3. Hukuk Dairesi 2024/1799 E. , 2025/2366 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/70 E., 2024/27 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; 2015 yılı Ekim ayında dava dışı B.A. isimli kişinin davacıya "sizi ... Tarım Kredi Kooperatifine üye yapacağım, okulu bitirir bitirmez kooperatif sizi işe alacak, kredi sağlayacak, bunun karşılığında sadece imza atacaksınız, üye olacaksınız, bu sayede maaşlı bir iş sahibi olacaksınız" şeklinde taahhütte bulunması karşısında, davacının arkadaşları ile birlikte teklifi kabul ettiğini, daha sonra dava dışı B.A.'nın kendisini ve arkadaşlarını .... isimli kişi ile buluşturduğunu, ....'nın da davacı ve arkadaşlarını ...'ya götürdüğünü, üyelik için gerekli diyerek birçok evrak imzalattırdığını, sonrasında Eskil'e götürerek nüfus için gerekli diyerek fotoğrafını çektirdiğini ve bu fotoğrafları da ....'nın aldığını, sonra ....'nın davacı ve arkadaşlarını Konya 8. Noterliğine götürdüğünü, burada düzenlenen belgeyi imzalamasının istendiğini, davacının düzenlenen belgeyi okuyunca bu belgenin vekaletname olduğunu ve vekalet verilen davalı ... isimli kişinin adına borçlandırıcı işlemler yapmaya yetkilendirildiğini anladığını ve bu durumdan korktuğunu, bu nedenle söz konusu belgeyi imzalamadan noterden ayrıldığını, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği tarafından davacıya bir ihbarname gönderildiğini, bu ihbarnameye göre ... Tarım Kredi Kooperatifine üye olduğu, 17.05.2016 tarihi itibariyle 151.257,42 TL borcu olduğunun bildirildiğini, ihbarnameye ekli olarak vekaletname de gönderildiğini, davacının imzalamadan ayrıldığı vekaletnamenin tamamlandığını ve adına imza atıldığını, bu vekaletnamedeki imzanın sahte olduğunu ve davacıya ait olmadığını, davalı ...'i tanımadığını, diğer davalının da vekaletnameyi düzenleyen noter olduğunu, Eskil Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ara kararının 3. maddesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 208/4 maddesi gereğince sahtelik davası açması için davacıya iki haftalık kesin süre verdiğini, işbu davayı bu sebeple açtıklarını beyan ederek, Konya 8. Noterliğince tanzim edilen 26.10.2015 tarihli ve 25742 yevmiye numaralı vekaletnamedeki vekalet veren imzasının davacıya ait olmadığının ve sahte olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; sahteliği iddia edilen belgedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde bir tespitte bulunulamadığını, davacının azilnamede sahtelik iddiasından hiç bahsetmediğini, aksine vekaleti kendisinin verdiğini beyan ettiğini, üstelik sahteliğini iddia ettiği vekaletnamede de davacı imzasının altına el yazısı ile isim ve soy ismini yazdıktan sonra "okudum" yazarak imzasını attığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli kararıyla; hem Adli Tıp Kurumu hem de Jandarma Kriminal Daire Başkanlığından alınan imza incelemesine göre, imzanın davacıya ait olup olmadığının tespitinin yapılamadığı, fakat inceleme konusu belge üzerinde yazılı bulunan "..." ibareli el yazıları ile davacının mevcut mukayese el yazıları arasında benzerlikler görüldüğünün bildirildiği, davacının zorla imza attırıldığından bahisle bir iddiasının bulunmadığı, noterlerin çalışma sistemine göre yoklukta imza atılarak vekaletname verilmesinin mümkün görünmediği, en ufak bir şüphede gerekli tedbiri işlemlerin yapıldığı, davacının vekaletnamedeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 07.12.2022 tarihli ilamla; bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği belirtilerek, hükme esas alınan Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlenen raporu ile Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin raporunda, dava konusu belgedeki imzanın davacıya ait olduğu ya da olmadığının açıkça tespit edilmediği, İlk Derece Mahkemesince; Adli Tıp Kurumunun imza incelemesinde üst ve son merci olmadığı gözetilerek, üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden (grafoloji alanında uzman) oluşturulacak bilirkişi heyetinden, dava konusu belgedeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığına ilişkin yeniden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılıp ve İlk Derece Mahkemesi kararı davacı yararına bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mimar ... Güzel Sanatlar Fakültesinden seçilen üçlü bilirkişi heyetinin yaptığı incelemede, söz konusu belge üzerindeki imzanın kişiye atfedilecek karakteristik özellikler içermeyen basit bir tersim içermesi bakımından ... eli ürünü olup olmadığına karar verilemediği, ancak ...'in imzasındaki (B) harfi ve el yazıları ile inceleme konusu belge üzerindeki isim, soyisim ve okudum kelimesi karşılaştırıldığında harflerin yapısı, biçimi, tersimi, yuvarlak harflerin başlangıç ve bitişi, noktalı harflerin yapılışı bakımından benzerlikler tespit edildiğinin bildirildiği, 26.10.2015 tarihli ve 25742 yevmiye numaralı vekaletname içeriği incelendiğinde, davalılardan ...'in vekil tayin edildiği, işlemi yapan noterin davalılardan ... olarak göründüğü, 17.06.2016 tarihli azilname ile daha önce vekil tayin edilen davalı ...'in azledildiği, azilnamedeki imzanın ilk vekaletnamedeki imzadan farklı olması üzerine işlemi yapan noterin davacının imza örneğini aldığı ve işlemden önceki örnek imzam başlıklı belgeye davacının imza atmasını istediği, atılan imzanın önceki işlemdeki imza ile benzerlik göstermesi üzerine azilname belgesinin düzenlendiği, azilname içeriğine göre davacıdan önceki imzasının farklı olmasından dolayı imza örneği alınmasına rağmen davacının vekaletnamedeki imzanın kendisine ait olmadığından bahsetmediği, noter katibi olarak görev yapan davalı ...'ın tanığı ...'in beyanında; davaya konu vekaletnameyi kendisinin düzenlediğini, davacının huzurda imzasını attığını, başkatibe imza için gönderdiğini, başkatibin de tekrar davacıya böyle bir vekaletname verip vermediğini sorduğunu, verdiğini beyan etmesi üzerine imzasını attığını, imzanın davacıya ait olduğunu beyan ettiği, dinlenen davacı tanıklarının ise yapılan işlemi görmediklerini, davacıdan vekaletname için imza istediklerini ve atmadığına dair duyuma dayalı bilgilerinin olduğu, davacının zorla imza attırıldığından bahisle bir iddiasının bulunmadığı, noterlerin çalışma sistemine göre yoklukta imza atılarak vekaletname verilmesinin mümkün görünmediği, en ufak bir şüphede gerekli tedbiri işlemlerin yapıldığı, kaldıki işlemi yapan noter katibinin şüpheye mahal vermeyerek net bir şekilde imzanın davacı tarafından atıldığını belirttiği de gözetilerek, davacının vekaletnamedeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasını ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; vekaletnamedeki imzanın sahte olduğu gerekçesiyle ihtar çekmek istemesine rağmen, noter çalışanlarının bu şekilde ihtar çekilemeyeceğini ancak azilname gönderilebileceğini belirttiklerini, bunun üzerine müvekkilinin dava dosyasında bulunan azilnameyi tanzim ederek gönderdiğini, üç ayrı bilirkişi raporunu da aynı konulara aynı şekilde cevaplar verdiğini, imzanın müvekkilinin el ürünü olup olmadığının kesin olarak tespit edilemediğini, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin tanık beyanlarının kendi görsel olarak izlenimlerini ve gördüklerini içerdiğini, davalı tanığının aynı zamanda noterlikte çalışan maaşlı bir kişi olduğunu, taraflı beyan verdiğini, belge üzerindeki imzanın müvekkilinin el ürünü olup olmadığının kesin olarak tespit edilmediğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; vekaletnamedeki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu, davacının kendisine zorla imza attırıldığı iddiasının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2b87ac378dc518d1 707fb416638defbf