Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/629 E., 2025/5523 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/629 E., 2025/5523 K. (29.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/629
Karar No
2025/5523
Karar Tarihi
29.05.2025
Konu
Tapu

2. Hukuk Dairesi 2025/629 E. , 2025/5523 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/81 E., 2024/905 K. DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Mümkün Olmaması Halinde Katılma Alacağı Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; birleşen davalar yönünden kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 1.Taraf vekillerinin davacı-davalı erkeğin açtığı birleşen dava yönünden temyiz dilekçelerinin incelemesinde; Bölge Adliye Mahkemeleri, 5325 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulmuş ve Adalet Bakanlığının 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kararı uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlamışlardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemelerinden verilen nihai kararlar istinaf yoluna tabidir. Dosyanın incelenmesinde; Dairemizin 20.10.2021 tarih ve 2021/5538 Esas, 2021/7409 Karar sayılı kararı ile davalı-davacı kadın tarafın açılan birleşen dava yönünden hükmün onanmasına, asıl dava yönünden kararın bozulmasına karar verildiği, Dairemizin 29.11.2023 tarih ve 2023/8053 Esas, 2023/5746 Karar sayılı kararı ile de sadece asıl dava yönünden kararın bozulmasına karar verildiği, asıl davaya yönelik yapılan bozma işlemlerinden sonra 29.05.2024 tarihinde davacı-davalı erkek tarafından açılan birleşen davanın işbu dava ile birleştirilmesine karar verildiği, davacı-davalı erkek tarafından açılan birleşen birleşen dava yönünden bir bozma kararı olmadığı ve 20.07.2016 tarihinden sonra ilk defa nihai karar verildiği anlaşılmaktadır. Taraf vekillerinin temyizi üzerine davacı-davalı erkek tarafından açılan birleşen dava dosyası Dairemize gelmiş ise de, birleşen dava hakkında 20.07.2016 tarihinden sonra 05.11.2024 tarihinde ilk defa nihai karar verildiğinden Mahkemece davacı-davalı erkek tarafından açılan birleşen dava yönünden verilen karar istinaf incelemesine tabi olup Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi yapılması gerektiğinden, ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmek üzere davacı-davalı erkek tarafından açılan birleşen dava yönünden dosyanın Mahkemesine geri çevirilmesine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı-davalı erkek vekilinin davalı-davacı kadının açtığı birleşen dava yönünden temyiz dilekçesinin incelemesinde; Somut olayda, davalı-davacı kadın tarafından açılan birleşen davaya yönelik hükmün Dairemizin 20.10.2021 tarih ve 2021/5538 Esas, 2021/7409 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakla; davacı-davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: a. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelemesinde; Öncelikle, İlk Derece Mahkemesinin asıl davaya yönelik önceki kararı, bozma kararı ile birlikte ortadan kalktığından hukuki geçerliliğini yitirmiş olup bozulan karar sonraki kararın eki niteliğinde de değildir. Bu nedenle, bozma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince verilecek hükmün, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine uygun olarak oluşturulması, hüküm fıkrasında yer alan ve bozmaya konu yapılmayan bölümler yönünden de infazda tereddüt oluşmaması ve bozma kapsamı dışında kalması yolu ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hak oluştuğu da gözetilerek önceki hükümdeki gibi karar vermesi gerekmektedir. Diğer yandan, icra dosyasına yapılan ödemenin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 40 ıncı maddesi uyarınca icranın iadesi kapsamında talep edilebileceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı-Davalı Erkeğin Açtığı Birleşen Dava Yönünden Birleşen dava yönünden istinaf incelemesi yapılması için ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmek üzere dosyanın Mahkemesine GERİ ÇEVİRİLMESİNE, B. Davalı-Davacı Kadının Açtığı Birleşen Dava Yönünden Davacı-davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, C. Asıl Dava Yönünden 1.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, hükmün asıl dava yönünden BOZULMASINA, 2.Taraf vekillerinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde asıl dava ve davalı-davacı kadının açtığı birleşen dava yönünden karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı