3. Hukuk Dairesi 2024/1458 E. , 2025/2465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1290 E., 2023/2218 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/397 E., 2023/15 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/karşı davalı vekili tarafından duruşma talepli ve dahili davalılar vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı/karşı davalı asıl ... ile vekili Avukat ...'ün sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacının davalıdan 07.09.2005 tarihli harici satım sözleşmesi ile ... İlçesi, ... Köyü, ... mevkii 277 ada 1 parsel numaralı taşınmazın 1/4 payını satın aldığını, bu alım satım neticesinde satış bedeli olan 112.500,00 TL'nin de davalı tarafından peşin olarak alındığını, aradan geçen zaman zarfında davalının satmış olduğu payını tapuda davacı adına devir ve tescil ettirmediği gibi peşin olarak tahsil etmiş olduğu bedeli de iade etmediğini, 2005 yılında ödenen 112.500,00 TL satış bedelinin dava tarihi itibariyle güncellenmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkları saklı kalmak kaydıyla, 112.500,00 TL bedelin denkleştirici adalet ilkesi doğrultusunda dava tarihi itibarıyla güncellenerek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş; 01.08.2017 tarihli dilekçesiyle talebini 369.140,40 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı vekili; taraflar arasında akdedilen "harici satım" başlıklı sözleşme ile davacının iddia ettiği gibi ... İlçesi ... Köyü ... Mevkii 277 ada 1 parselde kain taşınmaz değil taşınmaz üzerinde bulunan otel ve müştemilatın 1/4'ünün davacıya satılarak devir ve teslim edildiğini, söz konusu satış işlemi ile 277 ada 1 parselde bulunan taşınmazın değil taşınmaz üzerinde bulunan otel ve müştemilatının 1/4'ünün ortak alındığını ve zilyetliğinin devrinin gerçekleştirildiğini, otelin yarısının davalı, 1/4'ü dava dışı ..., 1/4'ünün de davacı /karşı davalı adına alındığını, 2 yıllık süreden sonra açılan davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiş; karşı davada ise; davacı ile ... İlçesi ... Köyü ... parselde bulunan 22.200 m² yüzölçümlü tarlanın karşı davalı tarafından müştereken kiralandığını, söz konusu taşınmaz ile ilgili tel örgü, drenaj, tesviye, çukur kazma, bakım ve sulama gibi giderlerin karşı davacı tarafından yapıldığını, yapılan tüm giderlerin karşı davalıya düşen kısmının tespit ettirilerek tespit neticesi çıkarılacak miktarın güncelleştirilerek faizi ile birlikte tahsili gerektiğini, ... İlçesi ... Mevkii ... ada 1 parsel 307/2400 hissesi ile 3690/2400 hissesinin karşı davalı adına satın alındığını, bu taşınmazların satış bedeli ve masrafları için 64.710,00 TL'nin karşı davalı adına ödendiğini,... Belediyesine arsa ve bina vergisi için 288,18 TL, yine davacı/ karşı davalı adına düzenlenen satış vaadi sözleşmesi nedeniyle 15.000,00 TL ve 354,59 TL noter masrafının da karşı davacı tarafından ödendiğini, dava dışı ... ile yapılan takas nedeniyle de karşı davalı adına 14.000,00 TL ve noter satış vaadi için 5.000,00 TL'nin karşı davalı adına ödendiğini, belirtilen ödemelerin ve ortak oldukları otel için yapılan bakım ve onarım giderleri için karşı davalının payına düşen 23.365,00 TL'nin davacı/ karşı davalı tarafından geri ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 68.217,00 TL'nin güncellenmiş değerinin takasını, artan alacağının olması halinde karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2. Karşı davalı; karşı davacının taleplerini kabul etmediklerini, karşı davacının verilen vekalet ile işler yaptığını, ortaklıkları süresince yaptığı giderlerini talep hakkı olmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 147. maddesine göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin olduğunu, karşı davacının takas edilecek bir borcu bulunmadığını, alacağını ispatlayacak belgeleri dosyaya sunmadığını savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada; harici satım sözleşmesine konu taşınmazın satım tarihinde tapulu olduğu sabit olup, tapulu taşınmazın devrine ilişkin olarak yapılan bu sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle taraflarına hak ve borç doğurmayacağı, tarafların ancak verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebileceği, bilirkişi raporunda ödenen bedelin güncelleştirilmiş değerinin 349.140,40 TL olarak hesaplandığı, ileri sürülen zamanaşımı def'inin kaldırma kararı uyarınca değerlendirildiği, karşı dava yönünden ise; 23.01.2007 tarihli sözleşme gereğince taraflarca ağaçlandırılmak üzere kiralanan taşınmaz üzerinde bulunan zirai ve inşai unsurlar için toplam maliyetin 196.156,96 TL olduğu raporlanmış ise de, bu maliyetlere ilişkin masrafların hangi miktarının karşı davacı tarafından hangi miktarının ise karşı davalı tarafından yapıldığının ispatlanamadığı, buna ilişkin karşı davacı tarafından masraf listesi sunulmuş ise de söz konusu masraf listesinin karşı davalının imzasını taşımadığı, ... Belediyesine ödenen vergilere ilişkin celbedilen kayıtlardan da ödenen vergilerin karşı davalı tarafından ödendiği, yapılan ödemelerin karşı davacı tarafından yapıldığına ilişkin bir delilin bulunmadığı, 277 ada 1 parselde karşı davalı adına kayıtlı bulunan hisselerin alım bedellerinin karşı davacı tarafından ödendiğine dair herhangi bir delilin bulunmadığı, karşı davacının satış işlemini karşı davalı adına vekaleten gerçekleştirmiş olmasının tek başına bedelin de vekil tarafından ödendiğinin kabulünü gerektirmeyeceği, 274 ada 2 parseldeki hisselerin karşı davalıya satımına ilişkin de sözleşmenin vekaleten yapılmasının tek başına satım bedelinin vekil tarafından ödendiği anlamına gelmeyeceği, sözleşme dışında satım bedelinin vekil karşı davacı tarafından ödendiğine dair dosya kapsamında bir delil sunulmadığı, otel için yapılan masraflar ve dava dışı ... isimli kişiye ödenen bedel yönünden ise, 277 ada 1 parsel üzerinde kurulu otelin işletim hakkının 1/2'sinin karşı davacı ..., 1/4 hissesinin ise karşı davalı ...'a ait olduğu, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/738 E. sayılı dosyasına sunulan deliller haricinde otele yapılan masraflara ilişkin karşı davacı tarafından herhangi bir delilin sunulmadığı, bahsedilen dosyada alınan raporda toplam masrafın 65.509,84 TL olduğu ve karşı davalı ... hissesine düşen 16.337,00 TL'den karşı davalının sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılarak bu miktarın ispatlandığı, yine takas işlemi için karşı davacı tarafından karşı davalı adına dava dışı ...'a 14.000,00 TL ödemenin yapıldığının banka dekontu ile sabit olduğu, söz konusu bedelin karşı davalı tarafından karşı davacıya ödendiğinin ispatlanamadığı ve söz konusu alacak kaleminden de karşı davalının sorumlu olduğu, karşı davaya karşı ileri sürelen zamanaşımı def'i yönünden; tasfiye edilmeyen bir adi ortaklıkta zamanaşımı süresinin işlemeye başlamayacağı, kaldı ki 6098 sayılı Kanun'un 147/4 maddesi gereğince ortaklar arasındaki alacaklardan kaynaklanan 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle; asıl davanın kabulü ile 112.500,00 TL'nin dava tarihinden, 256.640,40 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın kısmen kabulü ile 30.337,00 TL'nin dava tarihinden itbaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu uyuşmazlığın kaynaklandığı 07.09.2005 tarihli adi yazılı sözleşmede davacı ile beraber davalı ...'den 1/4 oranında hisse satın alan dava dışı İsa ile davalı arasında görülen Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/278 E., 2015/101 K. sayılı dosyası ile satışa konu otele yapılan masrafın tahsili için Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/738 E. 2013/354 K. sayılı dosyasında verilen ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararların eldeki dava yönünden kuvvetli delil mahiyetinde olmasına, karşı davada karşı davacının kiralanan taşınmaz için yaptığını ileri sürdüğü masrafların bizzat kendisi tarafından yapıldığına ilişkin yasal ve yeterli deliller sunamaması ile karşı davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı sunduğu 15.03.2017 tarihli dilekçesinde masrafların müşterek yapıldığına ilişkin beyanı ile bu kapsamda 50.000,00 TL masraf ödemesi yapıldığına ilişkin savunmasının usulen ispat yükünün karşı davalıya yükletilmesini gerektirmemesine ve dilekçe ekinde sunulan Akbanka ait dekont içeriklerinin karşı davalının savunmasını doğrulamasına, karşı davacı tarafından karşı davalı adına vekaleten satın alınan taşınmazlar ile satış vaadi sözleşmesi ve yine karşı davalı adına yapıldığı ileri sürülen diğer ödemelerin bizzat karşı davacı tarafından yapılmış olduğunun, ... için açıklamalı Akbank dekontu ile yapılan 14.000,00 TL ödeme miktarı dışında, yasal ve yeterli deliller ile ispatlanamamasına göre, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı/ karşı davalı vekili; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi doğrultusunda yapı kayıt belgeleri alındığını ve dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıların yasal hale dönüştürüldüğünü, talepleri üzerine ilgili yapı kayıt belgelerine esas teşkil eden yapılara ilişkin keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını ve bedellerinin tespit edildiğini, tespit edilen bedel üzerinden tamamlama harcı yatırmayı talep etmelerine rağmen İlk Derece Mahkemesince bu hususun dikkate alınmamasının hak kaybına neden olduğunu, söz konusu binaların yasal hale gelerek daha değerli olduğunu, ayrıca davacının dava konusu 277 ada 1 parselin 1/4 hissedarı olması nedeniyle ve üzerinde kayıtlı arsa olması nedeniyle ya o yerin hissedarı olması ya da kıymet takdirinin yeni değere göre yapılarak ödenecek miktarın çok daha fazla olması gerektiğini, sebepsiz zenginleşmenin bu şekilde denkleştirilmesi gerektiğini, öte yandan söz konusu otel müştemilatında, otel malzemeleri, tv, yatak, buz dolabı, mobilya, mutfak malzemeleri ve bir otel için gerekli tüm malzemelerin olduğunu, bu menkul malların da değerleri tespit edilip 1/4 oranında alacağa eklenmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince ıslah ile arttırılan kısım yönünden de davanın kabulüne karar verilmişse de 112.500,00 TL'nin dava tarihinden, 256.640,40 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ıslah edilen miktar davaya konu miktar haline gelmiş olup 369.140,40 TL üzerinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalı /karşı davacıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davalı/ karşı davacının karşı davadaki kendisi ile ortaklıkları süresince kendisine verilmiş olan vekalet ile işler yaptığı, yapılan bu işlerin bedelini alamadığı iddiasının soyut olduğunu, karşı davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı /karşı davacının, ortaklıkları süresince ortaklığa yaptığı giderleri talep hakkının olmadığını, 6098 sayılı Kanun'un 147. maddesi gereği 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, davalı /karşı davacının ortaklık ilişkisinin varlığını kabul ettiğini, dava dışı Erdal'a takas işlemi için ödendiği iddia edilen 14.000,00 TL bedelin karşı dava ile alakası bulunmadığını, böyle bir borcunun olmadığını ve bu konuda aleyhine herhangi bir belge bulunmadığını, öte yandan dava konusu yeri kullanan davalı/ karşı davacı olup istediği gibi tasarrufta bulunarak gelir elde ettiğini, bu nedenle masraf talep etme hakkı olmadığı gibi ecrimisil ödemesi gerektiğini, davalı/ karşı davacının alacağını ispatlayacak belge sunamadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı /karşı davacılar (dahili davalılar) vekili; davacı /karşı davalının, İçişleri Bakanlığı kapsamında yürütülen bir kaç soruşturmada, kendisine asıl davaya konu taşınmazla ilgili borcu olduğunu beyan ve ikrar ettiğini, bu soruşturmaların sonrasında borcun ödendiğine ilişkin bir belge de dosyaya sunulmadığını, yine davacı/ karşı davalının ... Noterliğinin 11.11.2011 tarihli Düzenleme Suretiyle İfade Zaptı başlıklı tutanağında da sözleşmenin amacını açıkça ortaya koyan beyanlarda bulunduğunu, davacı/ karşı davalının ödediği miktar karşılığı taşınmazın davacı /karşı davalı adına satın alınarak tescil ettirilmesi nedeniyle 277 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazla ilgili veya başkaca herhangi bir sebeple borç bulunmadığını, davacının dosyada bulunan beyanlarının hiçbirisinin birbiri ile uyuşmadığını, sözleşmenin kurulduğu sırada ferağ imkanı bulunmadığını, bu bakımdan zamanaşımı başlangıcı sözleşmenin yapıldığı tarih olacağından davacı/karşı davalının alacağının bütünüyle zamanaşımına uğradığını, ancak aksi kanaat halinde ıslah ile artırılan kısmın, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı /karşı davalı ile müştereken kiralanan tarla ile ilgili tüm giderlerin davalı/ karşı davacı tarafından yapıldığını, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda söz konusu taşınmaza yapılan masrafların toplam 196.156,96 TL olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporuna karşı davacı/ karşı davalı tarafından yapılan itiraz dilekçesinde, yapılan masraflar için kendisine 50.000,00 TL ödeme yapıldığının iddia edildiğini, bu beyanla davacı/ karşı davalının masrafların tarafından yapıldığını açıkça ikrar ettiğini ancak ödediğini iddia ettiği bedeli kanıtlamaya yönelik herhangi bir belge dosyaya sunmadığını, yapılan masraflarla ilgili alacağının ve karşı davadaki diğer alacak taleplerinin ispatlanamadığı yönündeki kararın hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada harici satıma dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı, karşı davada ise ortaklıktan ve vekalet ilişkisinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davacının asıl davada talebinin harici satım nedeniyle ödemiş olduğu bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca güncellenmiş değerinin iadesi istemine ilişkin olduğu gözetilerek, taleple bağlı kalınarak karar verilmesinin; karşı dava yönünden ise kesinleşen mahkeme kararları doğrultusunda ispat edilen alacaklar üzerinden karar verilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.