Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/1839 E., 2025/1705 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1839 E., 2025/1705 K. (18.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1839
Karar No
2025/1705
Karar Tarihi
18.03.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/1839 E. , 2025/1705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/2 E., 2020/193 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı hakkında Eskişehir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 20.05.2014 tarihli ve 4213 sayılı yazısı ile 21 adet yabancı işçi için toplam 153.825,00 TL para cezası uyguladığını, davalının idari para cezasına itirazının Mihalıççık Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/23 D.İş sayılı dosyasında verilen kararla reddedildiğini, red kararına yapılan itirazın da kesin olarak reddedilmesi üzerine idari para cezasının kesinleştiğini, tahsil için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; takibe kötüniyetle itiraz edilmediğini, uygulanan idari para cezasını düzenleme yetkisinin Bakanlık Bölge Müdürlüğüne ait olduğunu, kesilen idari para cezasının tahsilinin kaldırılması için Adalet Bakanlığına yapılan başvurunun beklenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.09.2017 tarihli, kararıyla; talebe konu idari para cezasının, Sulh Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair kararı ile kesinleştiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile takibin devamına, icra inkâr tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 02.12.2019 tarihli ilamıyla; davalı vekilinin son celse göndermiş olduğu mesleki mazeretini kabul eden Mahkemenin, aynı celse tahkikat duruşmasına son vererek sözlü yargılamaya geçmesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27., 184. ve 186. maddelerine de aykırı olarak uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının idari para cezasından kaynaklanan alacağının Kabahatler Kanunu kapsamında yapılan itirazın Mihalıççık Sulh Ceza Hakimliğinin 2014/23 Değişik iş numaralı dosyası üzerinden verilen red kararı ile kesinleşmesiyle birlikte kesin nitelik kazandığı, idari para cezasının kesinleşmiş olması karşısında Mahkemece idari para cezasının yasal olup olmadığına yönelik bir değerlendirme yapılamayacağı, ancak davalı taraf kanun yararına bozma talebi kesinleşmeden takibe itiraz ettiğinden kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın iptali ile 165.279,69 TL asıl alacak bedeli üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davanın tam kabulüne karar verildiği halde icra inkar tazminatına hükmedilmediğini, oysa alacağın likit olduğunu ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi için kötü niyetli olarak itiraz edilmesi gerekmediğini, ayrıca davacı lehine maktu yerine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili; Yargıtay incelemesinden geçmeyen idari para cezasına itiraz hakkında verilen kararların kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin işveren tanımına uymadığı gibi işçilerin işçi çavuşu tarafından getirildiği hususundaki itirazlarının hiçbir aşamada incelenmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere tutanağın düzenlendiği tarihte idari para cezasına konu edilen hadisenin sonradan yürürlüğe giren yönetmeliğe göre muafiyet kapsamına alınarak idari para cezası kapsamından çıkartıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kesinleşen idari para cezasının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 1.Mahkeme ilamında belirtilen gerekçeye, idari para cezasının kesinleşmesinden sonra icra takibinin başlatılmasına, kesinleşen idari para cezasının, artık yasal olup olmadığı yargılama konusu yapılamayacağının (YHGK'nın 2000/21-135 E., 2000/149 K.sayılı kararı) anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesine göre; itirazın iptali davalarında itirazının haksızlığına karar verilirse borçlunun; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiş olup, alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için borçlunun itirazının kötü niyetli olmasına gerek yoktur. Dava konusu takipte kesinleşmiş idari para cezasının tahsili için takip başlatıldığı, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla, davacı alacaklı lehine yüzde yirmi oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, borçlunun takibe kötü niyetle itiraz etmediği gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi; ''Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.'' şeklindedir. Dava konusu hukuki yardımın konusu para ile değerlendirilebilir nitelikte olup, kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması da usul ve kanuna aykırıdır. 4. Kamu düzeni nedeniyle resen yapılan incelemede; Mahkemece kabulüne karar verilen takip bedeli üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 15. maddesi gereği nisbi karar ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, maktu harca hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasını gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'ya eklenen Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 438/7 maddesi uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3, 4 ve 5. bentleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla; 3. ''Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine'', 4."492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 11.290,25 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına", 5."Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/1. maddesi gereği 19.651,57 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine", bentlerinin yazılması suretiyle bozmanın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, HUMK'nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 397fd33e1e05dbb3 ea7110727ee072cf

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı