3. Hukuk Dairesi 2024/1110 E. , 2025/1229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1952 E., 2023/1334 K. DAVA TARİHİ : 11.09.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/452 E., 2023/359 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı asil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı asil; Van İli Çatak İlçesinde 24.05.1996 ve 16.05.2007 tarihleri arasında 10 yıl 11 ay 22 gün geçici köy koruculuğu yaptığını, ancak 16.05.2007 tarihinde istifa dilekçesi vererek Çatak ilçesi koruculuğundan ayrıldığını, kendisine ödenmesi gereken tazminatın ödenmediğini ileri sürerek; belirlenecek tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu talebin idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davası olduğu, davada İdare Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı asil istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının talebinin 442 sayılı Köy Kanunu kapsamında idare tarafından kendisine tazminat ödemesi istemine ilişkin olup, davacının talebine göre uyuşmazlığı çözme görevinin idari yargı yerinde olduğu, Mahkemece yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı asil temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı asil; davada görevli yargı yerinin adli yargı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, geçici köy korucusu olarak çalışılan dönemlere ilişkin tazminat istemine ilişkindir. 442 sayılı Köy Kanunu'nun(442 sayılı Kanun) Ek-17. Maddesinde; "55 yaşını doldurup onbeş yıldan az hizmeti olan veya 55 yaşını doldurmamış olan geçici köy korucularından; sağlık ve idarî nedenlerle görevine son verilenler ile ölenlere (55 yaşını doldurmamış olmakla birlikte onbeş yıl veya daha fazla hizmeti bulunanlardan görevleri ile ilişikleri devam etmekte iken vefat edenler hariç), 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödenir. 55 yaşını doldurmadan kendi istekleri ile görevlerinden ayrılan geçici köy korucularına, hizmet sürelerine bakılmaksızın 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödenir. Tazminat hesabında bir yıldan az olan hizmet süresi bir yıl kabul edilir. Bir tam yılı aşan süreler için; ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süre ile orantılı ödeme yapılır. Vefat eden geçici köy korucularının hak ettiği tazminat kanunî mirasçılarına ödenir. Verilecek tazminat tutarından herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Ek 16 ncı madde uyarınca aylık bağlanan veya disiplin hükümlerinin uygulanması sonucu görevlerine son verilen geçici köy korucularına bu madde hükümlerine göre tazminat ödenmez." hükmüne yer verilmiş; 12.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 2. maddesinde de; Ek-17. maddenin yürürlüğe girdiği 02.06.2007 tarihinden önce bu görevi yapanlardan Ek-17. maddede yer alan şartları taşıyanlara, yazılı müracaatları üzerine, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren bu madde hükümlerinin uygulanacağı, ancak geçmiş dönemler için bir ödeme yapılmayacağı belirtilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) Uyuşmazlıkların çözüm yeri başlıklı 101. maddesi "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." şeklinde düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun'un Ek 15. maddesinin ilgili kısımları; "442 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince güvenlik korucusu olarak görevlendirilenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır ve haklarında uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.(...) Bu madde kapsamındaki sigortalılarla ilgili olarak bu maddede aksine hüküm bulunmaması kaydıyla bu Kanunun ilgili hükümleri uygulanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Kurum yetkilidir." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; 442 sayılı Kanun'un 74. maddesi uyarınca geçici köy korucusu olarak çalışan davacının, aynı Kanun'un 02.06.2007 gününde yürürlüğe giren Ek-17 inci maddesine göre çalıştığı dönemlere ilişkin tazminat talep ettiği sabittir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından celp edilen hizmet dökümüne göre, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, 442 sayılı Kanun'un 74. maddesi hükmü kapsamında 'güvenlik korucusu' olarak istihdam edilen davacının, dava konusu ettiği dönemle ilgili olarak tazminat talepleri hakkında yapılacak hukuki değerlendirmenin, 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi uyarınca adli yargının (İş Mahkemeleri) görev alanına girdiği, ilgili uyuşmazlıkların idari yargı yerinde değil, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; adli yargının görevli olduğu gözetilerek, o yerde İş Mahkemesinin bulunması halinde görevsizlik kararı verilmesi, aksi halde ise İş Mahkemesi sıfatıyla işin esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın yargı yolu yönünden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi Kararının aynı Kanun'un 371/1 maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA, Temyiz eden davacı adli yardım kararı almış olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! efe0e1a42449454a 96566ec2fa83639f