3. Hukuk Dairesi 2024/1861 E. , 2025/801 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1632 E., 2024/444 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/779 E., 2021/386 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; mülkiyeti davacı vakfa ait olan 46 parsel ve 73 parsel sayılı taşınmazların üzerinde, hastane binası inşa etmek ve işletmek üzere aylık toplam 583.335 USD üzerinden 26.10.2001 tarihli ana ve 09.04.2012 tarihli ana sözleşmeye ek ve bu sözleşmeyi tadil eden 01.03.2012 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiraya verildiğini, davalının 2020 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait toplam 1.750.005 USD kira borcunu ihtara rağmen ödemediğini, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, ayrıca davalı kiracı tarafından açılan ve halen derdest olan kira uyarlama davası bulunduğunu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; tüm dünyada görülen pandemi nedeniyle bazı işyerlerinin faaliyetinin geçici bir süre ile tamamen durdurulduğunu, esnek çalışma sistemine geçildiğini, faaliyeti durdurulmayan işletmelerde ise ciddi gelir kaybına uğradığını, ciro kaybının yanında TL değer kaybederken döviz kuru yükseldiğinden kiranın ciroya oranının da arttığını, savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşme ile belirlenen kira bedelinin tespitine ilişkin kesinleşmiş mahkeme ilamının bulunmadığı ve halen derdest olan uyarlama talepli davanın davalı kiracıya tek taraflı bir irade kira bedelinde indirim hakkı vermeyeceği, ödeme yapıldığını ispat yükü üzerinde olan davalı kiracı tarafından ödeme olgusu ispatlanamadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki kira sözleşmesi ve tadil protokolü kapsamında ödenmesi gereken kira bedelinin belirli olduğu, sözleşme ile belirlenen kira bedelinin aksine ödenmesi gereken kira bedelinin tespitine yönelik kesinleşmiş mahkeme ilamının bulunmadığı, davalının kira bedelini ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; derece mahkemelerice yüzeysel ve şekli karar verildiğini, pandemi döneminde yapılan yasal değişiklik ile dahi pandemi mücbir sebep kabul edilerek 2020 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran ayları kiralarının ödenmemesinin tahliye ve fesih sebebi olmayacağının düzenlendiğini, pandemi döneminde uğranılan ciro kaybının tespiti ve uyarlama davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık ödenmeyen kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 165/1 maddesi uyarınca bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir. Görülmekte olan bir davanın sonuçlanmasını başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için; bekletici sorun yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması, iki dava arasında bağlantı bulunması gerekir. Davalardan biri hakkında verilecek kararın, diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde, iki dava arasında bağlantı varsayılır ve biri diğeri için bekletici mesele yapılır. Somut olayda; taraflar arasında 26.10.2001 tarihli ana ve 09.04.2012 tarihli, 19 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Davacı, 2020 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran ayları kira alacağının tahsili için icra takibi başlatmış, davalı ise pandemi sebebiyle ciro kaybı yaşadığını, döviz cinsinden belirlenen kira bedelinin ciroya oranının yüksek oranda arttığını savunarak davanın reddini istemiş, davalı tarafından davacı aleyhine 10.09.2019 tarihinde İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/780 Esas numaralı uyarlama davası açılmış ve davada kira bedelinin 01.09.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere uyarlanması talep edilmiştir. Kiracı tarafından açılan uyarlama davasında verilecek kararın, alacak davasında verilecek hükmü etkileyeceği açıktır. Hâl böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; uyarlama davasının eldeki dava açısından bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyarlama davasının sonucu beklenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3a83764c9e2a7969 21a8dd8485a9cff9