3. Hukuk Dairesi 2024/1720 E. , 2025/1092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/34 E., 2023/418 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalının Türk Silahlı Kuvvetlerinden mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrıldığını ve müstafi olarak ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarını kendisine bildirilen yasal süre içerisinde ödemediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 48.562,98 TL asıl alacak, asıl alacağa 30.08.1991'den başlamak üzere sarf tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiz ve 259.678,86 TL gecikme zammı, gecikme zammına TSK'dan ayrılma tarihi olan 24.01.2006 tarihinden başlamak üzere hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.11.2013 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 44.668,00 TL asıl alacağın 30.08.1991 tarihinden başlamak üzere, sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 11.02.2021 tarihli kararla; Mahkemece, öncelikle 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunun 10. ve 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na (926 sayılı Kanun) eklenen Geçici 32. maddesinin incelenmesiyle 12 Mart 1971 tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar, yargı denetimine kapalı idari işlemler veya Yüksek Askerî Şûra kararları ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenler veya vefatları hâlinde hak sahiplerinin, bu madde hükümlerinden yararlanabilmek için altmış gün içinde Milli Savunma Bakanlığına başvuru yapmaları gerektiğine ilişkin hüküm çerçevesinde davalının süresi içinde Milli Savunma Bakanlığına başvurusu olup olmadığı değerlendirilip oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi, davalının başvurusu neticesinde olumsuz karar çıkması halinde aşağıda ana para borcu eksik kalan yükümlülük süresi ile orantılı olarak yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler uyarınca tespit edilmesi, faiz borcunun da bulunacak ana para miktarına göre belirlenmesi gerektiği, dosyada mevcut maliyet çizelgesinde yükümlüye yapılan masraflar eğitim ve öğretim sonu itibariyle belirlendiğine göre, bilirkişi tarafından hesaplanan asıl alacak için her bir dönem sonu tespit edilmesi bu tarihten itibaren dava tarihine kadar işlemiş faizin de hesaplanması gerektiği, 926 sayılı Kanun'un 112/4 maddesi metninde yer alan "durumları yukarıdaki fıkralar hükümlerine uyanlar" ibaresinden maddenin 1., 2. ve 3. fıkralarının tamamının anlaşılması gerektiği, bu nedenle Mahkemece; davalının, mecburi hizmet süresini tamamlamadan ilişiğinin kesilmiş olması nedeniyle söz konusu maddenin 1. fıkrasında düzenlenen durum kapsamında bulunması karşısında, davalının yurt dışında bulunduğu süre içerisinde kendisine yapılan masrafların 4 katı cezai şarttan sorumlu tutulması (yurt dışı eğitim tutarları noksan hizmet süresine orantılanmalı) gerektiği, bu nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiş, kararın bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 2. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığının 16.10.2022 tarihli yazısında, davalının 926 sayılı Kanuna eklenen Geçici 32. Maddesi hükümlerinden yararlanabilmek için Milli Savunma Bakanlığına başvurusunun olmadığının belirtildiği, Mahkemece ilk karar tarihinde maddedeki sürenin "10 yıl" olarak gösterildiği, mecburi hizmet süresinin 10 yıl olarak kabul edilmesi gerektiği, alınan bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca yurt dışında geçen sürenin 2 katı kadar yükümlülük süresini arttıran durumun subay ve astsubay nasbedildikten sonraki döneme ait olması nedeniyle yükümlülüğe eklenemeyeceği, ister yurt içi ister yurt dışı olsun ayrım yapılmadan subay ve astsubay nasbedilene kadarki dönem için 10 yıl mecburi hizmet süresi yükümlülüğü olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 33.027,82 TL asıl alacak ile dava tarihine kadar işlemiş faiz olan 15.534,16 TL'nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, cezai şart yönünden 132.064,48 TL'nin ilişik kesme tarihi olan 24.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili; 926 sayılı Kanun'un 112/4 maddesinde düzenlenen cezai şart hükmünün müvekkili açısından uygulanmasının mümkün olmadığı, müvekkilinin sicilen re'sen emekliye sevk edildiği ve müvekkilinin yüklenme senedinde 4 kat cezai şart tazminatı ödeneceğine dair hiçbir sorumluluk yüklenmemiş olduğunu, davacının bu talebinin reddine karar verilmesini gerektiğini, cezai şartın fahiş hesaplandığını, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davacı vekili; davalının mecburi hizmet yükümlülüğünün 15 yıl olduğunu, 10 yıl üzerinden uygulanan mecburi hizmet süresinin değişikliğe uğramamış gibi uygulanmadığını davanın açıldığı tarihinin esas alınmadığını emsal kararlar tetkik edilmeden ve incelemeye alınmadan değişen yasa hükümleri dikkate alınmadan karar verildiğini, faiz başlangıç tarihinin kural olarak zararın oluştuğu tarih olduğunu, müvekkili idare tarafından kişiye okul/kurs bitiş tarihlerinden ilişik kesme tarihine kadar faiz hesaplaması yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 926 sayılı Kanunundan kaynaklanan eğitim ve öğretim alacağının tahsili istemine ilişkindir Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumunu oluşturan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılarak karar verilemeyeceği anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 238e164e10ba0b10 031720d63653dc43