Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/1816 E., 2025/1603 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1816 E., 2025/1603 K. (13.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1816
Karar No
2025/1603
Karar Tarihi
13.03.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/1816 E. , 2025/1603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/959 E., 2023/1828 K. DAVA TARİHİ : 23.07.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/405 E., 2021/247 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin taraflar arasında imzalanan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi kapsamında 2008 yılından itibaren Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti verdiğini, davalı Kurumca gönderilen 19.06.2019 tarihli yazıyla, dava dışı tıp merkezi hakkında yapılan teftiş incelemesi sonrasında düzenlenen müfettiş raporuna istinaden müvekkili şirketin 2016 yılına ilişkin sözleşmesinin yenilenmediği, bu nedenle 15.04.2016 ilâ 30.04.2016 tarihleri arasında Kurumca yapılan ödemelerin yersiz ödeme olduğu gerekçesiyle, müvekkilinin 2016 Nisan dönemine ilişkin hak edişlerinden 159.321.60 TL asıl alacak ve 91,569,11 TL faizi olmak toplam 250.890171 TL tutarında kesinti yapılacağının bildirdiğini, ancak sözleşmenin yenilenmeyeceği hususunun müvekkiline önceden bildirilmediğini, belirtilen dönemde sözleşme hükümlerine göre diyaliz hastalarına hizmet verilmeye devam edildiği gibi, işlemlerin Medula sistemine kaydı sırasında sistemin herhangi bir uyarı da vermediğini, sistemden provizyon alındıktan sonra sunulan hizmet bedellerinin davalıya faturalandırıldığını ve Kurumca fatura bedellerinin 22.06.2016 tarihinde ödendiğini, müvekkilinin herhangi bir usulsüz işleminin bulunmadığını ileri sürerek; haksız kesinti işleminin iptali ile müvekkilinin bu işlem nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurumca davacı hakkında uygulanan kesinti işleminin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile davalı Kurumca davacı hakkında uygulanan kesinti işleminin iptali ile davacının bu işlemden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; yapılan kesintilerin taraflar arasındaki sözleşmeye, SUT hükümlerine ve sair mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Kurumca imzalanan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine dayalı olarak davacı hakkında uygulanan kesinti işleminin iptali ile bu işlemden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda; taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmenin sebebi belirtilmeyen bir şekilde 15.04.2016 tarihi itibariyle yenilenmediği, 2016 yılı Nisan döneminde davacı tıp merkezinde 82 hastaya 922 seans diyaliz hizmeti verildiği, bu hizmet bedelinin 30.04.2016 tarihli ve 13876 numaralı fatura ile davalı Kuruma 159.321,60 TL olarak fatura edildiği, davalı Kurumca bu fatura bedelinin 22.06.2016 tarihinde davacı hesabına yatırılarak ödeme yapıldığı, daha sonra Kurum tarafından dava dışı tıp merkezi hakkında yapılan teftiş sonucu düzenlenen müfettiş raporuna istinaden bu fatura bedelinin tamamının faiziyle birlikte davacıdan tahsilinin talep edildiği; taraflar arasında 2012 yılından itibaren geçerli olan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinin (16.) maddesine göre, istisnalar dışında her takvim yılının 15 Aralık günü mesai saati bitimine kadar taraflardan biri feshi ihbar etmediği takdirde sözleşmenin aynı şartlarla bir yıl daha uzamış sayılacağının belirtildiği, sözleşmenin yenilenmeyeceğine dair davacıya bildirim yapıldığını gösterir herhangi bir belgenin de dosya içerisinde bulunmadığı, bu sebeple davacının hizmete devam etmesi ve sunulan hizmetin de faturalandırılmasının olağan olduğu, davacı tarafından davalı Kurum sigortalılarına diyaliz hizmetinin tüm ay boyunca sunulduğu, bu hizmeti veremeyeceklerine ilişkin Medula sisteminden davacıya herhangi bir uyarıda da bulunulmadığı, davalı Kurum tarafından davacının Nisan 2016 dönemine ait tüm fatura bedelleri üzerinden yaklaşık üç yıl sonra borç tahakkuku uygulanmasının hakkaniyete uygun olmadığı yönünde görüş bildirildiği, söz konusu raporun hüküm vermeye yeterli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d02b5f45bc38b63e 8b5cabe49601dfc6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı