Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1395 E., 2025/565 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1395 E., 2025/565 K. (03.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1395
Karar No
2025/565
Karar Tarihi
03.02.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/1395 E. , 2025/565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/922 E., 2022/859 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/230 E., 2022/7 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı kooperatif tarafından, davacı aleyhine Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2020/1095, 2020/1065 E. ve 2020/1185 E. Sayılı dosyaları ile haksız ve hukuka aykırı olarak 1626 sayılı yasadan kaynaklı ilamlı icra takibine girişiliğini, bu nedenle haksız ve gerçeğe aykırı bir şekilde menfaat elde edilmeye çalışılan takibe karşı İİK. 72. Maddesi uyarınca eldeki menfi tespit davasını açma zaruretinin doğduğunu, davacı ile davalı arasında; Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2020/1095 E. numaralı dosyası ile takibe konu edilen; Borçlusu ...'a olan 28.12.2016 tarih ve 896 numaralı sözleşmeden kaynaklı müteselsil kefalet ilişkisi, Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2020/1065 E. Numaralı dosyası ile takibe konu edilen borçlusu ...'a olan 08.04.2015 tarih ve 726 numaralı sözleşmeden kaynaklı müteselsil kefalet ilişkisi, Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2020/1185 E. Numaralı dosyası ile takibe konu edilen Borçlusu ...'a olan 12.07.2016 tarih ve 891 numaralı sözleşmeden kaynaklı müteselsil kefalet ilişkisi bulunduğu, geçerli olmayan bir sözleşmeden dolayı ise davacının sorumluluğunun doğmayacağı gibi icra takibine konu edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; davacının borçlu olmadığı halde yukarıda bilgileri verilen icra dosyaları ile takibe konu edilen sözleşmeler yönünden şimdilik 1.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacının 3 farklı icra dosyasından dolayı tek bir menfi tespit davası açmış olduğunu, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, kefalet sözleşmelerinin yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/220 E.-2020/448 K. Sayılı dosyasının, Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/218 E.-2020/242 K. sayılı, Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/268 E. sayılı dosyaları kesinleşmeden iş bu davayı açmasının uygun olmadığını savunarak davanın reddini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama aşamasında bahsi geçen üç dosyadan ikisinin asıl borçlu tarafından ödendiğinden, diğerinde ise takibin iptaline karar verildiğinden davanın konusuz kaldığı, yargılamaya vekalet ücreti yönünden devam edildiği, azami miktar, kefalet tarihi ve kefalet türünün davacının el ürünü olmaması sebebiyle kefalet sözleşmelerinin gerekli şartları taşımadığı dolayısıyla iş bu sözleşmelere dayanarak davacı sorumlu tutulamayacağından nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili;davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine bir diyecekleri olmadığını, davacı tarafın davanın açıldığı tarihte dava açmakta haklı olmadığını, bu nedenle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı taraf lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ancak daire davacı tarafın dava açmakta haklı olduğu kanaatinde ise nisbi vekalet ücretine değil maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini, davacı vekilinin dava değerini takip çıkış miktarı üzerinden ıslah ettiğini, oysa ki menfi tespit davasında faiz vs. tüm fer'iler asıl alacağa bağlı olduğundan asıl alacaktan dolayı borçlu olunmadığının tespiti talep edilmesi gerektiğini, bu nedenle gerek takip esnasında gerekse daha sonra işlemiş faiz ve diğer fer'ilerin müddeabihe ilave edilmeyeceğini, davacı tarafın ıslah dilekçesinin usul ve yasaya aykırı olmasına rağmen bu husus nazara alınmadan karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talepleri reddilerek hüküm kurmaya elverişli olmayan dosyadaki rapora göre karar verildiğini, icra inkar tazminatı talepleri hakkında herhangi bir karar verilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kefaletin azami miktarı, kefalet tarihi ve kefalet türünün davacının el ürünü olmaması sebebiyle kefalet sözleşmelerinin gerekli şartları taşımadığı, davalının kefalet sözleşmesinin geçersiz olmasına rağmen davacı hakkında icra takibi yapması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin anlaşılmasına, dava tarihinden sonra ön inceleme tutanağı imzalanmadıktan sonra dava konusuz kaldığından davacı lehine takip miktarı üzerinden belirlenen nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmasına, yerleşmiş içtihatlara uygun karar verildiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 15f730067896b1c4 5a837a626f7156a8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı