzer daire için teklif ettiği bedel olan 680.000,00 TL yerine 600.000,00 TL bedel ile satın alındığı yönünde rapor sunulduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında hizmet verdiği, bu kapsamda ücrete hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 19. İcra Dairesinin 2015/8471 E. sayılı dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 21.240,00 TL yönünden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan asıl alacığın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın uyulmasına karar verilen bozma ilamına açıkça aykırı olduğunu, bozma ilamında benimsenen gerekçenin yok sayıldığını, 09.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda, satın alınan taşınmazın taraflar arasında yapılmış olan söz konusu hizmet sözleşmesinde bahsi geçen gayrimenkullerden hiçbiri olmadığı tespitinde bulunulduğunu, müvekkili tarafından dava dışı proje sahibinden alınan dairenin, K blok, 1 numaralı bahçe dubleks daire olduğunu, davacı tarafından müvekkiline gösterilen dairelerin 2 ve 11 numaralı daireler olduğunu, dolayısıyla davacı tarafından müvekkilinin satın aldığı daire bakımından herhangi bir hizmet verilmediğini, Mahkemece dosya teknik bilirkişiye tevdi edildikten sonra sözleşme ile satın alınan dairenin aynı olmadığı yönünden bilirkişi görüşünün yok sayılarak tam aksi yönde karar verildiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tellallık sözleşmesi gereği kararlaştırılan komisyon ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 16.02.2025 tarihli, "Yeni Çamlıbelde Evleri Aydınlı/Tuzla Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi" başlıklı sözleşmedeki gösterilen taşınmazlardan; 194 m2 üst dubleks bahçe tipi gayrimenkulün 1. Etapta yer alan 2, 4, 6,11,13 numaralı taşınmazlar olduğu ve fiyatının 630.000,00 TL olduğu, 222 m2 alt dubleks bahçe tipi gayrimenkulün 1. Etapta yer alan 2 ve 11 numaralı taşınmazlar olduğu ve fiyatının 680.000,00 TL olduğu, 281 m2 tripleks villa tipi gayrimenkulün 3. Etapta yer alan, 3 sağ, 3 sol, 5 sağ, 5 sol numaralı taşınmazlar olduğu ve fiyatının 870.000,00 TL olduğu, 312 m2 tripleks gayrimenkulün 2. Etapta yer alan, 2 sağ, 2 sol numaralı taşınmazlar olduğu ve fiyatının 950.000,00 TL olarak belirtildiği görülmüştür. 06.04.2015 tarihli tapu senedinde; K blok, bodrum+zemin kat, 1 numaralı bağımsız bölümün 600.000,00 TL bedelle davalı tarafından ....San. ve Tic. A.Ş.'den satın alındığı görülmüştür. 09.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda, yerinde yapılan incelemede, davalının satın aldığı bahçe dubleks dairenin D-1 nolu(yeni no:64) olduğu, yapılan ölçümlerde dubleks dairenin 195,42 m2 olduğunun tespit edildiği, davacının davalı tarafa gösterdiği söz konusu sitede bulunan dairelerden hiçbirini davalının satın almadığı, satın alınan taşınmazın taraflar arasında imzalanan 16.02.2015 tarihli hizmet sözleşmesinde bahsi geçen gayrimenkullerden hiçbiri olmadığı, davacının benzer daire için teklif ettiği bedel olan 680.000,00 TL yerine 600.000,00 TL bedel ile taşınmazın satın alındığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamında bozma kararına uygun şekilde alınan bilirkişi raporunda, yerinde yapılan incelemede davalının satın aldığı taşınmazın, taraflar arasında imzalanmış 16.02.2015 tarihli Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesinde belirtilen taşınmazlardan hiçbirisi olmadığının tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalının satın aldığı taşınmaz için davacının hizmet vermediği, bu kapsamda davacının ücrete hak kazanmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı