Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/384 E., 2025/7469 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/384 E., 2025/7469 K. (17.09.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/384
Karar No
2025/7469
Karar Tarihi
17.09.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2025/384 E. , 2025/7469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1080 E., 2024/1364 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/376 E., 2023/285 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının boşanma davasının kabulü, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise katılma yoluyla maddî tazminat ve manevî tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-karşı davacı kadın yararına maddî ve manevî tazminatın miktarları yönünden BOZULMASINA, 2.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin sair, davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ..'e yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'e iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2a705d9d31667d66 d11b237249c86dc2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı