3. Hukuk Dairesi 2024/1926 E. , 2025/630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1361 E., 2023/3683 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/176 E., 2021/466 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; tescil harici olan taşınmazın uzun yıllar davalının işgalinde olduğunu, davalı aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasında Mahkemece taşınmazın orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verildiğini ve kararın 11.10.2011 de kesinleştiğini, bu tarihten sonra işgali sürdüren davalının başvurusu üzerine 2007/4 numaralı ruhsata dayalı olarak Bakanlığın 12.03.2012 tarihli oluruyla maden işletme ve tesis izni verildiğini, sahaların davalıya teslim edildiğini, 11.10.2010-02.03.2011 tarihleri arasındaki döneme ait 37.085,49 TL, 03.03.2011-02.03.2012 tarihleri arasındaki döneme ait 96.475,14 TL, 03.03.2013-02.03.2014 tarihleri arasındaki döneme ait 127.087,45 TL, 03.03.2014-02.03.2015 arasındaki döneme ait 164.193,27 TL'nin ödenmediğini ileri sürerek; kullanma bedeli, ağaçlandırma bedeli ve gecikme zammı ile faizi toplamı 955.064,48 TL'nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, sahanın teslimi iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, fiilen kullanım ile teslime ilişkin bir belge ve delilin de olmadığını, ispat külfetinin davacıda olduğunu, dava konusu yerin bir kısmını kiralamak için talepte bulunulmuş ise de idarenin yüksek kira bedeli istemesi sebebiyle vazgeçildiğini, kiralama talebinde bulunduğunda ödenen para iade edilmediğini ve bu paranın iadesinin istenmesi üzerine kötü niyetli olarak eldeki davanın açıldığını, davacının iddia ettiği eylemler ile iddiasına dayanak olan orman muhafaza memurlarının tutanaklarının, bu tutanaklara dayanan idari yaptırım belgelerinin keyfi nitelikte olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın orman vasfı ile hazineye tescil ve müdahalenin meni kararından sonrası için yapılan hesaplama sonucunda 347.761,71 TL idare zararı belirlendiği, davalının ödeme savunmasına ilişkin dosyaya makbuz sunmadığı ve bu ödemeye ilişkin derdest dava bulunduğu, verilen sürelerde ödeme yapılmadığı, taahhüt sözleşmesinin verilmediği ve sahanın teslim tesellümünün yapılmadığı, iznin iptali gerektiği ağaçlandırma, tahsis ve teminat ödemesinin de söz konusu olmayacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 347.761,71 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tespit edilen zarar miktarının doğru olduğu, Mahkeme kararının kesinleşme tarihi başlangıç alınarak izin aldığı tarihe kadar olan işgalcilik dönemine ait bilirkişi raporunda davacının sunduğu dosya bilgileri başlıklı tablodan da ilk yıl bir defaya mahsus ödenmekte olan arazi tahsis bedeli olarak ana para, gecikme cezası ve KDV dahil toplam 141.392,66 TL'nin 27.06.2012 tarihli ve f00802 vezne nolu makbuzla ödendiği belirlendiğinden, hesaplanan maddi tazminattan bu ödemenin mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile 206.369,05 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; hesaplamanın ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, alacağın düşük hesaplandığını, mahkemenin raporla bağlı olmadığını ve davanın tümden kabulünün gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, haksız işgalden kaynaklı alacak ve tazminat istemine ilişkindir. 1.Bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Öte yandan, mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür. Somut olayda; davacı vekili, 11.10.2010-02.03.2011, 03.03.2011-02.03.2012, 03.03.2013-02.03.2014, 03.03.2014-02.03.2015 tarihleri arasındaki dönemlere ilişkin kullanım bedeli, gecikme zammı ve ağaçlandırma bedeli talebinde bulunmuş, hükme esas bilirkişi raporu ile 24.05.2012 tarihine kadar hesaplama yapılmış, davacı tarafça anılan rapora itiraz edilmiştir. Derece mahkemelerince, davacı vekilinin talep ettiği 24.05.2012 sonrası döneme ilişkin değerlendirme ve gerekçelendirme yapılmamış olup, doğrudan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince; taraf delilleri dikkate alınarak, davacının talep konusu ettiği 24.05.2012-02.03.2015 dönem bakımından da değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde anılan dönem için herhangi bir gerekçe olmaksızın hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0417c4196dd8d8df 58f40194e91c9bf6